|
Büyüye, fala ve burçlara inanmadığım gibi inananlara da inanmam.
Hiçbir bilimsel yanı yoktur çünkü. Hele, 21.yüzyılda falcıların peşinden koşarak gelecekle ilgili bir takım varsayımlar aramak, beklentiler içine girmek çok tehlikeli psikolojik bir rahatsızlıktır.
Toplumda maalesef, daha çok bayanların itibar ettiği bu tür beklentiler, çoğu zaman hayal kırıklığı ile sonuçlanır ve insanları gerçek yaşamın uzaklaştırır.
Büyüden, faldan ve burçlardan medet ummak 21.yüzyıl insanına yakışmaz.
Yoksul insan malı az olan değil, isteği çok olandır. Tarih boyunca olmakta olandan çok, olması istenenler insanları bir takım beklentiler içine sokmuştur.
Ama, bilmezler ki, olması istenenler geleceği temsil eder. Gelecekle ilgili hiçbir şeyi bilmenin de imkanı yoktur. Gelecekle ilgili olarak yapılan bütün değerlendirmeler tahminden, öngörüden öteye geçmez.
İnsanlık tarihi boyunca gelecekle ilgili kehanette bulunan binlerce aklı evvel kahin ortaya çıkarak saf ve masum insanların hayatlarını altüst etmiştir.
Bunlardan en meşhuru 16.yüzyıldan beri insanlığı kehanetleriyle meşgul, eden Nostradamus’tur.
Yaptığı kehanetlerle bütün dünyanın ilgisini çeken sıra dışı bir Tıp doktoru olan Nostradamus 1503 yılında Fransa’da doğmuştur. Yahudi kökenli bir ailenin oğludur. 1529 yılında evlenerek Agen şehrine yerleşen Nostradamus, iki çocuğunu ve karısını Veba salgınında kaybedince hayata küsmüş muayenehanesini kapatarak Astroloji’ye (Yıldız bilimi ?) merak sarmıştır.
1556 yılında Kral 2. Henri’nin Tıp danışmanı olan Nostradamus kehanetlerini sürdürerek Fransa’da büyük üne kavuşmuştur. Bir hesaba göre Nostradamus’un 946 kehanetinden 70 tanesinin tuttuğu söylenir.
Charles Ward onun hakkında şöyle demektedir.
“Bilmecelerle konuşan biridir. Sathi bir Hristiyan, samimi bir putperesttir.
Önceden yanacağını haber verdiği Pouzin şehrini kendisi yakmıştır.”
“Astrology and the Popular Pres” adlı eserinde Bernard Capp, “ Nostradamus Sözlerini dramatik bir belirsizliğe büründürmekte ustaydı, bu yüzden kehanetleri şimdiki çağa kadar canlı kaldı.” der.
Swoboda,” AVRUPA’NIN EN BÜYÜK LAF EBESİ” olarak tanımladığı Nostradamus’la ilgili olarak, “yaklaşık bin dolaylarındaki her anlama çekilir ve içinden çıkılmaz dörtlükleri arasında, hiç değilse birkaç tanecik olsun, sonraki bir takım olaylara atfedilebileceklere rastlamak şaşırtıcı değil, tersine son derece olağan karşılanmalıdır.
Kısaca ifade etmek gerekirse; sözde kahin, o kadar saçmalamıştır ki, onca saçmalık arasında birkaç tane de tutarlı iddiaya rastlamak ihtimal hesaplarına son derece uygun bir sonuçtan başka bir şey değildir.
Sonuç olarak Nostradamus bazı çevrelerce kasıtlı olarak şişirilmiş sıra dışı bir kahindir. Nostradamus hep boş zihinlere hitap etmiş ve boş zihinleri meşgul etmiştir. Boş zihinler de şeytanın oyun alanı olduğu için saf ve masum insanların hayallerine şeytanı bulaştırmıştır.
|