|
Seçimlerden sonra CHP’nin neden başarılı olamadığı konusunda herkes bir yorum getirip durdu.
Neden? Ve niçinler için kafa yoruldu.
Oysa CHP’nin neden başarılı olamadığı konusunda kafa yormaya gerek yoktu.
O kadar net ve açıktı ki…
CHP’liler birbirini sevmiyor.
CHP’de inanılmaz bir sevgisizlik ve samimiyetsizlik var. Bunun dışındaki hiçbir şey geçerli değil partide.
Neden ve nasıl mı?
Anlatalım;
Yakın zamana kadar partinin Grup Başkanvekili olan Haluk Koç seçimlerden sonra görev kabul etmemiş ve sade bir vekil olmuştu. Her partilinin yaptığını yaptı ve genel başkanlık için aday olduğunu açıkladı.
Koç, bir çok kitabı olan, hastalara şifa dağıtan, saygın bir bilim adamı aynı zamanda.
Fakat bütün bunların Deniz Baykal’a karşı aday olduğunu açıkladıktan sonra hiçbir önemi kalmadı.
Çünkü, Baykal’a rağmen, Baykal’ın karşısında adaydı artık.
Sonra ne oldu?
Düne kadar il- ilçe teşkilatlarının, partililerin karşısında el pençe durduğu Haluk Koç, birden bire kötü adam oldu.
Haluk Koç artık partinin bir no’lu düşmanı olmuştu.
Baykal yolda gördüğünde Koç’a selamı sabahı kesmişti kesmesine de, arkadaşları da köşe bucak kaçıp, Allah’ın selamını vermez oldular.
Anlatılanlar ve yaşanılanlara göre, onu görmemek için öyle kaçar olmuşlar ki, gittiği Trakya gezisinde Tekirdağ’da partide karşılamaya cesaret bile edememişlerdi.
Bir tek kişi karşılamaya cesaret etmişti Koç’u.
Bütün emirleri hiçe sayarak, Haluk Koç’u karşılayan ve partinin kapılarını açma cesaretini gösteren kimmiş biliyor musunuz?
Partinin çaycısı!
“Adam sen de. Beni de ihraç edecek değil ya Baykal” diye düşünen cesaretli çaycı.
Şimdi gelin birbirimize soralım;
“BU ADAM VEBALI MI YOKSA?”
Kendi partilisine bile böylesi bir cezayı reva gören bir parti ne kadar başarılı olacaktır?
Nasıl başarılı olacaktır?
Kendi partilisini sevmeyen, düşman gözüyle bakan bir partiye kim, neden oy versin?
İşte bu nedenle “CHP” neden başarılı olamıyor” diye fazla kafa yormaya gerek yok.
Baykal’ın listesinde kimler mi var?
Baykal’a sadakatleri tespit edilip onaylananlar var…
Baykal her konuşmasında altını kalın çizgilerle çizip aday olduğunu açıklıyor.
Takım tutar gibi parti tutmak yok artık.
Hem bakın, futbol takımları bile puan kaybettiği zaman ya antrenörünü ya da başkanlarını değiştirmek yoluna gitmiyor mu?
Görünen o ki Baykal’ın cephesinde değişen hiçbir şey yok.
Aynı sözler biraz inandırmaktan uzak durmuyor mu?
Her Gününüz Güzel Olsun.
|