Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow VATAN SEVGİSİ ÜZERİNE!...
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
VATAN SEVGİSİ ÜZERİNE!... Yazdır E-posta
22 10 2007

Türkiye de yaşayan herkesin yaşamı, ayrı ayrı romanlara konu olacak cinstendir.

Yeter ki birazcık yazmayı ve okumayı bilelim!..

Birazcık da araştırmayı…

Dinlediğimiz insanların büyük bir çoğunluğu, (hatta bu insanlar size göre gayet sünepe bir yaşam sürmüş olsa bile) konuşmaya başladığında “Ben yaşadıklarımı anlatsam, koskocaman bir roman olur” der…

Haklılar…

Burası Türkiye ve herkesin hikayesi ayrı birer roman…

Şimdi gündemde tezkere ve onunla beraber gelen şehitlerimiz var. İşte bu yüzden hangi toplumda olursak olalım askerliğini yapmış her erkek kendi askerlik anısını anlatmaya başlıyor hemen.

Geçenlerde bir dost sohbetinde, milliyetçilik ve vatanperverlik üzerine koyu bir sohbete dalmıştık yine. Her ne kadar biz bayanların askerlik yapma şansı olmasa da ben ilgiyle dinliyorum askerlik anılarını.

Toplulukta bulunan ve  askerliğini yapmış olan  herkes ucundan kenarından  vatanına faydası dokunup can siperine onu savunan kişilerdi.

Sohbetin bir anında  büyüğümüz, daha önceden tanıdığı Jandarma karakol komutanlığı yapmış ve sonraki yıllarda Korgeneralliğe kadar yükselmiş bir yüzbaşının yanına gittiği zamanki anısını anlatmaya başladı;

“Benim oğlan” dedi,

Askerlik için Tunceli’ye gidecekti.

Anası ile ikimiz apar topar soluğu  yüzbaşının yanında aldık.

Komutan, denetleme için il dışına çıkmış. Yaveri kapıda karşıladı bizi.

“ Komutanımın emridir. Her ne derdiniz varsa bana anlatacaksınız, çözümü ben bulacağım ” dedi.

Ve anlattık!..

Oğlumuzun dağıtımının Tunceli’ye çıktığını, mümkünse iç Anadolu’da bir yerlere getirilmesini istediğimizi söyledik…

Yaver, “Kolay” dedi…

Bunun için komutanımızı beklemenize hiç gerek yok. Siz şimdi buradan çıkın, dağıtımı bu civarlara çıkmış bir ana kuzusu bulun, onu oğlunuz gideceği Tunceli ile  yer değiştirmeye ikna edin ve tekrar gelin ben oğlunuzu istediğiniz yere aldırayım…

“Olur mu ya! Nerden bulalım biz böyle bir adamı?” Dedik…

Olmaz mı?

“Eee olmaz tabi. Kim kabul eder ki rahat rahat askerlik yapmak varken Tunceli’nin dağlarında keklik gibi sekip gezmeyi?”

Peki, orası vatan toprağı değil mi? İllaki bir vatan evladı o toprakları düşmana karşı beklemeyecek mi?

“Bekleyecek ama orada terörist çok. Ölüm riski de fazla. Benim oğlan gitmeseydi diye düşündük anasıyla. Evlat işte…

Bu söylediğinizi komutanım duymasın. Sizi abdesinde namazında ve kalbi vatan sevgisi ile yanıp tutuşan bir insan olarak biliyor.” Dedi ve ısmarladığı çayı boğazımıza düğümleyip gönderdi.

Aslında hem bana hem de hanıma iyi bir ders vermişti yaver…kendimizden utanarak ayrılarak yaverin yanından.

Orası vatan toprağıydı elbet. Muhakkak birilerinin beklemesi gerekirdi. Şans da bizim oğlana çıkmıştı. Gidip bekleyecekti…

Ve öyle de yaptı…

Ama nerdeyse anasıyla ben de ikinci askerliğimizi yapmıştık onunla.

Yine bir dost meclisinde milletimin  vatan aşkı ile nasıl yanıp tutuştuğuna dair anısını, bir arkadaşımız anlattı;

“Kıbrıs barış harekatının başladığı gün sabah saat beş buçukta taburu içtima alanına topladılar.

Az sonra tabur komutanı geldi.

“Evlatlarım” diye söze başladı.

  Ve öyle dokunaklı bir konuşma yaptı ki vatan sevgisi üzerine, alanda toplanan bin beş yüz kişi hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladık.

“Şimdi” dedi.. “Aranızdan taburumuzu temsilen 40 arkadaşınızı gönüllü istiyorum. Biliyorum hepiniz Kıbrıs’a gitmek, oradaki soydaşlarımızı korumak için can atıyorsunuz ama şimdilik bana kırk kişi yeterli. Gönüllü olmak isteyenler el kaldırsın…

!!!!!!!!!!!!

Oda ne?

Bütün taburun “deli” diye takıldığı Kütahyalı Mehmet’den başka el kaldıran yok bin beş yüz kişinin içerisinde!

Komutan önce sinirden dudaklarını kemirmeye başladı. Sonra hiddetle, “Kütahyalıyı bir kenara ayırıp diğerlerinin arasından seksen kişi seçin” dedi…

O seksenin arasında ben de vardım!...

Ve  böylece vatan kurtarmaya gittik!...

Dediğim gibi, herkesin kendine has bir askerlik hikayesi var…

Özellikle vatan aşkı üzerine;

Yazsan roman olur…

Dost sohbetlerinde atıp tutmak, vatan sevgisi ile yanıp tutuşmak kolayda, iş onu hayata geçirebilmekte.

Aslına bakarsanız Mustafa Kemal’in ordusu milletine hacet bırakmadan yapıyor vatan bekleme vazifesini…

İşte o yüzden bende Siyaset Meydanında saatlerce ceketinin önü ilikli oturan Gazi İbrahim Astsubay’ın önünde tüm askerlerimizi ve ordumuzu temsilen saygıyla eğiliyorum.

Her Gününüz Güzel Olsun.

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

DEVREN SATILIK CD MARKET
Satmak Istiyorum (01.12.2008)
MATEMATİK ÖĞRETMENİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
ELEKTRİK TEKNİSYENİ VEYA TEKNİKERİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
2005 BORA
Satmak Istiyorum (30.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 73 misafir ve 3 üye bağlı
  • kampusula.com
  • i_ercan
  • cyanardag

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55