|
Bir insan ve de bir millet, namus nosyonu taşıyorlarsa, verdikleri sözde sebat etmelidirler. Türkçede, söz namustur, denmesinin sebebi budur. Bu atalar sözlerinin kıymetleri vardır. Her millette atalar sözü bulunur. En eski atalar sözü olan illet ise, Sümerler imiş. Şu Sümerler, bütün milletlerin pabucunu dama atacağa benzer. Sümerlerin atalar sözlerinin bir kısmını okudum ben; vallahi, bizim şimdi kullandığımız atalar sözlerimize benziyorlar. Bu bizim Atatürk’ün bir bildiği olmalı. Daha Sümerlerin yazıları okunup konuşulmadan, Sümerlerin Türk olduklarını ortaya atmıştı. Bunu belirleyecek yazılı bir vesika ortaya çıkartılırsa, bizim Kürtlerin ağzını bıçak açmayacaktır. Onlar da asıllarının Sümerler olduğu iddiasında bulunuyorlar da.
İnsan yaşlanınca çenesi düşüyor. Çenesi düşmek demek, çok, gereksiz konuşmak demektir. Ben daha o kadar yaşlı değilim ama, yine de size göre ileri yaşta sayılırım. Bakın yine lafı uzattım. Ben, lafı Kenan Paşa’ya getirmek istiyordum. Yine darmadağın ettik.
Bizim Kenan Paşa’mız Cumhurbaşkanımız idi, yahut daha devlet başkanımız mı bulunuyordu; onu pek hatırlayamadım. Türkçesini yazıyorum, Kissinger, Nato adına Türkiye’ye gelmiş idi. Kissinger, Kenan Paşa’dan, Yunanistan’ın Nato’ya tekrar dönmesini önlememesini istemişti. Kenan Paşa karşılaşmamak için Sivas’a gitmişti ama, adam sırnaşık, Sivas’a kadar da gitti. Ayak üzeri bir konuşma yaptılar. İki asker, birbirlerine asker sözü verdiler. Yunanistan Nato’ya döndü. Yunan devleti Nato’ya döndü, döndürüldü ama, Kissinger’ın bize verdiği sözler tutulmadı. Yunanistan, eski, bildiği Türk politikasına devam etti. Biz de, bizim için geçerli asker sözünün, başkaları için geçerlilik göstermediğini öğrenmiş olduk. Fakat, biz unutkan bir milletiz. Az et yiyerek büyüyen milletlerin insanları büyük bir hafıza sahibi olamazlar. Onun için, sorunu unuttuk gitti.
Yeni bir durum karşısında daha bulunuyoruz. Bu defa da Fransa, Nato’nun askeri ve nükleer kanadına yeniden dönmek istiyor. Fransa’yı tanımaz olur muyuz. Bizim Avrupa Birliği’ne girmemizi istemeyen milletin devleti. Avrupa’nın bizimle münasebeti olan en eski devleti olduğu halde, anlaşılması zor bir Türk düşmanlığı demesek bile, bir Türk istemezliği taşıyor. Demek ki, Fransa için, zülfüyare dokunmuşuz. Aslında Fransa, yarin zülfüne dokunmaya değil, Fransız dilberinin beline kollarınızı dolamanıza bile pek aldırış etmez. Geniştir Fransızlar. Bizim kızlar hoşlarına gitti diye kendilerine gurur vesilesi bile çıkarırlar. Anlayamıyoruz bir türlü. Bizim hariciyemiz de, Fransa’yı tanıyanları görevlendireceğine, onları namaza alıştıracakları görevlendiriyor.
Açıkça, Fransa sıkışmıştır. Türkiye veto ederse, Fransa, Nato’nun askeri ve nükleer kanadına giremez.
Fransa bize çok etmiştir. Vizeyi koyanların başında gelir. Türkiye’de Ermeni sorununun başını çeken Fransa’dır. Osmanlı zamanında, Türk Ermenilerini kullanma yolunu açan da Fransa idi. Yarım milyon Ermeni’yi Fransa’ya götürüp üç şehrine yerleştiren de Fransa’dır. O yarım milyon Ermeni, her halde bir kaç misli katlanmış ve oy bakımından ağırlık çekecek duruma gelmiştir. İşte bu oy kaygısı, bizde olduğu gibi, Fransa’ya pek çok Türk aleyhtarı iş yaptırabilmektedir.
Yeni Fransız Cumhurbaşkanı Sarkousy, ilk günlerdeki haşinliğini yumuşatmış gözüküyor. Bunun arkasında Nato’nun bu giriş işinin saklı olduğunu unutmamak gerekir.
Devletler arasındaki münasebetler çıkar ilişkilerine dayanıyor. Bir milletle ne hep dost kalınır, ne de hep düşman olunur. İyi bir politikacı, iyi bir müzakereci demektir. Kendi sorunlarınızı iyi bilerek önünüze çıkacak fırsatları iyi kullanamazsanız, kendi çıkarlarınızı kendiniz kaybedersiniz. Politika yetişmiş, bilgili ve birikimli insan işidir. Bir de, yabancı dil bilme işidir. Araya oturan, adamınız sandığınız tercümanlarla bu işler yürütülemez.
Fransız Cumhurbaşkanı sıkışmıştır. Cumhurbaşkanı diyorum, çünkü, Fransa’da dış politikadan sorumlu Cumhurbaşkanıdır. Bu fırsatı iyi kullanmak gerekir. Başta asker olmadığına, hepsi yetkili siviller olduğuna göre, asker sözü verecek kimse de yoktur. Devlet adamı olarak hareket edip, bu fırsatı iyi kullanıp Fransa’nın düşünmeden aldığı yakışıksız kararların kaldırılması temin edilmelidir. Fransa için, Avrupa, bizim Nato’dan ayrılmamızı göze alamaz. Nato’nun askeri gücünü bizim ordu temin ediyor.
.
.
|