Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow OĞLU ŞEHİT OLANIN KARARI
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
OĞLU ŞEHİT OLANIN KARARI Yazdır E-posta
29 10 2007

Babası da, anası da aynı sözcükleri tekrar ediyorlar. Bu sözler otomatikleşmiş şekilde, şehit analarının ve babalarının ağzından çıkıyor. Bilhassa anaların tutumu hem içler acısı ve hem de gurur verici. Oğlunu tabut içinde kucaklayan ana, nutku tutulduğu için, bazan ağlamayı bile beceremiyor. Oğlunun ölüsünü kucakladıktan sonra, ellerini göğe kaldırarak, “Vatan sağolsun!” diyor. Bunu her sosyal sınıfa dahil şehit anaları söylüyorlar. Bu bir tanrı sığınmasıdır. Zaten de, yaratana böyle bir anda sığınılır. Hırsız ve soyguncuların sığınması gibi olacak değildi ya!

Her ana ve baba, milliyeti ne olursa olsun, savaşta ölen oğulları için hem acı ve hem de gurur duyarlar. Ben, Britanya’daki Amerikan mezarlığını gördüm. Mezarlığın bütün işleri bitirilmiş idi. Ortada bir büyük abide de bulunuyordu. Yakından izleyince, ara ara mezarların başında, yaşlı ve genç, fakat siyahlar giyinmiş kadınların gözleri yaşlı, mezar başlarında dua ettiklerini görüyordunuz. Tıpkı bizimkilerin anaları gibi, onların anaları da yaratana sığınmışlardı. Nedense, babalara az rastlanıyordu. Bizde de öyle değil midir? Demek istiyorum ki, ana hangi ülkede olursa olsun anadır. Sümerlerde de öyle imiş. Sayın Çığ’ın eserlerinde bu konular pek güzel işlenmiştir.

Oğlunun tabutu önünde, ellerini göğe kaldırıp “Vatan sağolsun” diyen analar karşısında devlet yöneticilerinin yapacakları vardır. Bu yapılacaklar, onlarla birlikte gözyaşı dökmek değildir. Şehit analarının istekleri kendileri için değildir. Eğer ana gençse, ölen oğlunun yerine bir daha doğurur, ölenin adını da yeni doğurduğuna verir. Devletten, yöneticilerinden ve yaratan Allah’tan tek istedikleri, vatanın sağ olmasıdır. Vatan nasıl sağ olacaktır ki? Vatan, dokunulmaz olunca sağ olacaktır. Türk anaları, vatanın sağ olmasını isterken, tam bağımsız bir Türkiye, bir vatan istemektedirler. Buna kulak vermeyenler sorumlu olurlar. Bunlara, daha iyi tavsif edecek sözcükler de bulunur. Şehit anaları bulur, demek istiyorum. Oğlunu vermiş bir ananın korkacağı başka bir şey olabilir mi?

Hiçbir devirde, hiç bir iktidardan, bu memleketin şehit anaları ve şehit babaları hesap sormamışlardır. Vatan sağ olsun! derken, biraz da niyetleri, bu hesabın sorulmayacağını ifade etmektir. Bunları bile bile, bunları göre göre, sorumlu insanlar, bu vatan için gerekli kararları almazlar ve vatanı sorgulanır hale getirirleres, bir gün onlardan hesap sorulur. Kimsenin bundan da şüphesi olmamalıdır. Tarih boyunca, devletsiz kalmayı zül olarak düşünen bir milletin zihniyetini alay konusu yapanların birazcık ta akıllarıyla düşünmeleri gerekir. Kimsenin bireyliğine, kimsenin inancına, kimsenin yaşam biçimine bir şey diyen şimdiye kadar olmadı, bundan sonra da olmayacaktır. Devletle alay ederek birey edebiyatı yapanların, varlıklarını devlete borçlu olduklarını anlamaları gerekir. Devlet, insan buluşudur ve bu buluş birey denenleri insan gib iyaşar duruma getirmiştir. Biz ve bizim gibiler, devlet derken, ötekilerden daha az bireyliğimizi düşünüyor değiliz. Bunlar, birbirinden ayrılamaz anlamlardır. Bunları ayıramıyanların sonları ise yok olmaktır. Bu zamanın Türkler için gelmiş olmayacağına inananlar arasındayımdır.

Bizim devletle alay ediliyor. Bu alay etmeye hakkı olmayanlar tarafından alay ediliyor. Güvendiklerinin bile cesaret edemiyeceği bir işlemi, bu çığırtkanlar yapıyorlar. İşte o zaman, şehit anaları da bizler de kahroluyoruz. Bize bu zulmü yapmaya kimsenin gücü olmamalıdır.

Son PKK baskını bir çılgınlıktır. Bu çılgınlık karşılıksız bırakılamaz. Nitekim, askerlerimiz, ölenlerimizin kalanlarından bir kısmı, Kuzey Irak’ta giriş hareketleri yapmışlardır. Bizim sandığımız gibi reaksiyon görmüştür. Hiç kimse, başkaları için kendi evlatlarını ateşe atmaz. Amerikalılar da atmıyacaklardır. Amerikan gücüne geleceğini bağlamış görünenler, birazcık gözlerinin önüne bakmalıdırlar. Meclisin kararı savsaklanamaz. Bu Irak hududu, sıra dağların eteklerinden itibaren 25-30 km içeriye düzlüğe çekilmeden, Irak’la aramızdaki emniyet temin edileez. Irak’a da, başkalarına da saygılıyızdır. Bu saygımız, bize saygısızlık edilmesinin vasıtası da olamaz.

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

DEVREN SATILIK CD MARKET
Satmak Istiyorum (01.12.2008)
MATEMATİK ÖĞRETMENİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
ELEKTRİK TEKNİSYENİ VEYA TEKNİKERİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
2005 BORA
Satmak Istiyorum (30.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 66 misafir ve 4 üye bağlı
  • lojmandan
  • metinerisken
  • ati
  • attila

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55