Anasayfa arrow YAZARLAR arrow ALİ EMİROĞLU arrow BİLDİKLERİMİZİ ORTAYA KOYUYORUZ
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
BİLDİKLERİMİZİ ORTAYA KOYUYORUZ Yazdır E-posta
17 10 2007

Bu yazıda ortaya koymaya çalışacaklarım, benim düşüncelerim değildirler. Ben bunları başka, tanıdığım ülkelerde görmüşümdür. Bu başka memleketlerin kitaplarından okuduklarımı da düşünebilirsiniz.

En iyi bildiğim memleket Fransa’dır. Şimdi de, meraktan dolayı, Amerikan kitaplarının Fransızca’ya çevrilenlerinden edindiğim bilgileri size iletmek istiyorum. Bunun gizli-kapaklı yanı da yoktur. Herkes bu bilgileri, tıpkı benim gibi, kitaplardan ve hatta internetten bulup öğrenebilirler.

İyi bildiğimi söylediğim Fransa’da ve de Amerika’da eğitim tek dille yapılır. Bu dil, aynı zamanda resmi dil olarak ta anılır. Bu eğitim dili Fransa’da Fransızca, Amerika’da İngilizce’dir. Bütün diğer memleketlerde de aynıdır. Yalnız İsviçre’de üç dil resmi dil olarak kabul edilmiştir. İsviçre’de devlet memuru olacaklar, bu üç resmi dili öğrenmek zorundadırlar.

Bizim dışımızdaki bütün devletlerde resmi eğitim dili tek olduğu halde, bu devletlerin hepsinde etnik kökeni başka olan pek çok kitleler vardır. Bu kitleler bazen 10 milyonları çok aşarlar. Hiç birisi, kalkıp ta, bizim eğitimimiz kendi dilimizce olsun demez. Hiçbir etnik köken, böyle bir isteği insan haklarından saymaz. Eğitilmek insan haklarındandır. Eğitim ise, o ülkede en gelişmiş dille yapılır.

Amerika, Ortadoğu’daki 20-25 devleti, devlet olarak saymıyor. İsrail, Amerika’nın ayak basacağı bir devettir. Amerika, ayak basacağı ikinci devleti Kürtlerden seçti. Onu geliştiriyor. Onu büyütmek isteyecektir de. Ona bir deniz yolu açmayı da isteyecektir. Çünkü, Kürt devleti, tıpkı İsrail gibi, Amerika’nın basamağı olacaktır.

Bu Amerika, Ortaasya’da da bir devleti benimseyecektir. Mevcutlardan birisini inandıramazsa, onu da etnik köken bakımından parçalayıp, etnik kökenin birisini yeni bir devlet olma yoluna sürükleyecektir. Biz bunlara ayak devletler diyoruz. Amerika, Ortaasya’ya böyle girecektir. Kendisine karşı devletleri, böylece birbirinden uzaklaştıracaktır. Onları böyle bölecektir. Amerika’nın fikri budur; başarıp başarmaması ayrı bir sorundur. İsrail hariç, kendi kurduğu ayak devletleri de, işinin gerektiği kadar kullanacaktır.

Şimdi, bizde bir anayasa yapılıyor. Eski Anayasalarımızda olmayan bir kayıt getiriliyor. Konuşulan dillerle de eğitim yapılabilecektir. Konuşulan dil tabiri de bir uydurmacadır. Şimdilik cesaret edilmek istenmiyor, maksat Kürtçe ile eğitim yolunun açılmasıdır.

Dünyada görülenlere ve bizim de, başkalarının da açık seçik şekilde ortaya koymaya çalıştığımız esaslara göre, konuşulan bir dille eğitim yapma yolunu açmak, ülkenin bölünmesinin yolunu açmaktır. Bunun arkasında, Menderes’ten beri takip edilen siyasi politikanın tatbik sahasına konmasını temin etmektir. Bunun sonu da, eninde, sonunda, parçalanmaktır. Kitaplardan okuduklarımızdan değil, bu yolun parçalanma yolu olduğunu, biz insanların bir kısmı, yaşadığımız ömür içinde de görmüş bulunuyoruz.

Bir devlet adamı veya adamları, yönetim zamanlarında, tehlikeli teklifler ve baskılar altında kalabilirler. Hatta, yöneten insanlar, hatalar da yapmış olabilirler. Hiç olmazsa, hata yaptıklarını anladıklarında; yahut, tehlikeli teklifi önleyemeyecek noktaya geldiklerinde, açıkça çıkıp sorunları milletin önünde anlatmaktadırlar. Bu insanların millet tarafından cezalandırıldıkları görülmemiştir. Bu zorlu anda, milletin hemen hepsi, milletin düşünürlerinin de topu, bu baskının kaldırılması, bertaraf edilmesi için, o yöneticilerin yanında yer alırlar. Biz değil, ben dahi böyle durumlarda şahitlik durumunda kalmışımdır. Bu sözleri, aynı zamanda, büyük insan İsmet Paşa da kendisine yakışan bir üslupla ifade etmiştir. Zorda kalan devlet yöneticisi, selameti açıklıkta aramalıdır.

Ülke, hatalı bir yola, bir bölünme yoluna giriyor. Her şeyin tarifini isteyen, her sorunu halk oylamasına götürmeyi düşünen büyük demokrat bu insanlar, bölünme tehlikesinin ne tarifini istiyorlar, ne kendileri yapıyorlar, ne de halk oylamasına gerek görüyorlar. Kürtlerin ayrılmak istediklerini nereden biliyorsunuz? PKK ile DTP bizim Kürtlerimizi temsil edemezler. Ve ben, Kürtlerimizin ayrılacaklarına inanmıyorum. Bu işleri ya bırakmalı yöneticilerimiz, yahut ta, her şehrimizde ve köyümüzde, ayrılık istenip istenmediği halk oyuna sunulmalıdır. Aksinin neticelerini, aklıma gelenleri, söylemek değil, kafamda düşünmek bile istemiyorum. Sayılar maceracının dediklerine uymaz.

.

.

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

SATILIK ARSA
Satmak Istiyorum (12.10.2008)
BAY ELEMAN
İş Verenler (11.10.2008)
ELEMANLAR
İş Verenler (11.10.2008)
TOHUM EKİLİR
İş Arayanlar (11.10.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 88 misafir ve 5 üye bağlı
  • şeroş19
  • deniz3529
  • MUSTAFA SAATCİ
  • atilla190
  • fatih1907

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61