Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow OKUMAYI BİLMEK
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
OKUMAYI BİLMEK Yazdır E-posta
19 11 2007

Ben, kendi anlayışımı önce size söylemek istiyorum. Bir yazıyı okurum; eğer iyi anlamadımsa, o yazıyı yavaş yavaş bir daha okurum. Genel olarak ta, ilk okuyuşta kavrayamadığım yazıyı, ikinci okumamda anlarım. Yazıyı yine anlamadımsa, artık o yazıyı bir üçüncü defa okumam. Bunun anlatılması gerekir:

İkinci defa yazıyı anlayamamışsam, bu yazının yanlış yazılmış olmasını düşünürüm. Her yazılanın doğru olması düşünülemez. Benim hocam Prof. Froment, bana, tanınmış imzaların hekimlik kitaplarını ve yazılarını okumamı tavsiye ederdi. Hocaya göre, her yazılan doğru olmaz. Bunu seçebilmek için, tababeti çok iyi bilmek gerekir. Bu işi kendisi ayırt edebilir ama, benim tıp bilgimin buna yeterli olmadığını söylerdi. Bunun için, tanınmış imzaların kitap ve yazıları okunursa, yanlış bilgi edinme tehlikesi bertaraf edilecektir. Hocam doğru düşünürdü.

Benim de hep bir fikrim olmuştur. Bir yazı iki defa okunmasın arağmen anlaşılmıyorsa, o zaman okuyanın, yani benim, o konuda yeterli ana bilgiye sahip olmadığım da mümkün olabilir. O konunun ana bilgisinden yoksunsam, yazıyı 10 defa da okusam, siz de okusanız, ne ben ve ne de sizden böyle olanlar, okuduklarından bir şey anlamış olmayacaklardır.

Türkiye’de kötü bir alışkanlık yaygınlaştı. En çok üzerinde konuşulan konu, şu anda laiklik gözüküyor. Bu kadar çok konuşulduğuna, hele, bu kadar çok tarif istendiğine göre, laiklik hakkında ya insanlarımızın yeterli esas kültüre sahip olmadıkları veya okudukları yazı kitaplarının doğru yazılmadığı anlaşılmaktadır. Zaten yazılan tarifler de birbirini tutuyor değil.

Bir tarif te biz yaparsak, kısaca ve anlaşılır şekilde ne diyeceğiz?

Laiklik, bir devlet yönetim biçimidir. Laik devlette yönetme yetkisi, bizzat yönetilen insanların kendilerine ve özgür iradelerine verilmiştir. Yaratan adına bir yönetim söz konusu değildir. Yaratanın böyle bir tercihi yoktur, olamaz. Din kitaplarının bazılarında bazı kayıtlar olsa bile, o zaman buna ihtiyaç duyulmuştur. Bu gün insanlar, kendi kendilerini yönetecek ve yaratanı rahatsız etmeyecek bilgi, akıl, birikim ve geleneklere sahiptir.

Bir de, laiklik tarifinde, söylenen bazı terimler, insanların anlayışını karıştırmaktadır. Fransızca ayrılış (Seperation-seperasyon-ayrılış) Türkçe’de aynı anlamı vermiyor. Laik devlet bir’dir, tekdir ve yalnız hakimdir. Düzeni temin edecek laik devlet düzenidir. Burada, devlet, yazdığımız esaslar içinde yönetim yapacaktır. Kilise, dolayısıyla din adamı, ortaçağ devamınca, tam bin yıl, kendini yaratanın yerine koyarak veya onu temsilen insanları idare ettiği için, bu işten bir türlü ayrılmak veya bu işi terketmek niyetinde olmuyor. O zaman, ayrılıştan, dinle devlet işlerinin ayrılmasından ve birbirlerinin işine karışmamaktan bahsediliyor. Burada, bir cins yetki paylaşımı insanların aklına geliyor. Elbette ki, bir cins serbestide düşünülüyor.

Yetki ve devlet tektir. Devletin dini olamaz. Devletin içinde çeşitli dinler olur. Devlet, bu dinlerin ve de, varsa, mezheplerin hepsine eşit uzaklıktadır. Hepsini korur ve hiç birine devlet yardımı yapmaz, aralarındaki geçimi de temin eder. Düzenin sahibi devlettir. Düzenin yetkilisi de devlettir. Bir yetki bölüşümü söz konusu değildir.

Laik devlet düzeni içinde, insanların düşünce hürriyetleri, inanma hakları, inanmama hakları, inandıkları inancın ibadetlerini yapma hakları vardır. Bu hakların bir kısmı tekil olarak, bazıları da çoğul olarak yapılabilirler. Bunların hiç biri düzen aleyhtarı olamaz. Düzene hakim olmaya kalkmak düşünülemez. Bunlara teşebbüs edenlere, böyle din adamlarına devlet karışacak, bunları yaptırımla önleyecektir.

Bunları, devletin dine karışması olarak yorumlamak sakattır ve saman altından su yürütmektir. Laik devlet, her hangi bir dinin kitaplarını değiştirecek ve hatta düşünecek değildir. Devlet bunları anlamaz ve gerek te duymaz. Uyumsuz din adamı, kendi düşüncelerinin yerine koyarak, kendisine yapılan müdahaleyi, dine yapılmış gibi göstermeye hakkı yoktur. Hele, devlet parasıyla geçimi temin edilen din adamı, bu yola hiç sapmamalıdır. Devletin yaptığı bir yardımı, din adamının idrak etmesi de gerekir. Bilgisiz din adamları tarafından gösterilen laik devlet düşmanlığı, dine olsa olsa zarar getirebilir.

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

DEVREN SATILIK CD MARKET
Satmak Istiyorum (01.12.2008)
MATEMATİK ÖĞRETMENİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
ELEKTRİK TEKNİSYENİ VEYA TEKNİKERİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
2005 BORA
Satmak Istiyorum (30.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 64 misafir ve 6 üye bağlı
  • hulusi1955
  • abdullahok
  • dogancicv
  • the_piyanist
  • canmah
  • huseyinors1

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55