Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow İLİM ADAMININ ŞAMARI
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
İLİM ADAMININ ŞAMARI Yazdır E-posta
10 11 2007

Ortadoğu Teknik Üniversitesi öğretim üyesi sayın Kadri Atabaş, hem kendi üniversitesinin ve hem de Kıbrıs Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin ilgili öğrencilerinden tam 42 kişilik bir grupla, Çorum’u ziyarete geliyor. Sayın hocanın bu ziyareti, herhalde Çorum leblebisini tanımak için değil. Çorum’da, Dünya mimarlık literatürüne girmiş bir Binevler eseri var. Mimarı ise, ODTÜ’nün mimarı olan zat, sayın Behruz Çinici.

Eski valilerimizden sayın Atıl Üzelgün, bir akşam, kalabalık bir Çorumlu grubunu yemek için çağırmıştı. Yemekten sonra, bir uçaktan çektirdiği Çorum’a ait slaytları bize göstermişti. Slaytların adedi çoktu. En güzel görüntülerin de Binevler’de olduğunu kendisi söylemişti. Biz de, slaytları izledikten sonra, eski valimizin kanaatına gelmiştik. Binevler’in renkli slaytları cidden insanları büyülemişti.

Şimdi, sayın Kadri Atabaş’ın şikayetlerini okuyunca, bir şaşkınlık içine sürüklendik. Ben ve bir çokları, Binevler’in bina şekillerinin aslına saygılı kalınmadığını biliyorduk; ama, ilim ve meslek adamlarını isyana sevkedecek kadar kötü duruma getirilmiş olduğunun farkında değildik.

Sayın misafirleri, Çorum Mimarlar Odası mensupları da ilgi ile izlemiş olmalıdırlar. Her halde, bu şikayetleri dinledikten sonra, onlar da işin farkına varmış olacaklardır. Şimdiye kadar, oda olarak, kendilerinden tek şikayet sözcüğü işitilmemiştir. Bir mimari eser, pek te büyük olmayan Çorum’da, bu kadar bozulup berbat hale getirilir de, Çorum Mimarlar Odası’nın sayın mensupları olan mimarlarımızın hiç haberlerinin olmadığı düşünülür mü? Burası hem Türkiye ve hem de Çorum. Buralarda olmaz diye bir şey olmaz. İşte, olmazların hepsi olmuş. Herkes te, mimarlarımız da dahil, bütün sorumlular da seyirci kalmışlardır. Bunlarla orman tahribatının anlamı tartışılabilir mi?

Bir şehir mimarisi niçin bozulur? Önce, vatandaşlarımız mimarın yaptığını kendi zevkine göre değiştiriyor. Değiştiriyor ve bozuyor. Bunu kendisine anlatamazsınız; vatandaşımızın mimarlık bilgisi de yok, görüşü de mevcut değil. Kendi görüşünün en birinci görüş olduğuna inanıyor.

Yine bizi sayın vatandaşımız, çoluk çocuk ne varsa, hepsini etrafında görmek istiyor. Evinin güzelliğinden önce, bireylerin yerleşimi söz konusu oluyor. Planını da kendisi yaparak, en azından yapılmışa bir kat daha çıkıyor ve imkan nisbetinde, evini yanlara doğru da genişletiyor.

Bu söylediklerimize karışan olmuyor. Şikayet etmek isteyenlerin de yolları kesiliyor, ölümle tehditler yapılıyor. Çorum’da bu yüzden evini terkedip uzaklara göç edenlerin olduğunu söylediler. Ayrıca, şikayet edilmişse, bu olay belediye için bir gelir kaynağı oluyor. Cezadan gelir olur mu? Bir defa, devlet bütçesine de trafik cezalarından gelir diye bir madde konmuştu. Gazetecilerin zoru ile bizim devlet bunun ayıp olduğunun farkına vardı ve kaldırdı idi.

Ve en son, bizim Çorum Belediye Meclisi, Binevler mahallesinin yarısının binalarına birer veya ikişer kat eklenmesine karar verdi. CHP belediye meclis üyelerinin itirazları ve çırpınmaları dikkate alınmadı. Karar çıktı. Aslında, belediye meclisinin bu kararı, yapılmışların meşrulaşması olayı idi. Binevler’in söz konusu kısmında, yapılan bütün binalar, bir veya iki kat ilavesiyle tamamlanmıştı. Belediye böyle bir kararı, işler bittikten sonra almıştır. Şimdi görürseniz, inşaatlar, belediyenin aldığı son karara uygundur. Fakat, bu inşaatlar, belediyenin bir kararı olmadan yapılmışlardır. Belediye’nin meşrulaştırma görevinin olduğunu da, bizler bu suretle öğrenmiş olduk.

Bir şehrin güzelliği, onun büyüklüğü, yüksekliği, temizliği değildir. Güzellik ayrı bir şeydir ve bunu ancak anlayanlar görürler. Paris, pis şehirlerdendir. Ancak, Paris güzeldir. Paris’de dışta en ufak değişikliğe teşebbüs edemezsiniz. Avrupa’nın her şehrinde bu kaide geçerlidir.

Ne yapsak? Bizim halkımızın bilinçlenip te bu işlere saygı göstermesi beklenemez. En az, 10 asır beklemek gerekibilr. Benim ona da ümidim yok. Mimarlar odamızın da, böyle bir yetki veya görüşlerinin olması gerektiğini kendileri bilmiyor. Belediye teşkilatlarını kaldırma yoluna gitsek, acaba daha hayırlı mı olur dersiniz? Bu işi bozan belediyelerdir. Niçin bozduklarını anlamak ta bizim için mümkün değil. Bilen de söylemiyor...

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

KAPICI
İş Arayanlar (20.11.2008)
MAKİNACILAR ALINACAKTIR
İş Verenler (19.11.2008)
EVDE ÇOCUK BAKILIR
İş Arayanlar (18.11.2008)
BAY-BAYAN ELEMANLAR
İş Verenler (17.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 105 misafir ve 3 üye bağlı
  • ahmetemin
  • hüseyinsahin
  • CH1

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.55