Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow DÜŞENİN DOSTU OLUR MU?
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
DÜŞENİN DOSTU OLUR MU? Yazdır E-posta
28 11 2007

(Bu yazıyı hayatında dost ve arkadaş sandıklarından darbe alanların isteği üzerine yazıyorum)

Hayat yolunda dost sandıklarınızla beraber yürürken bir kez tökezleyip düşün bakalım.

Ne duyacaksınız?

Ne göreceksiniz?

Önce dizlerinizin acısını duyacaksınız.

Sonra nemli toprakta taze bir kan sızıntısı göreceksiniz.

Başınızı kaldırdığınızda ise dostlarınızın yürümekte olan gövdelerini göreceksiniz.

Onlar görememişti sizin düştüğünüzü…

Belki de duymamıştı bile…

Görmek ve duymak istemediğinden…

Doğrulup kalkmaya, onlara yetişmeye çalışırsınız çabayla, ama nafile…

Giderek gözden kaybolup, gittikçe kayarlar sizden…

Yılardır beraber taşıdığınız çileyi de ellerinden bırakmışlardır gözden kaybolurken…

Yörüngeden kayan meteor gibi, her taraf kararır bir an.

Her şey yavaşlar düştükçe hayatınızda…yavaşlar…

Bu sizi kederlendirir. Düştükten sonra geçen uzun bir süre zarfında hiçbir şey yapamazsınız.

Ne kadar böyle kapalı kaldığınızı bilmeden, aniden gözlerinizi açar ve düşerek vardığınız yere bakarsınız ürküntüyle.

Oysa o kadar çok iyilik, dostluk ilmeği attığınızı sanıyordunuz ki. İşte ilmekler bir bir sökülmeye başlamıştı aniden.

Dost ilmekleriyle düştüğünüz boşluğa bakın şimdi.

Düşmekten çok, yaralayan bu olur insanı. Bu acı giderek katmanlaşan hayatınızda yerini alır.

Üzerinizdeki gölgesiyle ayağa kalkar, dostlarınızın sizi çıkrığında sallayan kör, sağır ve zavallılığından kurtarırcasına silkinir ve sarılırsınız yaşama.

Daha sonra etrafınıza dikkatlice bakın. Daha önceleri dikkatlice baktığınızı sandığınızda görmediğiniz her şeyi göreceksiniz.

Şimdi artık size, ne güneş, ne yağmur ne de rüzgar tesir edecektir.

Bu dostların! bir şeye faydası olmuştur; “yaşamın acımasızlığı”nı öğrenmenize…

Bildiğiniz bütün kelimeleri tekrar tek tek büküp iplikler yapmaya başlayın yeniden.Yumak oluştukça içine biraz da acı da katarak.

Zira yaşayabilmek demek bu yolda yürümek gerektirir.

Hiçbir zaman “bu yolda yolunda gitmeyen ne var? Bu çukurlar hangi aksaklıklar için açılmış” diye düşünmeden yürüyün.

Orası kör bir kuyu da olabilirdi düştüğünüzde… Sizden uzaklaştıkça uzaklaşan kör bir kuyu.

Sizden uzaklaştıkça uzaklaşır, aranız iyice açılabilirdi.

Nefes nefese onu kaybetmemek için koşturur, çok susamış olduğunuz halde kuyunun dibine ulaşamazsınız da.

Asla başka birileri için yaşamayın.

Boşta kalan elleriniz…

İçinizi acıtan düşünceleriniz…

Beyninizde ördüğünüz ağlarınızdan kurtulun.

Ayaklarınız çoğu zaman geriye doğru gitmeye çalışırken, kalbinizin ayaklanıp ileriye doğru gitmesine izin verin.

Size el sallayan geleceğinize umutla sarılın.

Nedensiz yaprak bile kıpırdatmayanın sizi yaşamaktan asla vazgeçiremeyeceğini düşünün ve geleceğinize sarılın…

Her Gününüz Güzel Olsun.

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

DEVREN SATILIK CD MARKET
Satmak Istiyorum (01.12.2008)
MATEMATİK ÖĞRETMENİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
ELEKTRİK TEKNİSYENİ VEYA TEKNİKERİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
2005 BORA
Satmak Istiyorum (30.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 67 misafir ve 5 üye bağlı
  • metinerisken
  • dogancicv
  • the_piyanist
  • canmah
  • huseyinors1

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55