Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow BALDIRIÇIPLAK
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
BALDIRIÇIPLAK Yazdır E-posta
12 11 2007

Başlık size yanlış anlamlar taşımasın, içinizden kimseye bu tabiri kullanıyor değilim. Baldırıçıplak, Türkçe’de bir hakaret terimidir. Ben, kimseye hakaret edip te başıma iş açmak istemiyorum. Baldırıçıplak, büyük Fransız İhtilalini yapanların adıdır. Fransa’da başka ihtilal de olmadığına göre, Fransız ihtilalini niçin büyük sıfatı ile taçlandırmaya gayret gösteriyoruz. Bu tabiri zaten kullananlar Türklerdir.  Fransızlar, sadece “ihtilal”den bahsediyorlar. Biz Türkler, söylediklerimizi kuvvetlendirmiş olmak için, çok sıfat kullanma adetimiz vardır.

Aslında, baldırıçıplak ihtilal yapmaz. Bunları hazırlayan öncüler olur. Fransız ihtilalinin de öncüleri, hazırlayıcıları vardır. Halk böylece hazırlanınca, vur denire vurur, kır denirse kırar. Yak denirse halk yakmaz. Yakmak Allah’a mahsus bir cezadır. Cehennem ateşten değil midir? Türklerde, yakma fiilini de Allah’a bırakmak istemeyenler çıkmıştır.

Bu yazının yazılmasında sebepler var. Laiklik hakkında hangi kitabı okusam, tabandan gelmediği, üstten empoze edildiği için, tutunmadığına işaret edilmektedir. Yukarıdan empoze eden de, Atatürk ve etrafındaki beş on kişidir. Halk nerdedir? Halk ta, savaşlarda, hem de gereksiz savaşlarda kırılmıştır. Son kurtuluş savaşı bitince, insanlardan erkekler arasında okuma yazma nisbeti % 10, kadınlarda sıfırdır. Asker mektubu okutacak kimse yok. Bu halk laiklik düşünür mü? Bu halk ne biliyorsa onu yapar, bir de karnını doyuracak ekmek ister. Yemek, yani sofraya taşınacak yemek bilmezdi bizim insanımız. Bizim halkımız baldırıçıplak olmadığı için, kanlı ihtilal yapma yoluna gitmedi. Kendisini kurtarana inandı ve dediklerini yaptı. İşte bizim ihtilal ve inkılaplar böylece oldu. Kansız oldu, iddiasız oldu, isteyerek oldu.

Tekrar edersek, bizim halkımızın, kurtuluş savaşından sonra beş on kişilik kurtarıcısı dışında sahibi yoktu. Bu insanlar yaptıklarını yapmamalı mı idiler? Tabandan bir hareket gelmesi için, bu tabanın, yani halkın, yetişip bir medeniyet seviyesine gelmesi ve bunun yanında da bir varlık seviyesine tırmanması gerekir. Bu dediklerimiz olmuşsa, insanlar hayatı sevecekler, uzun yaşamak isteyecekler ve hayatlarının daha mutlu geçmesini isteyeceklerdir. İşte o zaman, alttan denilen hareketler beklenebilir.

Ülkenin insanları bu medeniyet seviyesinden uzaksalar, hele akşam sofralarında sıcak yemekleri yoksa; o zaman bu insanlar, aşağılık kötü ruhlu yaratılmış çıkarcı başka insanlar tarafından kullanılacaklardır. Ne için kullanılacaklardır? Bu insanlar, kullananların siyasi veya ticari çıkarları için kullanılacaklardır. Bunlar da, vur denince vururlar, kır denince kırarlar. Bu vurup kırmalardan da ihtilaller çıkabilir. Bunlar Fransız ihtilali gibi ilerici değil, 31 Mart ihtilali gibi gerici ihtilaller olacaktır. Doğu ülkelerinde olan ihtilallerin hepsinin tabiatı bu cinstendir.

İnsanlar eleştireceklerdir de; akıl ve mantık dışına çıkınca, saçmalıyacaklardır. Bu gün Türkiye, bütün kötü görüntülere rağmen, Dünyada iyi yolda sayılan ülkeler arasındadır. Bunun sebebi, tabanı, tepesi olmayan bir ülkede, az sayıda aklı eren bir vatan sever insan grubu, bildiklerini ülkelerine ve ülkelerinin insanlarına tatbik etmişler ve başarı da sağlamışlardır. Türkiye’yi bu duruma getiren sebebin başında bu gayret gelmektedir. İçinizden çoğunun, açıktan olmasa bile, gizli gizli dinsiz ithamını yaptığınız insanlardır bu büyük insanlar. Aslında, sizin müslüman kalmanızın sebebi de bu dinsiz dediğiniz insanlardır. Yenilseler, artık siz müslüman olmayacaktınız. İçinizde çok nankör var.

Bir iyi hareket nereden gelirse gelsin başarılırsa faydalı olacaktır. Bizim bu hareketlerimiz başarılı olmuştur. Bizim devrilerimizden dönülmesi mümkün değildir. Bizim ilerleme istikametimiz, başlangıçta gösterilen istikamette olacaktır. Ben, daha iyi günler göreceğime inanıyorum. Yapılanları da normal görüyorum. Tek üniversitesi olan bir ülkede okuyanlardanım. Bu gün 100 üniversitenin sahibi bulunuyoruz. Şimdi alt yapımız var mı, yok mu? Varsa, yenilik hareketlerine halk mı öncülük ediyor? Seçim kazandıran halk, yenilikler mi getiriyor?

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

DEVREN SATILIK CD MARKET
Satmak Istiyorum (01.12.2008)
MATEMATİK ÖĞRETMENİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
ELEKTRİK TEKNİSYENİ VEYA TEKNİKERİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
2005 BORA
Satmak Istiyorum (30.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 70 misafir ve 4 üye bağlı
  • lojmandan
  • metinerisken
  • ati
  • attila

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55