Anasayfa arrow YAZARLAR arrow ALİ EMİROĞLU arrow DAHA FAZLA DEMOKRASİ
DAHA FAZLA DEMOKRASİ Yazdır E-posta
22 11 2007

Her ülkede demokrasi istenir. Ancak, daha fazla demokrasi, Türkiye’de icat edilmiştir. Her bunalıma girişte, insanlarımızdan kurtuluş arayanlar, daha fazla demokrasi formülüne takılmışlardır.

AKP ve onun sayın genel başkanı, daha çok demokrasiyi bir aşama olarak kullanmıştır. Sayın Başbakan, demokrasi bizim için bir vasıtadır, demiştir. Bu sözü söyledikten sonra da, tam bir yıl geçmiş ve sayın Başbakan, demokrasiyi insan mutluluğu için vasıta kabul ettiklerini açıklamıştır. Bir açıklama olması için bir yıl mı geçmesi gerekir? Biz ise kimsenin işine karışmış olmadık ama, başkaları, daha fazla demokrasiyi, dinciliğe geçmek için bir vasıta olduğu fikrinin mevcut olduğunu düşünmüş ve söylemektedirler.

Ayırıcı da, daha fazla demokrasi istemiştir. Bizim ayırıcılar, ülkemizin en geri zihniyetini taşırlar. Demokrasiyi eğitilmiş insanların rejimi sayarken, bizim ülkede, en geri kafalılar daha fazla demokrasi isteği peşine düşmüşlerdir. Daha fazla demokrasi istekleri, ülkeyi bu gün içinden zor çıkılır duruma sürüklemiştir. Kurtuluşu imkansız demedim, kurtuluş yolu açıktır da, biraz zorluk olacaktır demek istedim.

Bu demokrasi ve bu insan hakları bizim icadımız değildir. Batı Avrupa ülkeleri bu nosyonların mücadelesini yapmışlar ve demokrasiyi yaşam biçimi olarak seçmişlerdir. Bu ülkeler; Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Belçika ve İngiltere’dir. Mücadeleyi yapan, hayat biçimi olarak kabul eden bu ülkeler mutludurlar. Bunların hepsi laiktirler. Bunlarda esas olan ulusallıktır. Bunlarda, etnik köken sorunları yoktur. Bunlardaki etnik köken mevcudiyeti, parçalanmış olan Yugoslavya ve Türkiye’den farklı değildir. Ne bizde ve ne de bu batı Avrupa ülkelerinde insanlar bir ana ve bir babadan gelmemiştir. Bu görüş sadece Adem ile Havva için söz konusu olabilmiştir.

Bu batı ülkeleri, insan yapıları bizimkine benzedikleri halde, etnik köken sorunları göstermiyorlar. Hepsi laik ve hepsi ulusalcı. Yine bu Avrupa üleleri, bizim ülke sorun olunca, bizim etnik kökenlerin ve dincilerimizin tahrikçileridirler. Neden, aynı sorunları kendileri için düşünmezler; neden bu sorunları bizim için kullanmak isterler. Osmanlı’dan beri bu sorunlar böyle gitmiştir. Osmanlı’nın etnik sorunlarını devletlere çevirenler bu Avrupalılar olmuştur. Bütün Osmanlı isyanlarını çıkartanlar, bu Avrupa milletleri olmuştur.

Şimdi Amerika öncülük yapıyor ve Avrupalı dostlarımız Amerika’yı takip ediyorlar. Rusya’yı çevirmek için “Yeşil Kuşak” projesini bulanlar Amerikalı dostlarımızdır. Sonra, Büyük Ortadoğu Projesini tatbik etmek için, Türkiye’yi ılımlı islam yönetimine çevirip, bizi bu ülkelere örnek yapmak isteyen yine Amerika olmuştur. Öncüler böyle olunca, tabiyur da arkadan laik Cumhuriyetin sonunun geldiğini söylemekten geri kalmamıştır. Bu gün geldiğimiz noktanın anlaşılmaz bir tarafı da yok; dinci, İslam devleti istiyor, ayırıcılar da, etnik köken devletlerini kurmak istiyorlar.

Bekara karı boşamak diye buna denir. Bizim devlet, bu ayırıcıların etnik kökenli devletlerini yıkıp ta kendisine katmamıştır. Bizim etnik kökenlerimizin Anadolu’da olanlarının hiç devletleri olmamıştır. Sonradan gelen etnik kökenler ise, vatan kucağını açmış onları bağrına basmıştır. Devleti kurmuş olan Türkmen soyuna da, bizim devlet hiç ayrıcalık tanımamıştır. Bizim etnik köken mensupları her şey olabilirler. Türkmen soyundan olup ta bu devletleri kuranlar ise, askerlik ve çiftçilik dışında, okurlarsa bir şeyler olabilirler. Bizde, kim okur da okuduğu olamaz? Cumhurbaşkanlığı makamı hangi etnik soya kapatılmıştır?

Biz diyoruz ki, bizim Anayasamızda da Fransız Anayasasında yazılı olanlar vardır. Fransız Anayasasında, Fransa’nın, laik ve bölünmez bir cumhuriyet olduğu yazılıdır. Bizim Anayasamızda da bu vardır. Demokrasinin derecesini ne kadar artırırsanız artırınız, Türkiye’yi parçalama hakkı size verilmez. Türkiye sahipsiz değildir. Anadolu’yu Bizans’tan alan Türkmen soyu, kurduğu devleti etnik kökenleri arasında paylaştırmak niyetini taşımamıştır. Herkesi eşit saymış ve kimseden fazla hak istememişse, bu onun aczinden değil, iyi niyetindendir.

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

BAY ELEMAN
İş Verenler (07.10.2008)
ACİL SATILIK BÜROLAR
Satmak Istiyorum (07.10.2008)
satlık daire
Satmak Istiyorum (07.10.2008)
DENEYİMLİ ŞOFÖR ALINACAK
İş Verenler (06.10.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 59 misafir ve 3 üye bağlı
  • ebuzer
  • bulentgocmen
  • aynur

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61