|
24 10 2007 |
|
İki gündür yoğun bir bombardımana tutulduk. Teröre verdiğimiz genç fidanların acısını yüreğinde duyan kim varsa bir şekilde tepki göstermek için çırpınıyor. Duyarlılık iyidir. Tepki de öyle. En azından rahatlatır insanı. Ancak beni rahatsız eden bazı şeyler var. Özellikle sendikalar ve bazı kuruluşların sanki “Amanın benden önce birisi kalkar da açıklama yaparsa rezil olurum” yaklaşımı rahatsız ediyor. Bir de parça parça yapılan tepkinin etkisinin düşük olduğunu görmemek mümkün değil. “Ne yapabiliriz?” sorusunun yanıtını henüz bulduğumuzu söyleyemem.
* * *
Bayrağını kapan yola düşüyor. İyi güzel de bunu yapmak için onlarca insanımızın ölmesini mi beklemek gerekiyordu? Memleket ayağımızın altından bugün çekilmiyor ki. Yıllardır oynanan oyunları dile getirenlerin coplandığını birileri unutmuş olabilir ama en azından o copu sırtında hala duyanlar unutmadı. Bugün Amerika en büyük düşman oldu. Düne kadar stratejik ortaktı. Solcular yıllarca “Amerika katil katil” diye türkü dinlerken küçümseyenler “Büyük şeytan” demeye başladı. Eh, günaydın.
* * *
Referandum güme gitti. Terör belası ne kadar gündem olabilecek hadise varsa aldı götürdü. Güneydoğuda referanduma evet oyunun bu kadar yüksek çıkması ile ilgili kimse bir yorumda bulunmuyor. Ya da bulunuyorsa bile terör lafının altında kaybolup gidiyor. Sahi referanduma evet çıkması için hangi parti propaganda yapmıştı. Bir şey ima etmeye çalışmıyorum canım, bu partinin lafının nerelerde geçtiğini görmesi için hatırlattım.
|