|
Hayalimizi süsleyen bir kurum üniversite, nihayet açılmıştır. Çorum’un da bir üniversitesi vardır ve rektörü de seçilmiş ve atanmıştır. Tek üniversiteli memleketin vatandaşı ve o tek üniversitenin öğrenicisi olarak, benim bundan gurur duymam normaldir. Nereden nereye geldiğimizi ben iyi görüyorum. Benim yaşımda olmayanlar, tek üniversiteli bir memlekette yaşamış olduklarından, bu durumu pek kıymetlendiremezler. Tek üniversiteden, yüz üniversiteye çıkmak, bir ülke için o kadar kolay bir olay değildir. Ülkemizde bir yükseliş ve gelişme vardır da, gönül daha çoğunu istiyor. Daha çoğu olan ülkelerde de, bunları insanlar yapmıştır.
Ben, tek üniversiteden çıktım ve 1947’de, Urfa’nın Akçakale ilçesine hükümet doktoru olarak tayin edildim. O zaman, Çorum’da daha lise yoktu. Urfa’da lise de vardı, kız sanat okulu da vardı. Urfa’nın her ilçesinde, sekiz adet memur evleri inşaatına da başlanmıştı. Sağlık Kalkınma Derneği’nin piyangosu için tesbit edilen hediyeleri almak üzere Antep ilimize gittiğimde, daha Birecik köprüsü yoktu. Fırat nehrini salla geçmiştik. Fakat, Antep’ten 25-30 km. uzakta, doğuya doğru Urfa istikametinde, bir üniversite levhası vardı. Antepli, gelecekte yapılacak üniversitesinin yerine, çok geniş olarak almış ve levhasını da dikmişti. Galiba, Çorum’da lise binası, 1955’lerde yapılmış ve açılmıştır. 1947’lerde, Çorum’da bir üniversite konuşması ve sorunu bulunmuyordu. Pazar yeri, Çorum’da, Saat Kulesi’nin etrafındaki meydandı.
Bunca zaman akıp geçti, Çorum’da üniversite düşüncesi gelişmedi. Okumuş, üniversiteler bitirmiş insanlarda ve hatta, üniversitelere profesör ve doçent olmuş Çorumlularda da, üniversite sorunu kafalarında teşekkül etmemiştir. Yerel basında ve de ulusal basında, Çorum Üniversitesi adlı bir yazı ben okumadım. Demek ki, Çorum için bir üniversiteye ihtiyaç duyulmuyordu. Ama, Çorum için bir demiryolu hep sorun olmuştur. Pek çok iktidarlar bu demiryolu sorununu işleyerek oy almışlardır. Sonradan, demiryolu sorununa, hava meydanı sorunu eklenmiştir. Çorum’dan hava meydanı sorunu da işlenerek oy istenmiştir. Hava yolu ile dış yatırımcıların Çorum’a daha kolay gelecekleri iddiası o zamanlar hep kullanılmıştır. O zamanlar, siyasi parti mensupları, dini kullanarak oy alınabileceğini iyi bilmiyorlardı. Biliyorlardı da belki de korkuyorlardı. Son senelerde, korkulacak bir şey olmadığını öğrendiler.
Demiryolu sorunu kıymetinden bir şey kaybetmemiştir. Çorum’un geleceğini demiryoluna bağlayanlarımız Çorum’da hala çokluktadır. Sayın Bekir Aksoy da, demiryolunun, Çorum için bir hayal olduğuna inanmaktadır. Bekir Aksoy Çorumludur ve de Çorum’u iyi tanır. Ayrıca asıl mesleği idareciliktir.
İşte belirli olmayan sebeplerden dolayı, üniversite düşüncesinde Çorum çok geç kalmıştır. Asistan, doçent, profesör olarak, iki yüzden fazla insanın başka üniversitelerde yetişme ve kendilerini geliştirme yoluna koyduğu halde; yani, Çorum’da, üniversitenin ne olduğunu bilen bu kadar geniş bir kadro bulunduğu halde, bunların içlerinden Çorum üniversitesini düşünüp ilgilenenler olmadığı gibi; bu yetişmiş insanlara sorup fikirlerini almak isteyen Çorumlu da olmamıştır. Hele, başka bir Çorumlu, bir iş adamımız, Çorum’da bir de sağlık aletleri fabrikası kuran bir hemşehrimiz, bir çalışma toplantısının bütün masraflarını vermeyi vadettiği halde, Çorum’da bir ilgi uyandırmak mümkün olmamıştır. Sonra da, Profesör sayın Ahmet Samsunlu’nun ilgi duymasıyla, küçük çapta bir toplantı yapılıp, Çorumlu ilim adamlarımızdan bazılarının fikirleri sorulabilmiştir.
Yine tekrarlıyoruz ki, üniversite Çorum’da büyük ilgi odağı olmamıştır. Çorum daha küçük bir şehir olduğu için, belki de, üniversite şehri olmaya layık görülmemiştir. Bize göre, hem Avrupa’da ve hem de Türkiye’de, Çorum’dan çok küçük olan şehirlerde de üniversiteler kurulmuşlardır. Şehrin küçüklüğü, üniversite açılması ve gelişmesi için bir eksiklik değildir. Hatta, üniversitenin gelişmesi için, şehrin küçük oluşu, avantaj bile sayılmıştır. Üniversite, hiç şehir olmasa, kendi başına yerleşip, gelişip çalışacak bir kurumdur. 40 bin kişinin, öğrenicileri ve öğretim elemanları bir arada, yaşama kapasitesi vardır. 40 bin kişi, zaten bir şehir demektir. Bu üniversite etrafında teşekkül edecek koloniyi de hesaba katarsanız, üniversitenin bizzat büyüklük kazanmasının yollarını işaret etmiş olursunuz. Halbuki Çorum, ne çok küçümsenecek kadar küçüktü, ne de, üniversite şehri olma vasıflarından yoksundu. Ayrıca, Hitit medeniyetinin Anadolu’da merkezi olma şansını da kendisinde bulunduruyordu.
|