Anasayfa arrow YAZARLAR arrow GÜNAY ERTUĞ arrow GÜÇ ALAN MI? GÜÇ VEREN Mİ?
GÜÇ ALAN MI? GÜÇ VEREN Mİ? Yazdır E-posta
19 11 2007

Seçim ve atama yolu ile gelinen makamlara seçilen veya getirilen kişilerin kendi aralarındaki durumlarına şöyle bir göz atalım.

Elbette bu makamlara gelmek isteyen milyonlarca insan var. Bu milyonlarca insan içindeki çoğunluğun, bilgi ve becerileri ile oturdukları koltuklara güç verdiklerini görüyoruz. Ve bu koltuklar sayesinde topluma hizmet etmek istediklerini de biliyoruz. Yani GÜÇ VERMEK için…

Bunların yanı sıra azımsanmayacak sayıda da bu koltuklara GÜÇ ALMAK için gelenlerin olduğunu da görüyoruz. Etrafımıza baktığımızda ne yazık ki bu kategoride bulunan birçok insanı da görebilmekte ve üzülmekteyiz.

Önce ülkemizde, sonra da şehrimizde ne zaman bu koltuklara, GÜÇ ALAN değil, GÜÇ VEREN insanlar oturursa, başta devlet işlerinin, sonra da sivil toplum örgütlerinin işlerinin daha düzgün yürüdüğü görülecektir.

Geçmiş yıllara şöyle bir baktığımızda ufku geniş olan, seçilmiş insanların bu şehre neler kazandırdıkları hatırlanacaktır.

Bugün ise elindeki sınırsız imkanlara rağmen ufku dar olan seçilmişlerin, şehir için neler yapıp neler yapmadığı da gözler önündedir.

Atama makamında bulunanlar, kullanılacak insanları bu koltuklara getirmektedir.

Seçme makamında bulunanlar da kendilerini seçecek kişileri sözde seçimlerle seçmektedir.

Böylece bu kısır döngüde devam edip gitmektedir.

Herhangi bir kuruluşun, derneğin, teşkilatların, sivil toplum örgütlerinin başına getirilenlerin çalışıp çalışmadığı, memlekete hizmet etmek için uğraşıp uğraşmadığının da bundan sonra hiç bir önemi kalmıyor tabi ki…

Çok önemli değilmiş gibi gösterilmeye çalışılmasına rağmen, bir şehirde görev yapan yerelin ve derneklerin o şehre katkısı çok büyüktür.

Benim hemşerim, benim adamım mantığı ve sırf kendisine yatırım düşüncesi ile bu tür alanların başına getirdikleri insanlara ve o insanların yönettikleri örgüt, teşkilat ve derneklere bir bakın.

Bakın ki, şehir için, o şehirde yaşayan gençler için, çocuklar için, yaşlılar için yapmadıklarına (!) şahit olun.

Bu tür insanlar, o makama zembille indikleri için, her şeyi de sadece kendilerinin bildiğini zannederek, neyi bilip neyi bilmediklerini de bilmediklerinden, geçmişte başkalarının yaptıklarını da görmezlikten gelirler.

Yerel yerlerde başta belediye olmak üzere sivil toplum örgütlerinde görev yapmak kolay değildir.

“Başkan” sıfatını adı ne olursa olsun çalıştığı, görev yaptığı kurumun sayesinde almışsa bir insan, o kurumun hakkını vermek zorundadır.

Ama ağlayarak, sızlayarak, dert yanarak değil, çalışarak, gayret sarf ederek, emek vererek, yoktan var ederek yapmalıdır bunu.

Görev verilen kurumun bayrağının önünde, koltuğa oturarak yaptıkları konuşmaları hiç de inandırıcı gelmiyor artık insanlara.

Nerede olursa olsun başkan olmak zordur.

Hele ki, bu yerlere GÜÇ ALMAK için değil, GÜÇ VERMEK için gelinmişse daha da zordur.

Ama insanın hak ederek ve alnının teriyle geldiği yerde çalışması kadar da zevkli ve onur verici bir şey yoktur.

Umarım bundan sonra o koltuklar kişiler arasında ki al gülüm-ver gülüm ilişkilerini hak edenlere değil, gerçekten hak edenlere verilir.

Her Gününüz Güzel Olsun.

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

ELEMAN
İş Verenler (28.08.2008)
RADYO FREKANSI
Satmak Istiyorum (28.08.2008)
BAYAN AŞÇI
İş Verenler (28.08.2008)
SATILIK DAİRE
Satmak Istiyorum (27.08.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 1 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61