Anasayfa arrow YAZARLAR arrow MEHMET ÖZATA arrow LERİCH NELER GÖRMÜŞ
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
LERİCH NELER GÖRMÜŞ Yazdır E-posta
03 02 2007
Lerich (Löriş) bir Fransız, cerrah, Lyon’lu ve Strasbourg’da kendisini yetiştirmiş. Sonra da, hem doğduğu ve tıp tahsilini yaptığı şehir ve hem de kariyerini temin ettiği şehir arasında gidip gelmiştir. Pek çok yabancı doktora bilgi aktarımı yapmıştır. Türk talebeleri de çoktur. Bunlar Lerich’i memleketimize davet etmişler ve Türkiye’yi kendisine tanıtmışlardır. Lerich, Türkiye için de bir hatıra kitabı yazmıştır. Bursa’da Türk hamamına gitmiştir. Karısı, kendisi ve karısının elbetteki kadın arkadaşı hamama birlikte girmişlerdir. Öyle anlaşılıyor ki, bir hamam Lerich’lere ve karısının arkadaşına tahsis ettirilmiştir.
Lerich’ler Tük hamamını çok beğenmişlerdir. Hamamdan çıkarken, hizmet eden galiba tellak, Türk esprisini patlatmaktan da geri kalmamıştır. Lerich’i iki evli sanan tellak, “Bu ikisi sana bu gece az gelir.” deyivermiştir. Lerich de bunu, virgülünü bile değiştirmeden kitabına geçirmiştir.
Lerich, benim okuduğum kitaplarına göre, tıpta büyük atılımların başlatanı ve takipçisi olmuştur. Bunları hekim olanlar bilirler. Başkalarına da gerekli bilgi sayılmaz. Ancak, Lerich hep hekim kalmak istemiştir. Paris’e gitmeyi de reddetmiştir. Sağlık Bakanı olmayı da istememiştir. Hayatında, kendisine göre, çok büyük insanlarla da tanışma imkanlarını bulmuştur. Lerich bu tanışmalardan mutludur.
Lerich, zamanın en büyük fizyolojisti Sherrington’la tanışmıştır. Elbet biliyorsunuz ki, bu fizyoloji uzmanı, maymunlardan şempanze (Chimpanze)’ler üzerinde deneyler yapıyordu. Sonradan, Strasbourg Üniversitesi’nin şeref doktoru (Doktor Honoris Causa) ünvanını da almıştır.
M. Sherrington, Lerich’e bir olayı 1898’de anlatıyor. Lerich’e anlatılan çok şey kitaplarda yer almışsa da, ben, bu şempanze olayını, enteresan olduğu için, bizim Çorum okuyucularımıza nakletmek istiyorum.
1898’de, zaten Lerich’in, bu fizyolojistin maymunlar üzerinde yaptığı araştırmaların farkına vardığı sene. Maymunlar üzerinde pleksüs brakial araştırmaları yapılmaktadır. Fizyolojist o kadar meşhur bir şahsiyet ki, Lerich, bir gün onunla yanyana kahvaltı yapacağını hayal bile etmekten uzak. Sonra kendisi de o kadar meşhur olacaktır, o da elbette ki başka şey.
Bahsin üzeine gelinince, Sherrington, çalışmaları tanıyıp tanımadığını Lerich’e soruyor. Lerich, hem kendisinin ve hem de herkesin bu çalışmaları tanıdığını söylüyor. Siz olsanız mutlu olmaz mısınız? O da, büyük alim olmasına rağmen, nihayet bir insan, bir fani...
Lerich, elektriklemeyi hangi işaretler üzerine yaptığını soruyor.
Başka küçük maymunlar üzerinde çalışılmış. Daha sonra, daha büyükleri, galiba şempanze kullanılmış. Bir gün, gereken elektriklenme yapıldıktan sonra, çalışma odasından çıkılıyor. Profesör yardımcısına diyor ki, “Acaba bu hayvan bizler için ne düşünür ki?” Dönüp ne yaptığını görelim mi?
Yardımcısı ile, gürültü etmemek için, ayaklarının parmakları uçlarına basarak kapıya yaklaşıyorlar. Profesör, kapının anahtar deliğinden içeriye bakıyor. Önce bir şey farketmiyor. Sonra, dikkat ediyor ki, içerdeki maymun da, tıpkı kendilerinin yaptığını yapıyor. Maymun da, anahtar deliğinden, kendisini kullanan adamların dışarda ne yaptıklarını keşfe çalışıyor.
Profesör bu olayı hem tatlı ve hem de esprili buluyor. Çok defa da aralarında konuşma konusu yapılıyor.
Lerich’le fizyolojist arasındaki münasebetlerin başka safhaları da varsa da, bunların bizim okuyanlarımız için ilgi çekici yanları yok. Şimdi ben, kısaca, şu maymunun maharetine dönmek istiyorum. Maymun, tıpkı insan gibi düşünmese, gelip te anahtar deliğinden, insanların ne yaptığını dikiz etmeye kalkar mı?
Bana göre, yaratılış basittir ve aynı kaideye göre yapılmaktadır. İşte bu basit kaideye göre, aynı embriyolojik hücreden, aynı dokular meydana gelmektedir. Beyin de öyledir. Bir yılanda beyin hangi hücreden teşekkül ediyorsa, insanda da aynı hücreden teşekkül etmektedir. Biz insanlar, daha şimdilik, ilim içinde, bu sırra erişmiş bulunuyoruz. Bunların bir gün ortaya konmayacağı da düşünülemez. İnsanlar için, ilerisi açıktır ve pek çok umutlarla doludur.
Benim söylediklerim, yalnızca aklını kullanmaktan çekinmeyen insanlar içindir. Bu aklını kullanmamakta ısrar edenlerin nesilleri, daha çok seneler osnra, beyinlerini ve ondaki aklı geliştirecek olan hayvan cinslerinin emrine girebilirler.
İnanmamış olsan bile, ihtimali gözden uzak tutmamalısınız. Akıl geliştirmekten kimse şimdiye kadar zararlı çıkmadı. Ya dediklerimiz oluverirse! Aklına sahip çıkmayanların durumunu düşünmez misiniz?
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

İŞ ARIYORUM
İş Arayanlar (09.01.2009)
SATILIK SIFIR DAİRELER
Satmak Istiyorum (09.01.2009)
SATILIK EV
Satmak Istiyorum (08.01.2009)
KAYIP KÖPEK ARANIYOR
Satmak Istiyorum (08.01.2009)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

 

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 68 misafir ve 2 üye bağlı
  • erkanhongul
  • babilon

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55
www.corumhaber.net www.corumhaber.net - LERİCH NELER GÖRMÜŞ