Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow AMERİKA İMPARATORLUĞU!
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
AMERİKA İMPARATORLUĞU! Yazdır E-posta
14 11 2007

18. asrın başında sömürge imparatorluğu Fransa’ydı.

18. asrın ikinci yarısında ise dünyanın en büyük sömürge imparatorluğu İngiltere’ye geçmişti..

En büyük sömürge de Amerika.

Amerika, sömürgeci devletler olan Fransa ve İngiltere’ye karşı ortak savunma ruhu geliştirerek direniş gösterdi.

Sömürge imparatorluğu dayatıyordu; Amerika sömürgeleri sadece İngiltere ile ticaret yapacaktı; Londra’nın keyfine göre vergiler konmuştu. On yıl diplomatik yollar denendi. Uzlaşma arandı. Pazarlıklar 1775 yılına kadar on yıl sürdü. Bir türlü uzlaşma sağlanamıyordu. Londra İmparatorluğu sömürgeler üzerinde vergi koyma hakkından vazgeçmek istemiyordu.

İngiltere Boston şehrine asker sevk etti. Boston, milis teşkilatı oluşturup, direnişe geçti. Philadelphia’da “Genel Kurtuluş Komiteleri”nin kongresi toplandı.

Washington direniş kuvvetlerinin başına başkumandan tayin edildi.

1776’da “Bağımsızlık Beyannamesi” yayınlandı

İngiltere ile savaştı Amerikan bağımsızlık yanlıları ve İngiltere yenildi.

1783’de imzalanan Versay Antlaşması ile ABD’nin bağımsızlığı onaylanıyordu.

Amerika federe devletlerin birliği için mücadelesini sürdürürken Osmanlı giderek küçülüyordu.

Amerika bağımsızlığın sağladığı fırsatla sanayileşirken, Osmanlı önce çarlık Rusya’sının, daha sonra beş Avrupa devletinin sözde koruması altına giriyordu.

Osmanlı sömürgeleşiyordu. Amerika güçlenirken Osmanlıya Tanzimat adı altında reformlar dayatılıyor; dayatmalar, Padişah fermanı olarak Hıristiyan tebanın hakları genişletiliyordu.

Hakları olağanüstü genişleyen bu azınlıklar, isyanlar çıkarıyor, Osmanlıyı korumaya alan devletler müdahale ediyordu. Daha, daha çok reform…

Reformlar, sömürüyü artırıyor, Osmanlıyı “hasta adam” yapıyordu

Hortlatılmaya çalışılan Bizans İmparatorluğu, Rum Pontus, Büyük Ermenistan’ın kurulması… Hıristiyan tebaa türlü çeşitli hayallere kapılmıştı.

Anadolu’nun hemen her yerinde papazların, Amerikan kolejlerinden yetişmiş öğretmenlerin, konsolosların kışkırtmasıyla isyanlar çıkıyor. Müslüman- Osmanlı çoğunluk eziliyordu.

Nihayet Osmanlı, iki Avrupalı vali tarafından yönetimine karar verildiği sırada I. Dünya Savaşı patladı.

Mustafa Kemal Atatürk’ün başlattığı bağımsızlık mücadelesini kazanan Türkiye, Atatürk’ün hayatta olduğu sürede olağanüstü kalkınıyordu. Amerika gibi.

Türkiye’nin dört uçak fabrikasında üretilen uçaklar, Amerikan uçak sanayisiyle rekabet edecek seviyeye ulaşmıştı.

Mustafa Kemal Atatürk’ü erken kaybettik.

Atatürk’e suikast, Masonlar tarafından düzenlediği iddiaları yayılıyor.

Bağımsızlık tezi Amerika’da bütün unsurlarıyla gözetilirken, Türkiye’de bağımsızlık, Atatürk’ü kaybedişimizle birlikte törpülenmeye başladı..

Bu gün bağımsız devlet mi kaldı dünyada diyen bakanlar var.

Amerikan Bağımsızlık Beyannamesinin yayınlandığı Philadelphia’da bir bina patlayıcılarla yıkılıyor. Televizyonlarda görüntüsünü izliyorum.

Philadelphia’’daki yıkılan bina ne kadar da ikiz kulelerin yıkılışına benziyor.

Buş’un Haçlı seferi başlattığını ilan etmek için bahanesi olan, sözde terörist saldırı.

Amerika, süper güç; bir dünya imparatoru…

Dünyaya yeni düzen vereceğim iddiasında.

Topuyla tüfeğiyle, danışmanlarıyla, uzmanlarıyla, eğitimiyle, diliyle, diniyle, kültürüyle, kendine benzetmeye çalışıyor dünyayı.

Türkiye önce “küçük Amerika” sevdasıyla başladı, şimdi Milli Eğitimini öğrenciye havale etti. Öğrenmeme hakkı verildi öğrenciye. Öğrenci muhakeme etmesin, zekası dumura uğrasın.

Türkiye’nin gerçekte bağımsız olduğu zaman eğitim başkaydı.

O eğitimin ürünü olduğunu söyleyen Oktay Sinanoğlu, dünya çapında bir bilim adamı, moleküler kimya, matematik, fizik dehası. Sinanoğlu, dünyada en genç profesör unvanını kazanan kişi.

Amerikan üniversitesinde sınıfları atlayan Sinanoğlu; “biz bunları lisede öğrenmiştik” diyor.

Amerikan eğitim sistemi halkını mankurtlaştıran, sadece alışveriş yapmasını öğreten bir cahil toplum yetiştiriyor. Birkaç milyon insanı var ki, işte onlar farklı, gerçek eğitim alan, akıllı ve varlıklı; imtiyazlı insanlar, onlar Amerika’yı yönetiyorlar.

Onlar en uçuk dini mezheplere sığınıyorlar.

“Türkiye ise sömürge bir ülke, giderek müstemlekeye doğru gidiyor” diyor Sinanoğlu.

İnatla AB deniyor!

Ekonomiyi IMF yönetiyor!

Anadolu’nun batısıyla AB, doğusuyla ABD ilgili görünüyor. Sanki aralarında paylaşmışlar, anlaşmışlar gibi.

Amerika’da bankalar krizde!

Petrol fırlıyor!

Altın hopluyor!

Borsalar düşüyor!

Dolar sürünüyor!

Birileri bedel ödeyecek!

Sinanoğlu’nun söylediği gibi sömürgelere artık müstemleke olmak mı düşüyor?

Amerikan İmparatorluğunun müstemlekesi mi olacak Türkiye?

Yoksa Amerikan İmparatorluğu çöküyor mu?

Kararlı, direnen, akıllı, vatansever yönetim, bağımsızlık mücadelesi verecek olandır. Amerika’da Washington gibi, Türkiye’de Atatürk gibi…

Tarihte imparatorluklar, haydut devletlerden doğmuştur, istisnası sadece Osmanlı İmparatorluğudur.

İmparatorluklar doğar, büyür, ölür…

Bir imparatorluk daha ölüyor!

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

DEVREN SATILIK CD MARKET
Satmak Istiyorum (01.12.2008)
MATEMATİK ÖĞRETMENİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
ELEKTRİK TEKNİSYENİ VEYA TEKNİKERİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
2005 BORA
Satmak Istiyorum (30.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 82 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55