Anasayfa arrow YAZARLAR arrow MAHİR ÖZTÜRK arrow AMERİKA'NIN NE FARKI VAR?
 
AMERİKA'NIN NE FARKI VAR? Yazdır E-posta
01 11 2007

Amerika kendi ideolojisini “küreselleşme” namı altında yaymaya çalışıyor.

Vazgeçilmez, tarif edilmez, önünde durulmaz bir büyük teknoloji devi. Başkanları Buş ise, tanrıdan güç alan ilahi bir varlık gibi görüyor kendini

Büyük projeleri var.

Dünya haritalarını yeniden çizmek gibi bir misyonu üstlenmiş.

Emperyalist devlet olma niteliğinin en açık göstergesi.

Her ülkenin kendi kaderini belirleme özgürlüğü varsa; sana ne, üzerine vazife mi?

Öyle değil, güce dayalı sömürü, doğal kaynakları sömürme, ülkeleri üretimden alıkoyma; olmadı,  kaba güce dayalı baskı.

Yeni bir şey değil! Yeni bir şeymiş gibi göz boyuyorlar.

Çok değil, yüz yıl öncesine dönelim;

Almanya birliği sağlamış, iktisadi ve sınayi büyük bir hamle yapmış, kabına sığamıyor. Dünyanın en büyük devleti…

Diyor ki Almanya İmparatoru II. Wilhelm ordulara neşrettiği harp beyannamesinde, “unutmayınız ki, Alman milleti Allah’ın güzide kavimidir. Alman milletinin imparatoru olmam hasebiyle, Allah’ın ruhu benim üzerimdedir. Ban Allah’ın aletiyim, kılıcıyım, müdafiiyim, itaat etmeyenlerin vay haline, korkakların vay haline, inanmayanların vay haline”

Bugüne dönersek, Buş’da da benzer bir haleti ruhiye yok mu?

Rüya tabirleri, neocon tarikat ilişkileri, vaat edilmiş toprakların konuşuluyor olması, Mesih gelecek safsataları…

Ne için?

Daha da önemlisi, yine yüz yıl önce Osvald isimli bir Alman kimya mucidinin I. Dünya Harbinden önce söyledikleri şu sözleridir;  “Almanya, teşkilat vücuda getirmedeki melekesi sayesinde, diğer bütün milletlerden daha yüksek bir medeniyet merhalesine ulaşmıştır. Düşmanlarımız arasında bulunan Ruslar henüz sürü devresinde bulundukları halde, Fransızlar ve İngilizler bizim elli sene evvel geçirdiğimiz hars derecesine gelmişlerdir. Bu merhale ferdiyetçilik merhalesidir. Fakat bu merhalenin üzerinde organizasyon merhalesi vardır. İşte bu günkü Almanya’nın bulunduğu merhale... Bana Almanya’nın ne istediğini mi soruyorsunuz? Söyleyeyim; Almanya, Avrupa’ya teşkilat vermek, Avrupa’yı organize etmek, nizamlamak istiyor. Zira Avrupa şimdiye kadar teşkilat görmedi.”

Bugün de Amerika’nın teşkilat meydana getirmedeki melekesi konuşulmuyor mu? Özgürlükler ve medeniyetler ülkesi Amerika. Demokrasi ihraç ediyor. İslam’ı

ılımanlaştırıyor. Dünyanın jandarması, en büyük patron Amerika…

Bu kibir, kendini beğenmişlik yüz yıl önce Almanya’da vardı.

Almanya, sosyolojik öngörüsünde “ferdiyetçiliği” ta o zaman ifade etmişti.

Ferdiyetçiliğin üzerinde organizasyon meselesinden söz ediyor Alman bilim adamı Osvald.

Daha I. Dünya Savaşı çıkmazdan evvel, Almanya o kadar kendine güvenmektedir ki Osmanlı’nın harbe girmesiyle ilgili olarak Alman sefiri Wangenheim, 1913’de Osmanlının bloğa yük olduğuna kanidir.

Başvekil Bothmann Holweg ise Türkiye ile Bulgaristan’ın ittifaka alınması teklifine “Almanya için bunu en büyük musibet olarak addederim” demiştir.

Oysa Lloyd George, “Türkiye’nin harbe girişi, muharebeyi iki sene uzatmıştır” sözleriyle bir gerçeğin altını çizmektedir

Çanakkale’yi unutması mümkün mü İngilizlerin?

Ne istiyormuştu Almanya; Avrupa’yı nizama sokmak, organize etmek, teşkilatlandırmak.

Bu gün de Amerika aynı şeyi söylemiyor mu?

Bireycilik, ilişkiler ağı… Dünyayı hizayı istikamete sokmak...

Dünyanın en güçlü ülkesiydi Almanya, yüz yıl önce, altmış yıl önce; iki defa denedi Avrupa’yı nizama sokamadı.

Amerika, dünyayı nizama sokabilir mi?

On dokuzuncu yüzyılın üzerinde güneş batmayan ülkesi İngiltere…

Dünyaya egemen olabildi mi?

Dünyaya kan ve gözyaşından başka ne verdi?

Daima sömürme politikaları hakim olmadı mı?

Bu gün, sömürüden söz edilmiyor. Emperyalizmin anlamını bilen çok fazla insanımız olduğunu sanmıyorum.

Küreselleşme kavramını ise duymayanımız yoktur.

Küreselleşme, işte emperyalizmin ta kendisi.

İşte emperyalizmin süslenmiş; boyanmış, allanmış, pullanmış hali.

Demokrasi, insan hakları, özgürlük…

İçinde ne var?

Küreselleşmeyi körü körüne savunanların nazarında terörle mücadelenin zayıflatılması, zaafa uğratılması yok mu?

Terörle mücadele ettiğini söyleyen İngiltere’si, Amerika’sı “gül dalı”yla mı mücadele ediyor?

Senin terörünle mücadele biçimin “bir demet gül sunmak” olmalı diye akıl veriyor.

Terörü kullanan devletler var.

Yüz yıl önce Osmanlı devletini parçalamayı hedef almış emperyalist devletler; Rum, Bulgar, Arap, Ermeni çetelerinden çok yararlandılar. Bir Osmanlı İmparatorluğundan tam yirmi dört devlet meydana getirdiler, ama dünyaya huzur getiremediler. Birinci Dünya Savaşı, ikincisini doğurdu.

Yine terör çetelerinden medet ummak var!

Yine sınırlara müdahale var!

Yine bir çılgın, bir haydut devlet var.

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

SATILIK MERCEDES
Satmak Istiyorum (20.08.2008)
ORMAN ENDÜSTRİ MÜHENDİSİ
İş Arayanlar (18.08.2008)
SATILIK-KİRALIK
Satmak Istiyorum (16.08.2008)
MUHASEBE ELEMANI
İş Verenler (16.08.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 41 misafir ve 3 üye bağlı
  • daglarhas
  • Veli Sahin
  • selek

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61