|
Dünki Vatan’ın 1. sayfasında “46 kaçağın boğulduğu deniz kazasından kurtulanlar korkunç olayı anlattı” denilerek aynen şu ifadelere yer veriliyor:
“Seferihisar’dan ayrıldıktan hemen sonra teknede bulunan Türk, dümeni bir mülteciye verip ‘Hiç kırmadan git, 2 saat sonra Sisam’dasınız’ dedi. Sonra denize atlayıp kıyıya yüzdü. Kısa süre sonra dev bir dalga tekneyi batırdı. Bellerine otomobil iç lastiği takanlardan 6’sı kurtuldu. 15 metrelik teknede 65-85 arasında mülteci vardı.”
Şimdi elinizi vicdanınıza koyup söyleyin:
Bu gaddarlık karşısında, bizim müvekkilin insafına bile kurban olmaz mısınız?
ÇARŞI 9’A KARŞI
Fenerbahçeli Mustafa Saatçi, Beşiktaşlıları tebrik ediyor, “Porto’dan 6 eksik gol yediniz” diye.
8-0’dan sonra 2-0 acaip iyi skor öyle ya…
Zaten, Ertuğrul Sağlam’ın yüzünde bir çizgi bile yer değiştirmemişti maçın sonunda. Demek ki 2-0’ın 8-0’dan iyi olduğunu düşünüyordu.
Zaten maç boyunca da, ne heyecanlanmış, ne de futbolcularına kazanma hırsı aşılamak üzere bir gayret içinde görünmüştü.
“Adam gibi adam Ertuğrul Sağlam” diyordu ya Çarşı; Fenerlilerin takıldıkları gibi Çarşı’nın tepesinin atması için 9-0 gerekiyordu anlaşılan.
Ve artık iyice belli oldu ki, Kartal’ın yeni vizyonu “ruhsuzluk”…
Allah hayırlı neticeler nasip etsin!
İŞÇİYİ YOKSULLAŞTIRARAK BÜYÜME !
Dünya Bankası Türkiye Direktörü, Ulrich Zachau, “Hiçbir ülke, işçilerini ve orta sınıf insanını fakirlikte tutarak büyümemelidir” demiş.
Hürriyet bu haberi “İşçiyi yoksul bırakıp büyümek olmaz” başlığıyla vermiş.
Aynı Hürriyet’te birkaç sayfa sonra Yalçın Doğan’ın köşe yazısı var ve başlığı: Son düşen kale Türk-İş…
AKP yandaşı Mustafa Kumlu’nun Türk-İş Genel Başkanlığı’na seçilmesinden sonra, “fakirlik maaşı, doğrudan gelir desteği, yeşil kart, bedava kömür, gıda paketi, iftar çadırı” eksenine oturtulan “sosyal güvenlik” sisteminin çalışan kesimlerde de yaygınlaşmasını beklemek yanlış olmaz herhalde.
Ve o zaman Dünya Bankası Direktörü de görsün bakalım, işçiyi yoksul bırakarak büyüme nasıl oluyormuş !...
|