|
Süpermarkette alışveriş yapmakta olan genç adam, kendisini takip etmekte olan bir kadını fark eder. Kadını görmezlikten gelse de kadın dik dik bakmaya devam etmektedir.
Nihayet kasa önünde kuyruğa gelirler. Kadın adamın birkaç sıra önüne düşmüştür.
Kadın der ki:
- Özür dilerim, böyle dikkatli bakmam sizi rahatsız etmiş olmalı. Üzgünüm ama, geçenlerde ölen oğluma o kadar benziyorsunuz ki…
Genç adam duygulanır:
- Bunu duyduğuma çok üzüldüm. Sizin için yapabileceğim bir şey var mı?
- Evet yavrum, az sonra poşetlerimi alıp çıkarken, ne olur bana “Güle güle anne” diye seslenebilir misin?
- Tabii, der genç adam.
Yaşlı kadın çıkarken de ona el sallar:
- Güle güle anne.
Birisini mutlu etmiş olmaktan dolayı içine huzur dolmuştur. Gülümser.
Ödeme sırası kendisine gelince, kasanın 150 dolar yazdığını görüp irkilir.
Kasiyere sorar:
- Nasıl olur, alt tarafı üç parça şey aldım.
Kasiyer gayet sakin cevap verir:
- Anneniz hesabı sizin ödeyeceğinizi söyledi.
AYTEKİN’İ HEP TANIRLAR DA…
Aytekin Akkaya Erzurum’un meşhur artistlerindendir.
Annesine para yollamış, gel birkaç gün İstanbul’da kal, diye.
Annesi hiç uçağa binmemiş.
Hostes herkese sormuş ne içersiniz diye. Herkes viski, cola filan derken, Aytekin Akkaya’nın annesi “Kızım bene bir açığ çay getir” demiş.
Herkesin isteği yerine gelmiş, ama “açığ çay” gelmemiş.
Uçak İstanbul’a gelene kadar “kızım bene bir açığ çay” deyip durmuş, ama nafile…
Sonunda hostesi yanına çağırmış:
- Kızım sen Aytekin’i tanır mısan?
- Yooo…demiş hostes, tanımıyorum. Niye sordun nine?
Heç kızım, bütün o…….’lar Aytekin’i tanır da, sen nasıl ki tanımırsan?
İT GİBİ TİTRİYİRSİN !
İstanbul’a gurbete giden Erzurumlu, dönüşte karısına, İstanbullu hanımların akşam eve dönen kocalarını kapıda nasıl karşıladıklarını anlatırken, “Hoş geldin kocacığım, üşümüşsün, yorulmuşsun !” gibi kibar, nazik laflar ettiklerini söylemiş.
Belli ki o da karısının kendisini öyle karşılamasını istiyor. Karısı anlamış elbet.
Akşam eve gelmiş, kar, tipi, soğuk…Karısı açmış kapıyı ve bütün sempatikliğiyle gülümsemiş:
Uyiyy kocacığım, it gibi titriyirsin…
EŞEKLE BAKAN FARKI
Bakan olan görgüsüz birisi şoförüne sormuş:
"Şoför, söyle bakalım eşekle şoför arasında ne fark vardır? "
Şoför bir süre düşündükten sonra mahcup bir sekilde; "Bilemedim bakanım" karşılığını vermiş.
Bakan cevap olarak: "Eşeğe çüs deyince, şoföre ise dur deyince durur" demiş.
Şoför çok sinirlenmiş, ama bir şey söyleyememiş.
Aradan bir zaman geçtikten sonra bu kez şoför Bakan’a sormuş:
“Ben de size bir soru sorabilir miyim sayın bakanım?”
“Sor bakalım.”
“Eşekle Bakan arasında ne fark vardır?”
“Bulamadım, sen söyle bakalım.”
“Vallahi sayın bakanım, ben de bulamadım.”
LAFI GEDİĞİNE OTURTANLAR
Bir filozofa sormuşlar:
-“Şansa inanır mısınız?"
Filozof:
-"Evet, yoksa sevmediğim insanların başarılarını neyle açıklayabilirdim."
|