Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow LANET OLSUN!
 
LANET OLSUN! Yazdır E-posta
03 10 2007

O gün kaygıyla, nefretle konuşulan konuların başında gelen; Şırnak- Beytüşşebap’ın Beşağaç köyünden gelen katliam haberiydi.

Olayda on iki kişinin hayatına çapraz ateşle son verilmişti. İki kişi de yaralıydı.

Köyün su şebekesinin yapımında çalışacak işçilerdi katledilenler.

Biz de bu katliam haberi üzerine konuştuk arkadaşlarla. Bir öğretmen arkadaşım, “lanet olsun!” dedi. Lanet olsun!

Yazımıza da başlığı koymuş oldu.

Lanet olsun!

Yardım eden, destek veren, çıkar bekleyen, aciz kalan herkese, her kesime…

Köye su gelmesini istemeyen terörün amacı neydi?

Özgürlük mü, daha fazla demokrasi mi? Hani öyle yutturuyorlar da!

Bunun ne demokrasiyle, ne özgürlükle ilgisi var. Bunun olsa olsa emperyalist çıkarlarla ilgisi var. Kökleri dışarıda.

Terörü yaratanı, destekleyeni, terörden yararlananı aynıdır.

            Terör ancak ve ancak mensubunu ve muhatabını mahveder. Ve ancak terör, kendisini kullananlara hizmet eder. Tarihten örnek.

19 yüzyıl sonları Osmanlı’da Cevad Paşa’nın Sadrazam olduğu sıralar İngiliz Sefiri, Paşa’ya sorar; “Ne kadar Ermeni öldürülmüştür?

Ermeni Taşnak, Hınçak çetelerinin tıpkı PKK terörü gibi katliamlar yaptığı dönemdir.

Paşa dayanamaz, sefire; “Ne kadar silah göndermişseniz o kadar Ermeni öldürülmüştür

der. Der demesine, arkasından da ilave eder. “bundan sonra sadarette durulmaz!” (Osmanlı Tarihi Ziya Nur Aksun, Osmanlı tarihi, C;4, s;422)

Hani Pamuk Orhan diyor ya, “bir buçuk milyon Ermeni öldürülmüştür”; o sayı, olsa olsa gönderilen silahların fatura toplamıdır.

Çarlık Rusya’sı, İngiltere’si, İsviçre’si, Fransa’sı, Avusturya’sı Ermeni çetelerin koruyucusu, destekçisi, teşvikçisiydi.

Gregorian ya da Ortodoks Ermeniler, Katolikleştirilmek, Protestanlaştırılmak için konsoloslar, misyonerler, papazlar devredeydi. Avrupa’da eğitim görmüş Amerikan mekteplerindeki öğretmenler…

Zavallı Ermeniler, üzerlerinde terör çetelerinin koyu bir taassubu, ırkçılıkla, zorla yardım toplama gibi baskı vardı. İntikam mangaları önce Ermenileri vurdu.

Ermeni çetelerin avukatı İngiliz Başbakanı Gladstone idi.

Oysa daha 1836’da Anadolu’ya gelip Ermenilerle birlikte olmuş, Moltke, “Ermeniler, hakim milletin adaletinden o kadar çok şey almışlar ki, onlara Hıristiyan Türkler demek mümkündür” diyecekti. (Aynı eser, s,477)

Türk-Kürt-Ermeni… Kardeştiler.

1861’de muhtelif Anadolu şehirlerinde dolaşan George Perrot ise, “… Anadolu içerisinde ne Rumlar Rumcayı, ne Ermeniler Ermeniceyi bilmezler. İki zümre de yalnız Türkçeyi konuşurlar, fakat bu Türkçeyi Rumlar Yunanca, Ermeniler Ermenice harflerle yazarlar” demektedir.

Kürt kardeşlerimizin Türkçe konuştukları gibi…

Elise Reclus, “birçok cihetlerden halk kitlelerinin hürriyeti, Türkiye’de Avrupa’nın en ileri memleketlerinden daha mükemmeldir” der.

Tıpkı bugün, Avrupa’dakinden, Amerika’dakinden daha ileri demokrasinin Türkiye’de olması gibi.

Ubucini, “Türkiye’de hakim olan din, yani İslamiyet, diğer dinler hakkında Hıristiyan devletlerinde ender görülen bir müsamaha göstermektedir” demektedir(s;428)

Bugün de hiçbir Müslüman, Hıristiyan dinine ait en küçük kötü söz söylemez, Müslümanların peygamberine ise en ağır hakaretler, güya ifade özgürlüğü kılıfına sokularak  yapılır batı basınında.

Çarlık Rusya’sında “Türkiye’deki Oyunlar” isimli kitabında Edgar Granville, “Ruslar, Ermenilere el atıncaya kadar Türkiye’de hiçbir Ermeni hareketi olmamıştır. Rusların eseri olan Balkan hareketine kadar Ermeniler sadece kendi aralarında mezhep mücadelesi yapıyorlardı…” demektedir (s;430)

G. Woskan ise, “İngiltere’nin Ermeni meselesindeki rolü” eserinde, “İngiltere, Ermeni haklarını müdafaayı, onlar için ıslahat temin etmeyi... daha çok bizzat menfaatleri için(dir)…” demektedir (s;431)

Ermeni terörünün sebebi sömürüdür. Devletlerin devletleri sömürmesi = Emperyalizm.

Tahsin Paşa, “Bu Ermeni kıyamında Ermeni papazların büyük rolü olduğunu haber almıştık, ancak Ermeni ihtilalcileri bazı sefaretlerin de yardımıyla o derece mahirane tertibat almışlar, silahları ve komitacıları memlekete sokmak hususunda öyle müzaheretler temin etmişlerdi ki, ipucu bulmak mümkün olmuyordu. Nihayet bir gün, kendi aralarından tedarik ettiğimiz bazı vasıtalar bize silahları Beyoğlu Ermeni Kilisesi duvarında saklı olduğunu haber vermişti. Bunun üzerine zaptiye nazırına emir gönderildi. Kilise basılarak duvar yıkıldı ve silah deposu ortaya çıktı… Londra, efkarı umumiyeyi aleyhimize tahrik etmektedir. “ diyerek terörü anlatmıştır. (s;436)

Yüzyıl önce, yüz yıl sonra…

Bugün PKK terörünün elinde son sistem bombalar, elektronik donanım, top, tank var!

Kilisenin duvarına saklanmayacak kadar ortada…

Birileri, Atatürk “yaşadı, bitti” diyor.

Ermeni terörünü bitiren Atatürk’tü.

Atatürk düşüncesini yaşatamadık!

PKK terörü boşuna çıkmadı!

RTE diyor ki, “terörün dini, milleti, vatanı yoktur”

Vardır, vardır Sayın Başbakan…

Tarih bir gün yazar, o terörün haydut devletini.

19. yüzyılın üzerinde güneş batmayan ülkesi, nasıl adasına sıkışmış kalmışsa, 19. yüzyıl onlar için kapkara bir çağsa…

Bu gün tarih, nasıl Osmanlı sadrazamlarının Ermeni terörü karşısındaki aczini yazıyorsa…

Yazar! Tarih bir gün yazar.

Terör; bir gün askerin yoluna döşenen uzaktan kumanda mayın, bugün köye su getirmek isteyen on dört kişiye sıkılan kurşun, yarın tankların saldırısı olur…

Savunanları, zanaları, zunaları var
Lanet olsun!

.

.

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

 






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazete Oku


Başlangıç 01.01.2007
Ip Adresiniz: 38.103.63.16

Free Page Rank Tool   Basın ve Yayın