|
Dünyaya milyonlar gelip gidiyor. Bu gelip gitme sırasında önemli olan ne sizce?
Doğmak, yaşamak ve ölmek mi?
Bir tek fotoğrafla bile ölümsüzler arasında anılmak mı?
Besteciler, ressamlar, edebiyatçılar bu şansı yakalıyor.
Peki ya gerisi?
Bu şansa sahip olamayan insanlar kalıcı olamazlar mı?
Olursa hangi meslekte olur?
Atatürk batan koskoca bir imparatorluğun küllerinden, pırıl pırıl bir Türkiye Cumhuriyeti yaratmış.
Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u almış, bir çağ kapatırken bir çağ açmış.
Hep yaptıkları ve eserleri ile anılmışlar arkalarından…
Zamane yöneticileri gibi, “GÖZE VE KULAĞA HİTAP EDELİM GERİSİ KOLAY” diye düşünmemişler.
Görevinden ayrıldığında veya öldüğünde, yahut o göreve bir daha seçilemediğinde, eserleri ile anılacak mesleklerin başında belediye başkanları gelmektedir.
Belediye başkanlarının şehrin insanına kalıcı bir şeyler vermesi, elbette ki bir Selimiye, bir Ayasofya gibi evrensel olmayabilir.
Ama orada yaşayan ve de onlarla ilişkiler içinde olanlar için çok değerlidir.
Yıllarca Çorum’da belediye başkanlığı yapan, çalışmaları ve ilimize kazandırdıkları ile destan yazan rahmetli Dr.Turhan Kılıçcıoğlu’nu anmadan geçmek de olmaz elbette.
Belediye başkanı denince akla,
Su gelecektir…
Yollar gelecektir…
Alt yapı gelecektir…
Yönetmek çok kutsaldır.
Çeşitli dünya görüşlerine sahip insanların oluşturduğu kentte, tesisler yapmak, onların yaşamını kolaylaştırmak, yöneticilerin asli görevidir.
Her şeyin hesabını yaparak, emanet edilen değerlerin ona göre harcanması da yöneticilerin temel sorunlarına girer.
Bunların dışına taşan davranışlarda bulunmak sorumsuzluk örneğidir.
Bunu düzeltebilmek için de sadece “göze ve kulağa hitap etmeyi” düşünenler, baştan ayağa estetik olup fiziki görünüşlerini değiştirseler de, Mozart’ı mezardan çıkarıp kulağa hitap etmek için ses dersleri alsalar da nafile!
Görünüşleri asla bir jön gibi olmayacak, yapmacık duracaktır. Sesleri ise, kulaklarımızda sinek vızıltısını andıracaktır.
Ha….unutmadan. Söylemesi bizden olsun.
Göze hitap için estetik olanların BURUNLARI ÇOK ÇABUK DÜŞMEKTEDİR.
Bu şehirde yaşayan tüm insanlar, kenti yönetenler, seçtiklerimizden olan ama KENARA ÇEKİLENLER, hepimiz sorumluyuz.
Suyun başında olmak zordur. Suyun başındayım diyerek hiç kimse sorumluluklarından uzakta kalamaz.
Genellikle seçtiklerimiz, kendini savunacak “ Benim zamanım yetmedi yapacaklarıma. Bir defa daha görev verin bitireyim işlerimi” bahanesiyle kendilerini sıyırmaya kalkacaktır.
Toplumu bilinçlendiren, aydınlatan olarak yaşanılan sıkıntıları engelleyecek, hiçbir güç çıkmadı.
Bu herkesin beklentisiydi.
Ama her ne hikmetse seçilenler “ulaşılmaz” oldular.
Belediye başkanları ise kalıcı olma şans ve imkanlarına sahipler.
Ama önemli olan bu şansın kullanılmasıdır.
Her Gününüz Güzel Olsun.
|