|
Özellikle büyük şehirlerde yaşanan otopark sorunu sürücüleri çileden çıkarmaya yetiyor. Araçlarına park etmek için uygun yer bulamayanlar belki de bu yüzden olacak ki arabalarını rastgele bırakmaya başladılar. Hatta o kadar rastgele ki, öğlen arabanızı bıraktığınız yerden çıkarmanız asla mümkün olmamaktadır. Önünde, arkasında araç olması normal de, yanında hem de 2 sıra park edilmiş araba bulunması ne ile açıklanabilir?
Ekranlardan izliyoruz, yanan bir eve ulaşmak isteyen itfaiye aracının çabalarını…
Beş dakikalık yere iki saatte ancak ulaşabiliyorlar.
Bu çaresiz ve çözümsüz toplumsal rezaleti yaşamak ve haber olarak izlemek bile insana üzüntü veriyor.
Bu rezaletten dolayı binlerce insanın mağdur olduğunu duyuyoruz. Ama ne çare ki bu rezaleti bile bile yaratan binlerce insan olduğunu da biliyoruz.
Eve gitmek için bindiğimiz araçla, trafik savaşını kazasız belasız atlattıktan sonra yolun neredeyse ortasına park etmiş bir özel aracın yanından geçemediğimiz için, önce geri geri gidip daha sonra ara yollardan yolumuza devam etmeye çalıştıktan sonra aklıma geldi böyle bir yazı yazmak.
Aracın içindekiler hep bir ağızdan;
“Ya ambulans olsaydı, ya itfaiye olsaydı bizim bindiğimiz araç” diye söylenmeye başladık.
Ambulanstaki hasta yakınları “Başın sağ olsun” mesajları alırdı herhalde.
İtfaiye mi?
Gerek kalmadı “Yandı bitti kül oldu”
Söylendik…söylendik…kendi kendimize söylendik…
İçlerinden bir tek ben aracın plakasını alıp trafiği ararken yolcular, “Boş ver hanım. Mübarek ramazan günü. Boş ver” diye seslendiler.
Boş vere boş vere bu hale gelmedik mi?
Milyarlarca bedeli olan aracın sahibi yolun ortasında bizlere bu eziyetleri yaşatırken, sessiz, boş vermiş! ve kabullenmeye müsait bir toplum olduğumuz için yine bizlerden aldığı cesaretle hep umursamaz davranacaktır.
Bizler de duyarsız vatandaşlar olarak, sanki çok duyarlıymış gibi davranarak;
“ Pencereden düşen kadına yolun araçlarla kapalı olması yüzünden ambulans zamanında müdahale edemedi…
Evinde kalp krizi geçiren yaşlı adam, dükkana mal indirirken yolun ortasına park etmiş kamyon yüzünden taksinin içinde hayatını kaybetti…
Doğum için hastaneye gidecek olan kadın, araçların yola gelişigüzel park etmesinden dolayı ambulans sokağa giremediği için mahalle sakinleri tarafından battaniye içinde ambulansa kadar taşındı, ambulans içinde doğum gerçekleşince eve geri geldi…
Trafik kazasında yaralanan genç saatlerce kurtarılmayı bekledi…Gelen ambulansa halk tepki gösterince ambulans şoförü ‘çöp arabası yolu tıkamıştı’ diyerek kendini savundu…” haberlerini izlerken veya dinlerken,
“TÜH- TÜH- VAH- VAH görüyor musun? Ne anlayışsız, ne sorumsuz insanlar var aramızda!” diye üzüntülerimizi dile getiriyoruz.
Bana çok yapmacık geliyor.
Zamanında “boş ver” diyerek her şeyi ileriye ata ata bu hale getiriyoruz , sonra üzülüyor gibi yapıyoruz…
Birkaç kendini bilmez yüzünden mecbur muyuz bu işkenceye?
Hayatta kalma mücadelesini böyle mi verecek vatandaş?
Apartmanların önünü araçların park yeri olarak görmek yerine, çiçek bahçesi olarak görsek?
Sokaklara ambulans girememesi yüzünden hayatta kalma mücadelesi verenlere tanık olmasak?
Ne güzel olur değil mi?
Her Gününüz Güzel Olsun
.
.
|