|
Sen sahip çıkamazsan eğer inandıklarına, elbet birileri sahip çıkacaktır.
Özgürlüğüne…
Değer verdiklerine…
İnandıklarına…
Bizim gençlik yıllarımızda, henüz 18’li yaşlardayken bile İNANDIKLARIMIZA SIKI SIKI SARILMAMIŞ MIYDIK?
İfade ediş tarzımız doğru değildi belki de…
Belki de o yüzden bir çok genç öldü.
Boş yere yaşamaktan vazgeçti.
Neden?
Sadece ülkesini çok seviyor diye…
Hak diye…
Adalet diye…
Düşünüyor diye…
Henüz 18’in baharında, bir çok genç hırpalandı, dışlandı, sorgulandı.
Sağdaki de soldaki de nasibini aldı fazlası ile.
Şimdi o zamanın gençleri olarak düşünüyoruz çoğu zaman ve diyoruz ki,
“Özgürlük başka bir şeymiş…
Düşünebilmek,
Farkında olabilmek…”
“Yaşamak bu muydu?” diye soruyoruz kendi kendimize . Ve cevabını da kendimiz buluyoruz;
Yaşamak, yaşarken ölmemek…
İnandıklarını yüksek sesle söyleyebilmek…
Değişimin bir parçası olabilmekmiş”
Biz inanmıştık 18’li yaşlarda.
Sorumluluk duygusunu yüreğimizde hissetmiş, özgürlüğe ve güzel günler göreceğimize yürekten inanmıştık.
Şimdi sizler de inanın ve sahip çıkın güzel günler göreceğinize.
Eğer siz sahip çıkmazsanız SAHİP ÇIKANLAR MUTLAKA OLACAKTIR.
Oturduğunuz yerden ahkam keserek, sahip çıkamazsınız geleceğinize.
Olup biteni seyretmeyi bir kenara bırakın.
Bırakın ki,
Elbirliği ile yok ettiğimiz nehirlerden, göllerden, ağaçlardan sonra sıra özgürlüğü de tüketmeye gelmesin.
Hiç ara vermeden ısrarla tükettiklerimizin sırasına bunu da eklemeyelim.
Çünkü, biz her şeyi tüketirken yerine yenisi çok zor geliyor.
Her Gününüz Güzel Olsun.
|