|
Türkiye Büyük Millet Meclisi bir karar alıyor. Bu karara göre, Türk hükümeti sınır ötesi bölgelere asker gönderebilecek ve PKK mensuplarına sıcak takip tatbik edebilecek. Bu tezkereye, bütün muhalefet katılmış durumda. Hangi hükümet meclise böyle bir tezkere veya kanun getirdi de bu ilgi ile meclis karşıladı?
Tezkere çıkmış ama, Devletin Başbakanı bizzat, bu tezkerenin caydırıcılık amacında olduğunu açıklıyor. Başbakana göre, tezkerenin çıkması, harekatın hemen başlayacağını göstermez. İnşallah, Başbakana göre, bu tezkereyi kullanmak ihtiyacı kalmaz.
20.10.2007 Pazar sabahı, daha referandum yeni başlamış, bir televizyon kanalında, Hakkari’de 9 şehit olduğu ilan ediliyor. Yaralılar da var. Bu rakamlar, saatler ilerledikçe artma gösteriyor. Bu yazının yazıldığı saatlerde, 15 şehit, 16 yaralı ve 6 adet kaçırılmış asker var. Sayısı 150 nin üstünde olan bir terörist gurubu, bölgede bulunan bir tabura baskın yapıyor. Teröristler 150 diyelim; taburda bulunan asker sayısı, tam kadro olunca, ne kadardır?
Türkiye Başbakanı, gözdağı vermek için, meclisinden hudut geçme tezkeresi çıkarırsa, PKK da, bu işin pahalı olacağını Başbakana anlatmak için, böyle bir baskını yapabilir. Gözdağı vermek, düşünülen planları durdurmak hakkı, sadece Türk Başbakanının hakkı olamaz. Bu hakkı, kendisine güvenen herkes yapabilir. Niyetinizi bu kadar açık ifade ederek karşınızdakilerin cesaretini artıramazsınız. Bu şehitleri Türk anaları doğurmuştur.
Daha yazı bitmedi ama, şehit, yaralı ve kayıp rakamları ürkütücü rakamlara yükselmiş durumda. Rakamlar, hep Türk ordusunun kayıplarını bildiriyor. Teröristler hakkında hiçbir haber alınamıyor. Yoksa, teröristlerden ölen, öldürülen hiç olmadı mı? Bir tabur toptan uykuda mı yakalandı? Neden haber alamıyoruz. Seçimlerde böyle hiç habersiz kalmamıştık. Son genel seçimlerin neticelerini Dünyada rekor kıracak kadar çabuk almış değil mi idik?
Korkunun ecele faydası yoktur. Teröristlerin elinde Amerikan silahlarının olduğunu bizzat sayın Başbakanımız açıklamışlardır. Amerika’nın planları ne ise, bu planlar tatbik edileceklerdir. Bu işin arkasında Amerika’nın olduğunu bu kadar açık ifade ettikten sonra, bizim Başbakan, daha Amerika’ya gidip te Başkan Bush’a neyi anlatacaktır? Amerikan başkanı bu silahların çalındığından başka, bizim Başbakana neler söyleyebilecektir? Başkanın özür dilemesi bekleniyorsa, bu büyük bir yanılgıdır.
Tezkere işlerlik kazanmalıdır. Yetki ve sorumluluk Genel Kurmay’ın olmalıdır. Başbakanı ve iktidar partisini kötü durumda bırakacak bir şey yoktur. Bu işin altından, şey kafasıyla çıkılamaz. Bazen susmasını bilmek te bir meziyettir. Muhalefet sorumluluğu paylaştığına göre, iktidarı önleyen düşünceler ne olabilir? Önümüzdeki sorun bir devlet işidir. Devlet te, yalnız iktidarın değildir. Milletin sesinin bir kıymeti varsa, bu ses artık duyulmalıdır.
|