|
Bilgisayarlar evlerimizin, iş yerlerinin baş köşesinde yerlerini almaya başladıklarından beri, kitaplarla olan dostluklarımızda azalmaya başladı.
Televizyonda ünlülere;
"Boş vakitlerinizde neler yapıyorsunuz?" diye sorulduğunda verdikleri şu cevap her zaman sinirime dokunmuştu.
"Sinemaya, tiyatroya gidip kitap okuyorum."
Sinemaya, tiyatroya gidip kitap okumanın boş zamanlar işi olmadığını bilmeden, boş boş yapılan konuşmalar olarak düşünürüm hep.
Yeni Kültür ve Turizm Bakanımız Ertuğrul Günay'ın bir konuşması çok hoşuma gitmişti. Hatırladığım kadarı ile;
"Galiba dünyada bir tek kitaplarla aram iyi. İhanet etmeyen bir tek onlar" demişti.
Evet doğruluğuna bütün kalbimle inanıyorum.
Ama,
Kütüphanelerimiz de eski kalabalıklar yok.
Halk kütüphanelerimiz yeni kitap alımları ile cazip hale getirilmeli.
Korsan kitaplar her köşe başında karşımıza çıkıyor...
Korsan kitap yayınının kökü kazılacak mı?
Her ilin simgesi haline gelen ve kültür- sanat hizmetleri için oluşturulan Kültür merkezleri, gerçek kültür ve sanat hizmetleri veriyor mu?
Kültür-sanat dalında kentlerin ileri gelenleri, yazarları, yayıncıları, edebiyatçıları ve yerel basını bir araya gelip, görüş alışverişi yapıyor mu?
Belediyeler icraatlarında "para getiren" sanat ve kültür faaliyetlerinden mi yana?
Yoksa, o kentin tanıtımı açısından yapılacak faaliyetlerden mi yana?
Para getirenden yana olupta, kültür ve sanatın gitmesinden mi yana olacaklar?
Müzelerimizin kilitli kapıları halka ne zaman açılacak?
Müzelerimiz birer cazibe merkezi haline getirilmeli artık.
YIKILARAK DEĞİL YENİLERİ YAPILARAK kültür ve sanata yeni yaşamlar katılmalı.
Kitap okuması, tiyatroya gitmesi, müzeleri gezmesi, kütüphaneye gitmesi yasaklanan gençlerimizden ne bekliyoruz ki?
Yakılan, yasaklanan kitaplardan sonra yazarlardan ne bekliyoruz ki?
"Her evde,
Bir üniversiteli varsa
Her evde ,
Bir Atatürk vardır.
Her evde,
Sözlük varsa
Her evde
Türkçe vardır.
Her evde,
Okur varsa
Her evde,
Okul vardır.
Her evde,
Sevgi varsa
Her evde
Seven vardır.
Her evde,
Yasak varsa
Her evde,
Tutsak vardır.
Boş zamanlarınızda değil, dolu zamanlarınızda yer vereceğeniz kültürel faaliyetlerin artması sizlerin elleri içinde.
Hadi!
Alın elinize bir kitap. Ya da tutun kütüphanenin yolunu.
Her Gününüz Güzel Olsun.
|