|
Çorumspor sahasında puan dağıtmaya devam ediyor. 2. ligi hedefleyen ve bu yolda sahasında oynayacağı maçlara güvenen Çorumspor, Kastamonuspor’dan sonra Bulancakspor’a da yenilerek çok büyük bir darbe daha aldı. 2-0 galipken 3-2 yenilmek Çorumspor’un öz güvenini tamamen yitirmesine neden oldu. Bundan sonraki haftalarda Çorumspor’un işi gerçekten daha da zorlaştı.
Çorumspor’un iç sahada kazanamamasının en büyük nedenlerinden biri psikolojik baskı. Oysa bakıyoruz ne bir taraftar, ne de kamuoyu baskısı yok. Tüm veriler Çorumspor’un lehine. Durup dururken strese girmenin mantığını çözebilmiş değilim. Çözemediğim konulardan biri de, Çorumspor’un hangi sistemde mücadele ettiği. Eğer Çorumspor’un oynadığı sistemi çözebilen varsa lütfen bana da anlatsın. Hedefe oynayan bir takımın 6 haftada 12 puan kaybetmesi bir yerlerde çok ciddi sorunların olduğunu gösteriyor.
Çorumspor’un kadrosuna baktığımızda, bireysel olarak üçüncü ligin üzerinde kalitede futbolculardan kurulu olduğunu görüyoruz. Ama bu isimler bir araya geldiğinde takım olamıyorlar. Bunun yanında, Teknik Direktör Cevdet Uzunköprü’nün kadroda istikrarı sağlayamaması da önemli bir etken. Divriği maçında bakıyoruz Kenan 18 kişilik maç kadrosunda yok. Dönüyoruz Bulancak maçına. Kenan ilk 11’de sahada. Bu ne yaman çelişki böyle. Buna benzer birçok örnek daha var. Yine Cevdet Uzunköprü ilk basın toplantısında, “Hedefe oynuyorsanız elinizdeki gençlerin mutlaka forma kapma yırışında olmaları gerekiyor” dediğini hatırlıyorum. Bugün bakıyoruz, 18 kişilik maç kadrosu 20 futbolcu arasında değişiyor. Henüz gençlerden kadroya girebilen yok. Oysa Hüseyin’in kadroya girmeyi çoktan hakettiğini düşünüyorum.
Bulancakspor maçının ayrıntısına girmiyorum. Maçtan önce de benim için futboldan ziyade alınacak sonuç önemliydi. Çorumspor maçın başında 2-0 gibi çok önemli bir skor avantajı yakaladı ancak Divriği’de olduğu gibi geriye çok yaslandığı için kalesinde 3 gol görerek yenildi. Buraya kadar normal diyebiliriz. Ama normal olmayan birşey var. O da yenilginin faturasını hakeme kesmeye kalkmak hedef şaşırtmaktan başka birşey değil. Herkes hakemin yanlış bir penaltı kararı verdiğini düşünüyor ve bu kararın arkasına saklanıyor. Oysa buna benzer yüzlerce penaltı örneğini göstermek mümkün. Penaltı pozisyonunu geçin, maçın geneline bakın. ilk 20 dakika hariç Çorumspor ne yaptı sahada? Koskoca 70 dakikayı irdeleyin. Kenar yönetiminin taktiksel hataları, futbolcuların maçın 90 dakika olduğunu unutmaları hezimeti getiren baş faktörlerdi.
Ya şeref tribünündekilere ne demeli. Hadi kendini bilmezler faturayı hakeme kesmek için provakatörlük yapıyor da, siz orada oturanlar, aklı başında insanlar, nasıl alet oluyorsunuz böyle birşeye. 2 sezon önce şeref tribününden hakemlere yapılanlar sonucunda Çorumspor’un çok önemli olan Ünye maçını seyircisiz oynadığını ne çabuk unuttunuz? Hiç mi ders almadınız. Çorumspor sevginizi böyle mi gösteriyorsunuz? Bravo o zaman!
Beyler, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşıyız. Edirne’den Kars’a kadar hepimiz Türk’üz. Türk insanı olarak PKK illetinden neler çektiğimiz ortada. Bölücülük yapıyorlar diye PKK’ya lanet okurken, sırf doğulu diye hakemlere PKKlı demek, “PKK dışarı” diye tempo tutmak bence insanlık ayıbıdır.
Çorumspor şampiyon olur veya olamaz. 2. lige çıkar ya da çıkamaz. Bunu zaman gösterecek. Ama bir kez daha gördüm ki, Çorum olarak bazı şeylere henüz hazır değiliz, hak etmiyoruz. Sanırım önce yenilme sanatını öğrenmemiz gerekecek.
Son olarak, hakemleri şeref tribünü altındaki kapı yerine çıkış tünelinden içeri alarak Çorumspor’un ceza almasına engel olan Hakan Yalçınkaya’yı kutluyorum.
|