Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow BAHRİ GÜVEN'DEN DUYGULANDIM
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
BAHRİ GÜVEN'DEN DUYGULANDIM Yazdır E-posta
08 10 2007

Çorum Haber yazar ailemiz mensuplarından sayın Bahri Güven arkadaşımıza geçmiş olsun diyorum. Yazılıkaya’da çıkan hastalık hikayesini ve hislerinin ifadesini yavaş yavaş okudum. Bu güzel yazıyı hızlı okudu iseniz, bu yazıyı okuyanlara, bu güzel yazıyı, bir defa da yavaş okumalarını tavsiye ederim. Yazının zevkine o zaman varacaklardır. Sayın Bahri Güven’in yazısı, şöyle geçiştirilecek cinsten bir yazı değildir.

Sayın Bahri Güven arkadaşımızın geçirdiği hastalığı, bütün insanlar geçirebilirler. 40 yaşından sonra erkeklerde görülmeye başlar. Bu koroner hastalığı bakımından, kadınlar daha şanslıdırlar. Kadınlarda hastalık 50 yaşından sonra görünmeye başlar. Sonra, cinslerde hastalık eşitlenir.

Herkes bu hastalığı geçirebilir de; herkes bu hastalığı sayın Bahri Güven gibi anlatamaz. Bahri Güven, hastalık altında duyduklarını, edebi kudretine dayandırarak tavsif etmeyi bilmiştir. Hastalıktan bir edebi yazı ortaya konabilir mi? Adamı bunu yapıyor; sayın Bahri Güven bunu yapmıştır.

Hastalığın arazlarını, kalp kitaplarının iyilerinin yazdığı gibi yazıya geçirmiştir. Ben, hekim olarak işaret edeyim ki, ölüm korkusu yalnız bu hastalıkta hissedilir. Bunu nasıl mı biliyorum? Ben, hem kalp hastalıklarını bilirim ve hem de bu menhus hastalığı, tıpkı Bahri Güven gibi, hem de, onun gibi 66 yaşında değil, 48 yaşında geçirmişimdir. İşin tuhafı şu ki, benim hastalığımın teşhisini kendim koymuşumdur. Beni tedavi edecek ikinci bir kalpten anlayan olmadığı için, otobüsle hem de kaloriferi yanmayan buz gibi bir otobüs içinde Ankara Üniversite Hastanesi’ne gitmişimdir. O zaman, Çorum’daki sağlık imkanları, çok şükür, şimdiki kadar yeterli seviyede bulunmuyordu. O zaman, Ankara Üniversite hastahanesinin cerrahi imkanları da kısıtlı idi. Bu günkü gibi, bolca kalp müdahalesi yapılıyor değildi.

Sayın Bahri Güven’in, meslektaşlarım için yazdığı güzel, sevimli, içtenlikli duygular ifade eden satırlardan da çok mutlu oldum. Meslektaşlarım bu iltifatlara layıktırlar. Ben, ihtisas yaptığım memlekette hastaların hemen hepsi, doktorları için, Bahri Güven’in hislerini taşırlardı. Asya Gribi Fransa’nın yarısını yatağa bağladığında, Lyon’da virus bulunmuş ve aşısı da yapılmıştı. Aşı yapımı kafi olmadığı için, yalnız doktorlar ve hastahane personeli aşılanabilmişti. Kimse bu ayrışımdan şikayetçi olmamıştı. “Onlar bize bakıyorlar” dendiğini çok duydum. “Biz insan değil miyiz?” diyene hiç rastlamamıştım.

Bahri Güven arkadaşımıza tekrar geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Hastalıklar insanlar içindir.Bu hastalığın ilk ortaya çıkışında, hastaların beşte biri doktor yardımını görmeden ölürler, Yani, bunlara doktor yetişemez. Geri kalanlar ne olur? Bunları da Bahri Güven arkadaşımızın ve hiç bir hastanın bilmemesi gerekir. Tıp ilmi değil sanat, siyaset sanatı gibi herkesin bilmesi gereken olmamalıdır. Hastalar, Bahri Güven de dahil, taburcu edilirken kendilerine yapılan tavsiyelere dikkat etmelidirler. Herkese söylenen tavsiyeler arasında sigara başta gelir. Kilo kaybedilmeli ve ideal kiloya gelinmelidir. Yağlı yenilmemelidir. Tavsiyeler arasında, zamanı gelince ve ondan sonra, tavsiye edilen hareketlilik mutlak gösterilmelidir. İnsan yaşlanmaya devam ettiğine ve koroner hastalıkları da bir yaşlılık hastalığı olduğuna göre, bu hastalığın yenilemesi olmaz. Olup olmayacağını hekimler bilemez. Hasta denilenlere dikkat ederse, hastalığın yenilemesi önlenebilir.

Bahri Güven arkadaşımız dahil, her hasta ve bütün insanlar, kalplerine dikkat etmelidirler. Kalp bir pompadır. Yakında bunun plastikten olanı da yapılacaktır. Eskinin atılıp yeninin takılması olacağı güne kadar, kimse kalpten ölmemeye dikkat etmelidir. Kalp, edebiyatçıların ve sanatçıların dedikleri gibi, hislerin toplandığı merkez değildir. Bu duyguların yerleşim yerleri beyindir. Bu nimetin yerleşim yeri olan beyni geliştirmeyen insanlardan hiç bir şey olmaz. Olsa olsa, gerici akımların aleti olabilirler bunlar.

Sayın ve sevgili arkadaşımız Bahri Güven, böyle anlarda geniş ve sığınıcı olacaksınız. Yaratana sığınma zamanı böyle anlardır. Vakit gelmeyince insanlara bir şey olmaz. Vakit gelince de, benim hocam, kalp hocam Prof. Fromen bile bir işe yaramaz. Size tekrar geçmiş olsun diyorum. Meslektaşlarım için beslediğiniz güzel duygular için de teşekkürler ederim.

.

.

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

DEVREN SATILIK CD MARKET
Satmak Istiyorum (01.12.2008)
MATEMATİK ÖĞRETMENİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
ELEKTRİK TEKNİSYENİ VEYA TEKNİKERİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
2005 BORA
Satmak Istiyorum (30.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 92 misafir ve 4 üye bağlı
  • volkan19
  • huseyinors1
  • aynur
  • cyanardag

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55