|
Siz kalkıp ta, bu ismin delalet ettiği anlamı, asıl isimleriyle açıkla, derseniz; benim içinden çıkmam mümkün olmayabilir. Herhalde işin içinde sanayi ve ticaret gibi nosyonların olması gerekiyor. Baş harfleri alarak yeniden yapılan terkiplerin moda olduğundan beri, insanların aralarında anlaşmaları zorlaşmıştır. Konuyu uzaklaştırmak için, bu tartışmaları bir tarafa bırakmak gerekiyor. Eskilerde, Süleyman Demirel de, Tüsiad’ın bir söylemine sinirlenerek, “Siz kimsiniz ki! Siz bir derneksiniz ve devletin üzerinde söz sahibi olmak istiyorsunuz” demişti. Ondan beri, Tüsiad adlı teşekküle kızana da rastlanmadı.
Asıl demek istediğim konu şu: Tüsiad mensubu bir dokunulmaz, bir ilk olacak konuyu ortaya getiriyor; Türkiye’de konuşulan dillerin (ölmüşlerin değil) okullarda seçmeli ders olarak okutulması, gerekli imiş. Devlete, Tüsiad mensubu dokunulmaz, bunları tavsiye edior. Aslında bu bir emir mahiyeti taşıyor da, buna henüz cesaret edilmiyor.
Bu söylenen ne demektir? Bundan şu anlaşılır; okullarda, kim hangi etnik kökene mensup ise, o çocuk, o etnik kökenin dilini seçmeli ders olarak alacaktır. Bu etnik dilin edebiyatını ve gramerini de öğrenecektir. İlerde, eserler yazma şansı, bu etnik çocuklar için imkan içine çekilmiş olacaktır. Türkçede bu böyle anlaşılır. Bunun geleceği hakkında tartışmalardan, ihtimallerden bahsetmek ise, gericiliktir. Demokratik bir rejimde bunlar tartışılamaz. Bunlar, insan hakları arasında bulunmaktadır.
Dünyada 180 devlet var. Şimdi, 235 olduğunu söylüyorlar. Bu kadar devletin hepsinde etnik kökeni başka olan insanlar yaşıyor. ABD’de 45 milyon zenci var. Bunların hiç birinde, bizim dokunulmazın isteğine benzer bir tatbikat var mı? Memleketimin Allah için düşünen ve beynini kullanan insanları; böyle bir şey gördünüz mü, işittiniz mi, okudunuz mu?
Almanya’da 3 milyon Türk insanımız var. Bunların bir kısmı Alman vatandaşı olmuşlardır. Bu ne demektir? Bu, Türklerin bir kısmının Alman olduğunu gösterir. Bunların kalkıp ta, biz Alman vatandaşı olduk ama, benliğimizi unutmak istemiyoruz; okullarda Türkçe’nin yardımcı ders olarak okutulmasını Almanya kanunlarının içine koyunuz, denebilir mi?
ABD’de, etnik kökenin sayısı yok ve her biri üç-beş, hatta sekiz Kürdistan kuracak kadar nüfusu ihtiva ediyor. ABD’de, hiç bir etnik kökenin mensubu böyle bir iddia ortaya atamadığı halde, bizim kurumlarımızın adamları bu cesareti nasıl gösteriyorlar?
Bu memlekette, demokrasi yanlış anlaşılmıştır. Demokrasi, herkesin istediğini istemesi veya yapmaya kalkması demek değildir. Demokrasi, memleketin kanunlarını tanımama hakkı veren bir rejim değildir. Demokratik hakları kullanarak, ülkede ayırımcılık fikirlerini geliştirme hakkınız yoktur. Demokratik rejim, ulusallık getirir. Ulus, bir ana babadan gelmiş insanların birlikte yaşamak için, belirli umdeler etrafında toplanması demektir. Bu topluluktan bir kültür de yaratılacaktır. Böylece, ulus yaratılmış olacaktır. Demokratik yolla ulus tahrip edilmez, ulus yapılır. Hemen her yazıda işaret koyuyoruz ki, uluslaşmak için bin sene yeterli bir zaman imiş. Anadolu topraklarında da, birlikte yaşantımız bin seneyi geçiyor. Bu müddete rağmen, ulus bölücülüğü yaratan fikirlerin yaratılmasına sebep var mıdır?
Her milletin tek resmi dili vardır. Milletin adamları bu dille eğitim yapacak, bu dille hakim önünde sorgulanacaktır. Komşuluk ta bu dille olacaktır. Siz, bu isteği, okullarda okutulan yabancı dille kıyaslamaya kalkamazsınız. Sıkışırsanız kalkacaksınız da, bunun ifade ettiği bir anlam olmayacaktır.
Tüsiad mensubunun sözleri makes bulmamıştır. Ayırıcı cinsinde olanları da, hiç şüphe etmiyoruz ki sevindirmiştir.
Diyoruz ki, demokratik bir rejimin sahibi olabilmemiz ve onun nimetlerinden faydalanmamız için, birlik olmamız, ulus olmamız, aynı kültüre sahip çıkmamız, aynı kültüre katkılar yapmamız gerekir. Nifak tohumlarını yeşertmeye çalışmakla, bu işin sonu getirilemez. Sayın Başbakanımız, demokrasinin kendileri için araç olduğunu söylemişti. Bu sözün izahını da, tam bir sene sonra yapmıştı. Bizden, yani milletin içinden bazıları da çıkıp, demokrasinin kendileri için de araç olacağını söyleyebilir. Bunların izahını yapmak ta, zaten pek gereklilik göstermiyor.
|