Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow BU BİR CİNAYET İSE
BU BİR CİNAYET İSE Yazdır E-posta
12 01 2008

Cinayet denince, bir insanın başkaları tarafından öldürülmesi anlaşılır. Her dilde bu anlam vardır. Yalnız, Sultan Ahmet meydanındaki dolambaçlı inşaatın vasıflandırılması da cinayet sözcüğü ile yapıldı. Sıradan bir adam bu cinayet sözcüğünü kullandı; sonra da, Milliyet gazetesinin dikkatli muhabiri, bu cinayet tabiri ile olayı manşetlere taşıdı. İnşaat iznini veren komisyonun üyeleri arasında bulunan Anıtlar Yüksek Kurulu temsilcisi de, yapılan işlemin hata oludğunu kabul etti. Kendisinin bir Avrupa seyahatı esnasında böyle bir karar alınmış. Bu komisyonda, Anıtlar Yüksek Kurulu’nun bir yetiklisi temsilci olarak bulunacaksa, Avrupa’ya giden yetkili yerine, Anıtlar Kurulu’ndan başk abir yetkili niçin istenmedi? İstesem, bunun gibi daha bir kaç yorum daha ortaya getirebilirim. Bu yazdığım delil, sorunu açık seçik izah etmeye yetişir olduğu için, kendimi yazarken, sizleri de bu yazıyı okurken sıkıntıya sokmak niyetinde değilim.

Sayın Kültür Bakanı da, önceden beri kendisinin de bu işten haberi olduğunu, ancak, şimdi, pek te yapacak bir şey görünmediğini söylüyor. Yani, yapılan yasak yapılanma, bitmek üzere bir durum gösteriyor. Dört katlı bir binayı yıkmak insani olur mu? Sayın bakan böyle demedi de, bu anlamı veren şeyler konuştu. Zaten, bütün kaçak yapılardan, hep sonlara doğru haberdar olunur. Yapılan masraflar milli servet olduğundan, bunu acınarak işi daha ileri götürmek istenmez. Acıma hissi, kanunların üzerine böyle çıkar. Böylece, bir kanun veya kanunlar insanlar tarafından çiğnenmiş olur. Halbuki kanunlar, itaat edilmek için yapılırlar. Mısır Valisi, oğlunu, kanunu çiğnediği için asmadı mı? Menderes’in asılmasının sebebi, kanunları çiğnemiş olması değil midir? Sayın Dr. Nurettin Sözen’in Park Otel inşaatının fazla katlarını yıktırması, kanunların çiğnenmiş olduğu esasına dayanmıyor mu idi?

Park Otel inşaatı altı kata kadar Sözen tarafından yıktırılmış ve bir kanun çiğnemenin ne demek olduğu millete gösterilmiştir? Bu inşaat, altı kat olarak, tamamlanmadan duruyor. Kaç sene geçtiğini bilmiyorum ise de, inşaatın daha bekliyeceğin isanırım. Karışık bir an veya daha müsait bir yönetim bulunursa, b u inşaat ta eski yıkılan katları yeniden kazanmşı olacaktır. Burada da milli servet sorunu ortaya gelecek, veya, burada, yeni bir imar değişikliği beklenecektir. Böyle düşünülüp hareket edilmiş olmasa, İstanbul’un en mutena yerinde, Park Otel gibi bir inşaat beklemeye terkedilmiş olmazdı.

Çorumlu bizler de, yazdıklarımız gibi bir durumun bizde de olduğunu biliriz. Şimdi, Şehir Kulübü’nün bulunduğu binayı düşününüz veya gidip görünüz. Bu bina, bir buçuk metre caddeye doğru çıkıntı yapmıştır. Vali ve Belediye Başkanı bulunan rahmetli Varinli, inşaatı durdurmuş ve yıkılmasını emretmiştir. Bir el koyma zamanını memleketimiz yaşadığı için, Vali Mehmet Varinli’nin söylediğimiz yetkileri mevcut idi.

Sonra, bir müddet bekledikten sonra, Varinli dahi bu kararından vazgeçti ve inşaat dışarı çıkışıyla birlikte devam etti. Biz, o zaman, buna da şaşırmıştık. Biz, zaten hep şaşırır dururuz, ancak, bu yapı kanunsuzlukları devam eder ve tamamlanır. Belki, Belediye’ye veya devlete gelir getiren para cezaları kesilir ise de, miktarı hakkında bizlerin bir fikrimiz olmaz. Cezanın, gelir olmasının, gelir sayılmasının ayıp olduğunu bilmiş olmamıza rağmen, elimizden bir şey gelmez.

Demek ve bilmek istiyoruz ki, bu kanun dışı inşaat yapanlar neye güvenmektedirler? Bir kısmının tehditler yaparak komşuları ve belki de yetkilileri susturdukları düşünülebilir. Bunları anlatanlara da bazan rastlanmaktadır. İnsanlar hem kanunsuzluk yapıyorlar ve hem de, bundan kurtulmak için akla ve hayale gelmez işlere başvurabiliyorlar. Sonunda da yaptıkları yanlarına kalıyor.

Sayın Kültür Bakanı’nın konuşmasından öyle anlıyoruz ki, bu Sultan Ahmet tarih cinayeti de yapanın yanına kâr kalacaktır. Bir bakan, kendisi bizzat, hem de devlet parası sarfederek, bu yapılanlara Türkiye’de ve Dünya’da örnek aramaya kalkarsa; artık, görünen köye kılavuz aramaya gerek kalmayacaktır. Tarih üzerine sütunlar yerleştirilerek, otele ek bina tamamlanacaktır. Bu yapılan ek binadan, tarihi cinayeti işleyenler para dahi kazanacaklardır.

Burada yapılacak, Dr. Sözen’in yaptıklarının aynını yapmaktır. Paldır küldür evlerini yasak inşaat kabul ettiğiniz ve yıktığınız fakir insanlar açıkta kalınca, kimsenin acıma hissi uyanmıyor. Cinayeti işleyen çok zengin birisi ise, bunun karşısında akan sular duruyor. Devletin bakanı bile işi bükmek için bahaneler peşine takılıyor. Ben de, yazıyı, bitmesi gerektiği şekilde bitiremiyorum. Biz, hepimiz, cidden acınacak durumlar sergiliyoruz.

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

BAY ELEMAN
İş Verenler (07.10.2008)
ACİL SATILIK BÜROLAR
Satmak Istiyorum (07.10.2008)
satlık daire
Satmak Istiyorum (07.10.2008)
DENEYİMLİ ŞOFÖR ALINACAK
İş Verenler (06.10.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 66 misafir ve 3 üye bağlı
  • ebuzer
  • bulentgocmen
  • aynur

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61