Anasayfa arrow Köşe Yazıları arrow Günay ERTUĞ arrow SİZCE HANGİSİ OLMALI?
SİZCE HANGİSİ OLMALI? Yazdır E-posta
05 12 2007

70 milyon insan gördü, okudu geçen hafta…

İstanbul’da işlerini büyütmek, şimdi olduğundan daha rahat bir hayat sürmek adına tefeciden aldığı para yüzünden ödeme güçlüğü içine düşmüş, yiyecek ekmek bulamazken aldığı paranın faizine yetişebilmek için,  insan üstü gayret gösterip yine de kendisine para veren adamın bitmek tükenmek bilmez isteklerine yetişemeyen kuaförün hikayesini.

Ödeyecek parası kalmayınca,

Karısını ya da kızını istemişti tefeci kuaförden…

Onuru,

Haysiyeti,

Şerefi,

Ailesinden aldığı terbiye ve ahlakı ağır basan kuaför, böylesi bir isteğe adamın kafasına dört kurşun sıkarak cevap vermişti…

Vermişti ama,

Haberi okuyan yurdum insanının  büyük çoğunluğu da üzüntüye boğulmuştu.

Üzüntümüz, bir insan oğlunun dayanma gücünün ne kadar çok zorlandığı ve bir insanı vuracak kadar gözlerinin nasıl karardığı idi…

 Ve yine üzüntümüz, haklı da olsa haksız da olsa bir insan oğlunun ölümüneydi tabii ki.

 Bu hadiselere sürükleyen nedenler ise asıl üzüntümüz. Nelerin tetiklediğini düşünerek tabii…  Fakat asıl yaralayıcı olan,

Tüm iyi niyeti ile tefeciden para alma gafletine düşmüş  kuaförün dramıydı.

Ama, olan olmuştu bir kez…

Kuaför, iyi niyetle çıktığı yolda hem insanlık onurunu kaybetmişti, hem de bundan sonraki yaşamını bir sabıkalı olarak dört duvar arasında geçirecekti.

Bize düşen temenni;

Ömrü varsa eğer, cezasını tamamlayıp damdan çıktığında kendisinin insanlığa yaraşır bir hayatı olur inşallah…

Şeytan azapta gerek derler ya hani,  ben de Amerika ve onun yan kuruluşu IMF’yi  kuaförün borç para aldığı tefecinin yerine koydum ve düşündüm.

Çağdaş, modern, lüks ve zenginlik içerisinde yaşamını sürdürmek  isteyenler ile borçlarını ödemek için sürekli borç para alanları düşündüm…

Niyet hep aynı!..

 Bir tarafta aile içindeki refah, diğer tarafta vatandaşın rahat ve refahı…

Hepsi gerektiği için, refah için ve geri ödenmek şartı ile alınmış borçlar…

Fakat değişen zamanla birlikte iyi niyetlerin yerini “baba” lar aldı ve  kendine, ya da kendinden olana doğru yontmaya başladı.

Evlatlarından birini ihya ederken, borçları diğerinin üzerine yıktı…

Elbette alacaklı, aile içerisindeki ikilikle alakadar olacak değil ya…

Ödeme zorluğu çekmeniz onun işine geliyor zaten.

Borç katlanıp gidiyor, avuç kapanmıyor…

Sonuçta, elde avuçta para edecek neyimiz varsa satıp  aldığımız borcu ödemeye çalışsak da  faizine bile yetişemez oluyoruz.

Peki,

Alınan borçlar ödenemeyince son hep İstanbullu kuaför gibi mi olmalı?

Her insanın  da bir dayanma gücünün olduğunu bu  şekilde göstermek mi olmalı?

Sizce hangisi olmalı…?

Her Gününüz Güzel Olsun.

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

PARA KASASI
Satmak Istiyorum (04.09.2008)
SATILIK DAİRE
Satmak Istiyorum (04.09.2008)
ELEMAN
İş Verenler (03.09.2008)
VASIFSIZ ELEMANLAR
İş Verenler (02.09.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 15 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61