Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow ARSLAN GİBİ YÜZBAŞI
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
ARSLAN GİBİ YÜZBAŞI Yazdır E-posta
10 12 2007

Arslan gibi yüzbaşı, eşkiya kurşunuyla şehit olmuştur. 5 Aralık 2007 tarihinde, Edirnekapı şehitliğinde toprağa verilen yüzbaşının arkasında genç karısı ve yaşını doldurmamış ikizleri bakakaldılar. Bunun anası, babası yakınları yok mu? Niçin bu gözyaşları? Bu yüzbaşı, bu genç yaşta, düşman kurşunu ile ölmedi; vatandaşımız bulunan bir eşkiyanın kurşunuyla şehit oldu. Bu vatandaş olan eşkiyanın derdi ne, niçin dağa çıkmış? Bun ubilmeyen kalmadı. Bizim eşkiya devlet kuracak. Bin yıllık devletini beğenmiyor. Bin yıllık devleti içinde, soyundan olanlar her şey oldukları halde, bizim eşkiya tatmin oldu değil. Bir intikam peşinde, vadedilmiş topraklarda ayrı bayrak dalgalandırmak istiyor. Bu topraklar bu eşkiyanın eski devletinin elinden mi bizimkiler aldı? Bu eşkiyanın tarih içinde devleti oldu mu?

Ben, bu ayrılış istediği söylenen illerimizin hepsinde, dolambaçlı doktorluk zamanlarında birer ay çalıştım. Tek Ağrı’ya gitmedim. Yani, beni Ağrı’ya yollasalar oraya da giderdim. Posof’a gitmek için de bir bel aşmak gerekli imiş. Bu bele çok erken kar yağdığı için, yakalanılırsa, kışı orada geçirmek zorunda kalınırmış. Korkmadım diyebilir misiniz. Bizim de evde çoluk çocuklarımız vardı. Bunun dışında, çalıştığım bu yerlerde, insanlarımız arasında ayrıcalık görmedim ve duymadım. Çorum’da nasıl rahat çalıştı isem, oralarda, aynı rahatlık içinde çalıştım ben. Çorum’da, bazı dili uzunlara rastladığım olmuştur. Bu Güneydoğu illerimiz insanları arasında bunlara da rastlamadım. Sinirlendiğim zaman, bu güzel insanlar susar ve özür diler, yere bakarlardı.

Ben daha yaşıyorum. Ne oldu bu insanlarımıza da, bin yıl bir arada yaşadığı devletine ve başka insanlara düşman kesildi? Ben buralarda çalışırken, insanlarımızın durumu, şimdikinden farklı değildi. Aç ve açık ta pek yoktu. Valilerine, kaymakamlarına ve hele hakimlerine-savcılarına pek saygılı idiler. Bu yetikliler de, o vatandaşlarımız karşısında müşfik idiler. Bunların dışında söylenenler yalandır ve iftiradır. Akçakale ilçesinde benim diktiğim ağaçların sulanma günleri, ilçenin hakimleri hem de Kürt asıllı Hayrettin Saraçoğlu bahçe kenarında oturur, geçen, köyüne dönen köylüleri tevkif ettiğini söyler ve ikişer teneke su getirenin tevkifini de kaldırırdı. Bu işler, hakim, kaymakam ve köylüler arasında bir şakalaşma konusu bile olurdu. Bu insanlara ne oldu ki, şimdi düşman kesildiler, icçlerinden dağa çıkanlar oldu ve bir yüzbaşıyı merhametsizce yere sermekten çekinmediler?

Ne diyor bir milletvekili, “takibatı durdurunuz, şu denilenleri yapınız, dağdakileri susturmak ve indirmek bizim boynumuzun borcudur.” Şu sözler, haysiyetli bir insanın ağzından çıkar mı? Bunları kabul edeceklerde de haysiyet vardır denir mi? Bu yüzbaşı bu pazarlık için mi şehit oldu? Bu yüzbaşının yetileri, bu pazarlık için mi babasız büyüyecekler?

Bu düşmanlık, PKK’nın kuruluşundan sonra başlamıştır. Özal önce Başbakan sonra da Cumhurbaşkanıdır. Yani, PKK, bu ülkede, Kürt asıllı bir insan Cumhurbaşkanı iken başlamıştır. Ve olay, bizzat Özal tarafından küçümsenmiştir.

PKK’nın dış destekleri de hemen başlamıştır. Bizzat Avrupalılar bu Kürt eşkiya teşkilatının teşvikçisi, koruyucusu ve besleyicileri olmuşlardır.

Aynı Avrupa Birliği ülkelerinin Yugoslavya için düşündükleri ve yaptıkları aynı değil midir? Avrupa’nın iki düşman devleti aralarında anlaşıp barışı kurunca, bütün Avrupa’yı müştereken istismar etmek ve hükmetmek istemişlerdir? Tek tek yapamadıklarını, anlaşarak müştereken yapmak istemişlerv e başarmışlardır. Bosna’da, silahsız Boşnaklar ölürken, Almanya ve İngiltere Başbakanlarının, Balkanların ortasında bir müslüman devlet istemediklerini Clinton kitabına kaydetmiştir. Yugoslavya olanların Türkyie için olması istenmiyor mu? Ben, Avrupalı’nın bu istekleri için onları yaıplıyor değilim. Ayıplanacak kendimiziz ve bunların vaatlarına uyan eşkiyalarımızdır. Bir Avrupa, hele birleştikten sonra, kuvvetli bir Türkiye’yi yerinde kalsın ister mi?

Bütün Kürt isyanları böyle olmuştur. Hepsinde yabancı teşviki ve yardımı vardır. Bizim devlet, bunları anlamakta ve kıymetlendirmekte geç kalıyor. Bu destekçilerin hepsi, Kürtler için bundan daha ileri de gidemezler.

Bu genç yüzbaşının kanı yerde kalırsa, ne bize ve ne de daha yakını olan meslektaşlarına hakkını helal eder. Bu eşkiyalık bitecektir. Gerektiği şekilde bitecektir. Bu memlekette, Kürt asıllılar, ne istemişler de olmamışlardır?

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

KAPICI
İş Arayanlar (20.11.2008)
MAKİNACILAR ALINACAKTIR
İş Verenler (19.11.2008)
EVDE ÇOCUK BAKILIR
İş Arayanlar (18.11.2008)
BAY-BAYAN ELEMANLAR
İş Verenler (17.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 57 misafir ve 3 üye bağlı
  • yalin
  • selahattin1
  • Eren Ağbi

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.55