|
Aslında bizi bize bıraksalar sorun çok daha çabuk çözülür ama bize bizden başka herkes karışıyor.
Amerika karışıyor...
Avrupası karışıyor...
Acem’i karışıyor...
Arap'ı karışıyor...
İnşallah bir gün gelir bizi bize bırakırlar da sorunlarımızı çözeriz.
Bu tür şiddet olaylarının faillleri her kimse şunu iyi bilsinler ki, hiç bir müspet amaca hizmet etmiyorlar. Bilakis kin ve nefretin daha da çoğalmasına sebep oluyorlar.
O yüzden de halkımız kınıyor ve hep birlikte bu hain saldırılara şiddetle karşı çıkıyor.
Bu süreçte; Türkiye'nin önünü tıkamaya, onu tökezletmeye çalışmaya, kardeşi kardeşe kırdırmaya, olumsuz bir ortam yaratarak siyasi ve iktisadi anlamda nemalanmaya çalışmaya hiç kimsenin hakkı yoktur.
Kimisi vatanseverlik kılıfına bürünüp etnik bir ayrımcılık yaratıp bundan rant elde etme yarışında...
Kimi de şiddeti kendisine mücadele yöntemi olarak seçmiş, korku salma, kin ve nefret tohumları ekmek suretiyle taraftar toplama gayreti içine girme yarışında...
Halk yani bizler terörün getirdiği acılar yüzünden yürüyüşlerle, mitinglerle toplu halde haykırdık...
Bence takdir edilecek bir tepki.
Yanılmıyorsam 20 yılı aşkın süredir devam eden teröre ilk defa bu kadar büyük bir tepki gösteriliyor.Ve bunların çoğu da hiç bir organizasyon olmadan kendiliğinden oluşuyor.
Umuyorum ki bu duyarlılık devam eder ve şehit cenazeleri kanıksanır hale gelmez.
Yinede dikkatli olmamız ve provokatörlerin kucağına düşmememiz gerekiyor.
Terörü protesto etmenin, onu lanetlemenin yolu şiddete başvurmak değildir elbette.
Barışçı eylemler yapmak teröre kapısını açıp kucaklayanları daha da ezecektir.
Bu anlamda siyasi partilerimize, sivil toplum örgütlerine, önder konumundaki kişilere çok iş düşmektedir.
Aksi halde sokakta yükselen şiddetin nerede duracağını kimse bilemez.
Sokaktaki şiddet dönemlerini hatırlayanlar hala ürpermektedirler.
Toplum içinde kamplaşmalara neden olmuş ve bu yüzden saldırganlıklar başını alıp gitmişti.
Vatandaşlarımız birbirlerine zarar verdiler ve birbirlerini hırpaladılar yıllarca...
Şimdi şehit cenazelerinde gençlere bakıyorum...
Sorumluluklarının olmadığını düşünenenlere iyi bir ders verdiler.
Onlar herkesi şaşırttı.
"Biz buradayız...Biz varız" diyerek hatırlattılar kendilerini.
Utandırdılar herkesi...
Oysa bir düşünelim. Eleştirdiğimiz gençliği biz yetiştirmedik mi? Yetmişli yıllarda gençliklerini yaşayamayan, kazandıkları okullarda okuyamayan, sokaklarda güvenle yürüyemeyen, evleri bombalanan gençliğin büyükleri değil miyiz?
Onları fazla koruyup kolladık...
Sorumluluk vermedik, biz yüklendik...
Yokluğu, zorluğu göstermedik...
Sonrasında yarattıklarımız hoşumuza gitmedi ve "Neden böyleler" derken, gördük onları şehit cenazelerinde.
"Biz burdayız" diye bağırırlarken...
Onlar hep burdaydı...
Şimdi farkındayız işte.
O gençlik yeri gelince eline aldığı Türk bayrağı ile ne kadar kararlılar.
Zamanı geldiğinde ne kadar düşünceli ve heyecanlılar.
Tavır koyabiliyor ve seslerini yükseltebiliyorlar.
Bundan güzel ne olabilir ki?
BİZİ BİZE BIRAKSALAR...
Karışmasalar...
Her şey o kadar yolunda gidecek ki...
Her Gününüz Güzel Olsun.
|