|
Askeri Havaalanı’nın sivil uçuşlara açılması için yürütülen çalışmaları yerinde görmek için geçenlerde Merzifon’a gittik. AKP’li milletvekillerinin programı basitti. Üstlenici firma yetkililerinden bilgi alacak, basının sorularını yanıtlayıp döneceklerdi. Firma yetkilisi iş bitimi olan 28 Aralık’tan önce alanı teslim edeceklerini söyleyince vekillerin yüzü güldü. Ancak dışarı çıkıp da bugüne kadar yapılan çalışmaları görünce içlerine bir kurt düştü. Biz TOKİ nedeniyle şerbetli olduğumuz için zaten inanmamıştık. Hatta İHA’dan o an için bölge müdür vekili sıfatını her fırsatta hatırlatıp hindi gibi kabaran Erol bile “Bu havaalanı Aralık’ta biterse ben de ibibik kuşuyum. TOKİ meselesinde bir kez kandırdılar bu kez papaz pilav yemez” bile dedi.
Neyse, balık hafızalı insanlarız ya, bunu da unuturuz. Aralık’ta bitmezse Ocak’ta daha olmadı öbür ocakta falan biter biz de seviniriz.
Xxx
Kentin en kullanışlı ve gözde alanları olması gereken parklara muhtarlık bürolarının yapılmasını baştan beri anlamadım. Bir yandan parkları çeviren duvarları bile yıkarak yapılaşmadan arındırmaya çalışırken Belediye eliyle hem de köşe başlarına beton gecekonduların saplanmasını muhtarların dışında onaylayan var mı acaba?
Muhtarlıkların belli bir yerde olması ve vatandaşa kolaylık sağlanmasını anlarım ama bunun yolu parkları inşaat alanına çevirmek midir? İnşaatların üzerinde de Belediye Hizmet Birimleri gibi bir yazı var. Madem öyle kirala bir dükkan, muhtarlık için tahsis et.
Önce çay ocağı, ardından kafeterya, yetmedi kulübe diye başlanılan yeri azıcık uzat. Canım şöyle güzel bir kule olsa, hani 15 metrelik falan, millet gelse ve de Çorum’u izlese fena mı olur? Aman, o kadar bina var bir de muhtarlık yapsak ne çıkar?
Millet parklardaki döşeli taşları kaldırıp insanların doğrudan çime basmasını sağlarken bizimkiler hala çimento döküyor. Niye, muhtarlar istiyor. İyi, muhtarların her istediğini yaptınız da bir bu kalmıştı.
Xxx
Camiler Haftası nedeniyle Başkan Turan Atlamaz’ı ziyaret eden Müftü Vekili Harun Özkan’a ramazan davulu ile ilgili görüşlerini sordum, Başkanımız “Valla Tugay Bey ramazan davulundan önce şu düğün konvoyları ile havai fişek meselesini çözmek daha öncelikli olmalı” dedi.
Doğrusu haklı Sayın Başkan. Hele benim gibi evinin önü meydan olan bu nedenle de çevredeki her düğünün havai fişeğinin atıldığı bir yerde oturuyorsanız sıkıntıyı siz de kabul ederdiniz. Millet oğlunun bir yerini kestirir fişekleri gözüme gözüme sokar. “Ey ahali bu oğlanla bu kız bizim bilgimiz dahilinde aynı odada kalacaklar” demek için yine aynı terane. Her düğünde savaş alanının tam ortasındaymış gibi oluyorum. Hele sokaktan gelen ve müzikten başka her halta benzeyen gürültüyü çekmek zorunda mıyım arkadaş.
.
.
|