Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow VATANDAŞLARIMIZI BİR YANA BIRAKALIM
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
VATANDAŞLARIMIZI BİR YANA BIRAKALIM Yazdır E-posta
06 02 2007
Biz, hangi kökten gelirse gelsin, kendi vatandaşlarımızı bir yana bırakalım; topraklarımız üzerinde bulunan her cins insanın yaşamını garanti etmiş durumdayız. Bir devlet durumuna geldiniz mi, durum bunu gerektiriyor. Devlet koruyan demektir. Bizim misafirimiz olan, olarak bize gelen insanlar, bizim devlete inanmış, güvenmiş, sığınmış insanlardır. Sığınmak sözcüğü bile, burada fazlalık gösterir. Devletin ne olduğunu tanıyan insanlar, söylediklerimizi böyle anlamak zorundadırlar. Aksi bir düşünce, ancak ve ancak iptidailik işareti olabilir.
Osmanlı’nın bayrağı altında bütün milletler, Anadolu toprakları üzerinde de bir çok kavim, hep bu itimat ve görüş istikametinde kalarak yaşamışlardır. Bin yıl, tam bin yıl, biz Ermenilerle böyle komşuluk etmedik mi?
Olaylar gelişti, cedelleşmeler ve karşılıklı kıyımlar oldu. Bu gün de bunların hesabını görmeye çalışıyoruz. Ermeni-Türk hesaplaşması görülürken, bütün Ermenilerin de aynı fikri taşıdığı söylenemez. Güney Kafkasya’da gelişen ve teşvik eseri olan Taşnaksudyon Ermeni milliyetçilerine karşı gelen pek çok Anadolu Ermeni insanı olmuştur. Bunlar, gayretlerine rağmen, Taşnak çetelerine karşı söz geçirememiştir. Hatta, tıpkı Türk insanlarına yapılan katliam, itaat etmeyen Ermenilere karşı da tatbik edilmekten çekinilmemiştir. Bilgilerimiz çoğaldıkça, elimizde daha fazla Ermeni dökümanı biriktikçe, bunların farkına varıyoruz.
Asala’nın azgınlıkları zamanında da, ortada görülen, yine Taşnaksudyon cinayet şebekesidir. Bizim Ermeni asıllı vatandaşlarımızdan tasvip görülmemiştir. Ermeni cemaatı ileri gelenlerinin tasvip etmedikleri beyanatları da bizim bilgimiz içindedir. Büyükelçi ve diğer hariciye mensuplarımızın cenaze törenlerine Ermeni asıllı insanların katılmadığı söylenmek isteniyorsa, bu iddia doğru değildir. “Ben Ermeni asıllı insanım, vatandaşım, Türküm” diye elinde levha taşınması da beklenemezdi.
O zamanlar, heyecanlı anlar yaşarken, İstanbul’daki Hıristiyan mahallelerinde emniyet tedbirleri alınıyordu. Müslüman olmayan vatandaşlarımız memnun idiler. Ermeni vatandaşlarımızın oturdukları yerleri ise polis değil, askeri birlikler koruma altına alıyorlardı. Bundan dolayı, Ermeni vatandaşlarımızın minnettar kaldıklarını, ben tanıdığım Ermeni yakınlarımdan öğrenmiştim. Benim tanıdığım bu Ermeni arkadaşlarım, vatanlarından da, devletimizden de memnun idiler. Halbuki, bizim hariciye elemanlarımızın şehit edildiği ülkelerde, resmi beyanatlarda, eski soykırım hatırlatılıyordu. Yapılanları cinayet bile saymıyanlar vardı. Ben de, eski yazılarımda Lyon’da kaldığım müddet içinde, Türkiye’ye ve bana düşman olan Ermeni asıllı kimseye rastlamamıştım.
Son zamanlarda pek çok eleştirilmiş olmasına rağmen, bir devlet, bir devletimiz vardır. Bizim devletimiz, hudutlarımız içindeki bütün insanları, cinsleri ne olursa olsun, korumak zorundadır. İnsanlarımızın, başka insanlarımız üzerinde, cinsi ne olursa olsun, karar verme hakları yoktur. Devlet otorite demektir. Otorite zulüm anlamı taşımamaktadır.
Bir zamanlar, bir arazi ihtilafı yüzünden, bizim Çorum’da, bir olay olmuş ve bir insanımız hayatını kaybetmişti. İkinci defa Vali olarak Çorum’a gelen rahmetli Varinli, bu köye bir jandarma takımı götürüp karakol kurmuş idi. Halka da, bu yetmezse, yeterince kuvvet getireceğini ve hatta tugay getireceğini ve vatandaşların hayatlarını garanti altına alacağını söylemişti. Sonra da, bu köyde hiç bir olay olmamış ve ölen vatandaşlarımızın tahkikatı da yapılmıştı. Siz Varinli’nin kanun dışı bir hareket yaptığını gördünüz mü? Varinli’nin yaptığı, Devlet otoritesini göstermekti. Bundan rencide olacak kadar ince ruhlu insanlar olay çıkarmazlar ve bir insanın ölümüne sebebiyet vermezlerdi.
Çorum’da, eskiden bir valimiz daha vardı. Onun da bir beyanatı olmuştu. Çorum’un her metre karesine bir polis koyacak durumda olmadığını, eğer bir insanın öldürülmesine karar verilmişse, onun öldürülebileceği belirtiliyordu. Bu beyanat, Çorum yerel gazetelerinin hepsinde yer almıştır. Kimse, bir Valinin bu beyanatı vermeye hakkı olup olmayacağını da sormamıştı.
Allah kimseyi, böyle bir validen hayatının korunmasını isteyecek duruma getirmesin. Sokakta öldürülmesi böyle bir validen korunma istemekten daha haysiyetlice bir hareket olur. Bir vali, devlet adına hareket ettiğini, devleti temsil ettiğini bilmez mi?
Valiye yapılmış olan müracaat hakkında bir bilgimiz yok. Her metrekareye polis konamıyacağını da, geri zekalılar bile bilir. Bilen, bilir de; devletin valisi, kızgınlığı ne olursa olsun, böyle konuşamaz.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

KAPICI
İş Arayanlar (20.11.2008)
MAKİNACILAR ALINACAKTIR
İş Verenler (19.11.2008)
EVDE ÇOCUK BAKILIR
İş Arayanlar (18.11.2008)
BAY-BAYAN ELEMANLAR
İş Verenler (17.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 35 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.55