Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow BU AKP İKTİDARI, BENİ KORKUTUYOR...
 
BU AKP İKTİDARI, BENİ KORKUTUYOR... Yazdır E-posta
13 12 2007

Bu ülke, 57 yıllık çok partili demokrasi yaşamında, nice partiler, nice iktidarlar, nice siyasiler gördü.

Birileri iktidar oldu, birileri muhalefette kaldı.

İktidar olan partiye oy verenler sevindi, umutlandı, mutlu oldu.  Kendine pay, paye çıkardı.

Kaybedenler üzüldü.

Ama hiç kimse rahatsız olmadı, umutsuzluğa kapılmadı, korkmadı, yılmadı.

Sevinenlerin sevinci, üzülenlerin üzüntüsü, saman alevi gibi geldi geçti.

Umutlar, beklentiler bir sonraki seçimlere ötelendi.

İktidarların, iyi  ya da iyi olduğu sanılan edimleri  alkışlandı.  Sonraki seçimlerde, iyi ya da iyi olduğu sanılan o  edimler; o  partilerin,  sonraki dönemlerde yapacaklarının, göstergesi ve güvencesi sayıldı. O partiler, oyunu artırarak ya da koruyarak yine iktidarı ele geçirdi.

Yine sevinenler, yine üzülenler oldu.

Bu sevinçler, bu üzüntüler de saman alevi gibi geldi geçti.

Gün geldi, çok partili demokratik  süreç kesintiye uğradı. Darbe ya da darbeyi andıran müdahalelerle, demokrasi askıya alındı.

Bu eylemlere de sevinenler, üzülenler oldu.

Ancak bunlar da geldi geçti. Hiç kimse, ülkesinin, kendisinin  ve de çocuklarının geleceği konusunda kuşkuya düşmedi.

“Elbet  benim halkımın eğitim ve kültür düzeyi de yükselecek.  Elbet bir gün, benim ülkemin insanı da  bilinçlenecek; “iki çuval kömüre, bir çuval kuru bakliyata, çocukların ellerine tutuşturulan iki  kıytırık oyuncağa  kendini satmayacak” kültür ve onur düzeyine erişecek. Elbete bir gün, biz de bizi yönetmeye yaraşır yöneticiler tarafından yönetileceğiz. Güzel günler yakında… Sabır…” dedi.

Rahatsız olmadı.

Umutsuzluğa kapılmadı.

Korkmadı.

Yılmadı.

*  *  *

Ancak insanlarımız, şimdi rahatsız.

Şimdi korkuyor.

Kendisini yönetenleri, korku ve endişeyle izliyor.

Korku dalgaları, dalga dalga ülke yüzeyine yayılıyor.

Pazar günü Ankara’da düzenlenen mitingde, insanların yüzlerinde, gözbebeklerinde  gördüm bunları.

İnsanlar, kendilerine uzatılan mikrofonlara, gözyaşları içinde bunları söylediler.

“…Biz geldik gidiyoruz. Göreceğimizi gördük, yaşayacağımızı yaşadık. Kendimiz için değil; çocuklarımız, torunlarımız için endişe ediyoruz…” dediler.

Evet… Ben de öyle düşünüyorum.

Ben de çocuklarımın, torunlarımın gelecekleri için endişe ediyorum.

Ben de ülkemin geleceği için korkuyorum.

AKP iktidarı, gizli ajandasını masa üstüne çıkardı, icraatlarına başladı artık.

Atatürk Cumhuriyetinin  önemli güvencelerinden biri olan Çankaya, Çankaya Noteri gibi çalışmaya başladı.

Cumhurbaşkanına  gelen kararname ve yasalar, değil incelenip okunmak, göz atılmadan jet hızıyla onaylanıyor.

AKP iktidarı, son yasal düzenlemeyle birlikte,  yargının da vücuduna girip, kalbini ele geçirdi.

Ülke  medyasının yarısına egemen oldu, tamamına egemen olmaya çalışıyor.

Yeni atadığı YÖK Başkanıyla birlikte,  Yüksek Öğrenim Kurumuna da sızdı.

Bugüne kadar  siyaset dışı kalan (kalması gereken) diğer anayasal kurumlar da bir bir  ele geçiriliyor.

Hedef, tüm anayasal kurumların, tüm devlet organlarının siyasallaştırılması, dincileştirilmesi. 

Düne kadar birbirlerinin altını oyan, birbirini boğazlayan  tarikatlar; şu günlerde birbirleriyle  can ciğer kuzu sarması oldu; elbirliği, işbirliğiyle Laik Türkiye Cumhuriyetinin bağışıklığını çökertmeye çalışıyor.

Tarikatlar tüm ülke yönetimine egemen oldu.

Bu gelişmeler karşısında, ben kendi payıma korkuyor, endişeleniyorum.

Endişeleniyorum, çünkü birileri,  Fetullah Hoca’nın gösterdiği  yolda, sinsi sinsi ilerliyor.

Devletin kaleleri, tersaneleri bir bir ele geçiriliyor.

Belleklerinizi şöyle bir tazeleyin.

Ne diyordu  Hoca Efendi?

“…Adliye’de, Mülkiye’de mevcut olanlar, mevcudiyetlerini koruyamazlarsa, arkadan gelenlerin mevcudiyetini koruyamayız.

Bir taraftan o kanun ve kuralları, diğer taraftan da kanun ve kural adamı olma imajını kullanmalıyız. Yani sizi gören, ‘Bunlar kurallara harfiyen riayet ediyorlar’ demeli.

Daha da ilerilere gitmeli,  ülkenin can damarlarının içinde dolaşmalıyız.  Arkadaşlarımız, ülkenin tüm cephelerini  öğrenmeliler. Hukuk sistemini didik didik etmeliler. Sistemin püf noktalarını bilmeleri lazım. Biz de çalışıp, onları istifade edeceğimiz mevkilere getirmeliyiz.

Dikkatli olmalıyız. Erken harekete geçersek, tepemize binerler. Zamanı gelince, uygun boşluk bulunca, maratona geçeriz…”

*  *   *

Sanırım Hoca Efendi’nin sözünü ettiği o gün yaklaşıyor. Çünkü dingüder (antilaik) AKP İktidarı,  ülkenin can damarlarının, kan damarlarının içine sızmayı başardı, hızla kadrolaşıyor.

Sızamadığı tek bir kurum, tek bir güç  kaldı.

O kuruma da sızdığı an, İranlaşmamız kaçınılmazdır.

O nedenle rahatsızlık duyuyor, o nedenle korkuyor, o nedenle endişeleniyorum.

Tanrı yardımcımız olsun.

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

 






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

BAKICI BAYAN
İş Verenler (08.08.2008)
ACİL SATILIK PİDE FIRINI
Satmak Istiyorum (07.08.2008)
ELEMAN
İş Verenler (06.08.2008)
kampanya
Satmak Istiyorum (06.08.2008)
SEKRETER ALINACAKTIR
İş Verenler (06.08.2008)


 
= Fotoğraf Var

SPOR HABERLERİ


Warning: rtrim() [function.rtrim]: Invalid '..'-range, '..'-range needs to be incrementing. in /var/www/vhosts/corumhaber.net/httpdocs/modules/mod_content_links.php on line 141

Warning: rtrim() [function.rtrim]: Invalid '..'-range, '..'-range needs to be incrementing. in /var/www/vhosts/corumhaber.net/httpdocs/modules/mod_content_links.php on line 141

Başlangıç 01.01.2007
Ip Adresiniz: 38.103.63.16
Şuanda 32 misafir bağlı

Free Page Rank Tool   Basın ve Yayın