MEYHANE EDEBİYATI Yazdır E-posta
29 11 2007

Akşamcı değilim ama, akşamcıları çok severim. Özellikle, meyhanelerde söylenen şiir, şarkı ve rubailere bayılırım. Akşamcıların çoğu filozof tavırlı insanlardır. Düzene isyan ederler, sistemi zorlarlar, her şafakta yeni bir dünya için kadeh kaldırırlar çilingir sofralarında.

Mensubu olduğum Aşiyan Musiki Derneğinin 9 Aralık Pazar akşamı saat 19,00’da İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde vereceği konsere Tatyos Efendi’nin aşağıdaki Kürdi’li Hicazkar şarkısıyla başlayacağız.

(İki bin kişilik Kongre Merkezinde verilecek konser ücretsiz olup, o tarihte İstanbul’da olacak Çorum’lu hemşehrilerimiz davetlidir. Konserde değerli sanatçı İnci Çayırlı hocamız da solo şarkılar söyleyecektir.)

 

Ehl-i aşkın neşvegahı kuşei meyhanedir, (Aşk ehli meyhane köşesinde neşelenir.)

Saki ya uşşakı dilşad eyleyen peymanedir,(Saki aşıkları ancak içki kadehi mutlu eder.)

Gufti guyi aleme aldanma hep efsanedir, (Alemin dedikodusuna aldanma hep efsanedir)

Saki ya uşşakı dilşad eyleyen peymanedir…

 

Tatyos Efendi’den sonra Ruscuk’lu Kemal alır sazı eline;

Ben şehid-i badeyim dostlar, demim yadeyleyin,( Ben içki şehidiyim dostlar beni hatırlayın)

Kabrimi meyhane enkazıyla bünyad eyleyin,(Mezarımı meyhane enkazıyla inşa eyleyin)

Gaslolunmaz gerçi ma ile şehidanı vega, (Gerçi harp meydanındaki şehit içki ile yıkanmaz)

Yıkayın meyle beni, bir mezhep icad eyleyin..(Beni içki ile yıkayın, bir mezhep icad eyleyin)

 

Şair Nedim meşrebine uygun bir deyişle katılır söyleşimize;

Meyhane mukassi görünür taşradan amma,(Mukassi=Dar, kasvetli, sıkıcı)

Bir başka ferah, başka letafet var içinde…(Ferah=Neşeli, açık, Letafet=hoşluk, güzellik)

 

Ulemadan Şeyhülislam Yahya Efendi de aramıza katılarak ,

Sun sagarı saki bana mestane desinler,( Saki bana sun kadehi sarhoş desinler)

Uslanmadı gitti gör o divane desinler… (Divane : deli, apdal)

 

M.Ö. altıncı yüzyıldan bir ses gelir Anakreon’dan ;

İçip durur kara toprak, / Ağaçlar içer yağmuru, / Deniz dereleri içer,

Denizi içer güneş, / Ay da güneşi. / Ben içmek isteyince, /Kızar bütün dostlar…

 

Bezm-i meye büyük üstad Ömer Hayyam da bir rubaisi ile katılır.

Şarabı götürüp döksen bir dağa,

Dağ sarhoş olur başlar oynamaya,

Ben ne diye tövbe edecekmişim,

İçimi tertemiz eden şaraba…

 

Yunus Emre üstadımız da söz alır mecliste ;

Bir sakiden içtim şarap arştan yüce meyhanesi,

Ol sakinin mestleriyiz canlar onun peymanesi..(Mest:sarhoş, Peymane: büyük kadeh)

 

Mehmet Özata kardeşiniz de bir rubaiyle söyleşiye nokta koyar…

Sabah bir başka güzeldir, öğlen bir başka,

Yaşam sevdaya dönüşür bir de aşk varsa,

Bir tatlı huzurla günü uğurlarken yarına,

Aşkla meşkle demlenir hayat çilingir akşamında…

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

ELEMAN
İş Verenler (28.08.2008)
RADYO FREKANSI
Satmak Istiyorum (28.08.2008)
BAYAN AŞÇI
İş Verenler (28.08.2008)
SATILIK DAİRE
Satmak Istiyorum (27.08.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 1 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61