Anasayfa arrow Köşe Yazıları arrow Günay ERTUĞ arrow HER KAP İÇİNDEKİNİ SIZDIRIR
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
HER KAP İÇİNDEKİNİ SIZDIRIR Yazdır E-posta
29 12 2007

Herkes konuşuyor, söylüyor ama anlayan kim?

Hatta, çoğu zaman dost sohbetlerinin bile  ana konusu…

İki lafın başı dönüp dolaşıp geldiğimiz yer hep aynı…

“Siyasette insani ilişkiler zayıf…”

Ahmet, Mehmet, Hasan, Hüseyin adı hiç önemli değil siyasetçinin.

Aslolan, gönül verilen ideolojiyi tabana en doğru, en hızlı şekilde yayabilecek ve daha önce bir vesile ile kırgınlık yaşamış insanları da içerisine alıp barıştırabilecek  adamı bulabilmekti.

Particilik gönüllü yapılan bir iş.

Amaç, bayrağı en ileriye taşımak.

Madem ki amaç bayrağı en ileriye taşımak, fikirleri tabana yayıp halka sevdirmek, o zaman yapılacak en doğru şey oraya oturacak insanı anlaşarak seçmek olmalı.

Ama olmuyor işte.

Oraya oturacak insan, duruşuyla, konuşmasıyla oraya yakışmalı, karizması ile değil.

“Ot, kökün üstünde büyür” derdi rahmetli dedem.

Bir de “HER KAP İÇİNDEKİNİ SIZDIRIR ha… dikkat edin” diye de eklerdi.

Siyasi partilerde görev alanların, onları yönetenlerin eylem ve söylemleri iki hukuklu yaklaşım sahibi olduklarının kanıtı adeta.

Muhalefet hukuku

İktidar hukuku.

Gerçeğin, aklın ve bilimin terazisinde bize hedef olarak gösterdikleri hangi vizyon var?

Yandaşını överek, muhalifini yererek irtifa kazanılır mı?

Yerel, bölgesel, ulusal ve evrensel çizgide geleceğe yönelik bir analize sahip kaç siyasetçimiz var?

Siyaset toplumumuzun aynası.

Her siyasetçi o aynada kendisini görmeli.

Hepimizin çok iyi bildiği bir tarihsel kural vardır;

 “Her kavim layık olduğu idare ile yönetilir” diye.

Birbirimizi sorgulama kültüründen nasibimizi almadıkça bu böyle devam edecektir.

Uzakdoğulu bir bilgenin “Son hayat dersini” siyasilerimizin okuyup, çok iyi anlamalarını önermek bizim görevimiz.

Seçtiğimiz siyasilerimiz BİZİM ESERİMİZ.

1960 yılların usta şairlerinden ve aynı zamanda sinema sanatçısı da olan Orhan Murat Arıburun’un günümüze uyan bir şiiri var,

“Mal derdinde kasap,

Can derdinde koyun.

Ne çirkin oyun!”

47 sene öncesi yazılmış ama günümüze ne kadar uyuyor.

Oysa 70 milyon insan hepimiz aynı gemide değil miyiz?

Bu gemi ya su alırsa?

Ya batarsa?

Birilerinin hala ve inatla kaptan köşkünde oturmaya çalışması sonucu değiştirir mi?

2008 yılında düşlerimizdeki umutların gerçekleşmesi için, bir şeyi tam olarak görmeden, tanımadan karar vermeyelim.

Düşünerek, eleyerek seçelim.

İyice öğrenene kadar sabır gösterelim, acele etmeyelim.

Elma ağacında armut aramanın şimdiye kadar bir faydasını göremedik.

Seçtiklerimiz, bizim eserimizse eğer  ve kendimize saygı duymak istiyorsak bunu yapmamız gerek.

Her Gününüz Güzel Olsun.

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

BAY ELEMAN
İş Verenler (11.10.2008)
ELEMANLAR
İş Verenler (11.10.2008)
TOHUM EKİLİR
İş Arayanlar (11.10.2008)
BAY ELEMANLAR
İş Verenler (09.10.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 34 misafir ve 1 üye bağlı
  • vedat çavdar

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61