Anasayfa arrow YAZARLAR arrow GÜNAY ERTUĞ arrow ŞİMDİ OKULLU OLDUK
ŞİMDİ OKULLU OLDUK Yazdır E-posta
28 09 2007

Okullar açıldı. Herkese hayırlı olsun.

Okulların açılmasıyla sınav takvimi de belli oldu.

Hayatımız sınav oldu zaten.  Şimdilerde karşılaştığımız herkesi bir sınav heyecanıdır sarmış durumda.

Küçücük çocuklar deneme sınavı heyecanı ile okullarına, dershanelerine koşturuyor. Ee okul olur da sınavın ardı arkası kesilir mi? Gün be gün yeni sınav silsilelerine kapılıp geliyorlar ortaokul (şimdiki adı ile ikinci kademe) sıralarına geçişle başlıyor asıl kargaşa. Bizlerin çocukluğunda ilkokul sıralarında oyun çocuğu çağındaki minicik yüreklere yüklenen o geleceğini şimdiden oluşturma sorumluluğu, sekiz yıllık eğitimle birlikte bir kademe üste çıkarılmış.

Anadolu liseleri, Fen Liseleri sınavlarına hazırlık telaşında kişiliğinin oturma çağında yorgunluğa bıkkınlığa itiyoruz o gencecik beyinleri. Tam kendini ifade etme çağında yüzlerce kitabın, binlerce sorunun arasında boğup ezber bilgiye yöneltiyoruz. Çocuk bilmiyor, öğrenmiyor, ezberliyor. Analiz edemeden beynine aktarıyor söylenenleri. Binlerce sorunun arasından sıyrılıp o malum güne geldiğinde de bıkkın, yorgun ve de isteksiz bir genç çıkıyor karşımıza.

Bakın bir çocuklarımıza…

Hiç  çocuğa benziyor mu yüzleri?

Yaşının gereklerinden uzak, hep solmuş bir ruhun izlerini taşıyor sınav sıralarından gözlerimizin içine bakan o gözler. Sırtlarına yüklenen gelecek sorumluluklarının peşinden koşturulurken hepsinin çocuk telaşları kaybolmuş. Hepsi gençlik heyecanlarını bulamadan yaşlanmış çocuk gülümsemelerinin arasında. Soluksuz geçen üç yılın arından oksijensiz kalmış ruhlar boşluğa düşüyor sınav gününün ardından. Oksijen peşinde, ardında bıraktığı günlerde eksik bıraktıklarının peşinde koşarken bu sefer fazla oksijenle zehirleniyor genç yürekler. Filizlenemeden sönüyor yürekleri. ‘Doğru nedir?’i göremeden koşarken oradan oraya savrulup gidiyor sokak aralarında. Nesilleri kaybediyoruz kaldırım taşlarının eklem aralarında. Zehir gibi işleyen beyinler kireç tutuyor…

Bununla mı kalıyoruz? Hayır! Burada durmak olmaz… Lise sıralarının haylazlığına üniversite sınavı set koyuyor. Daha ilk yorgunluğunun mahmurluğunu üzerinden atamadan yeni bir yükle buluşuyor gencecik omuzları. Üniversite okumak istiyorsan çalışman gerek. Yine yüzlerce kitabın, binlerce sorunun arasında kaybolan genç beyinler… Ezber bilginin dayatmaca hazır cevaplığı arasında üretmekten, yorumlamaktan, çıkarımlar yapıp gerçek sonuca ulaşma yetisinden uzak gençler… Yetenekleri yok sayılıp birkaç saatlik bir yarış için kapatılan gözler… Sınav heyecanını sararken gençle birlikte ailesini, yanlış tercihlerin bir ömrü tükettiği binlerce hikâyenin başlangıcı oluyor. Tükenen heyecanlar, tükenen umutları getiriyor beraberinde.

Ardından üniversiteli olma heyecanı ve uykusuz sabahların yorgun bakışları arasında yine sınav kâğıtları ile buluşulan amfiler. Ehh bu sınavlar da şöyle böyle geçti bitti, artık meslek sahibi olduk derken önümüze bir anda çıkıveren yeni sınav müjdeleri… KPSS, DGS, LES, KPDS, ÜDS… Hayatımızın her adımında bizi örümcek ağı gibi saran sınav sınav sınav… Hayatımız sınav olmuş, sınav olmuşuz fark etmeden. Sınavlara bulanmışız fark ediyor muyuz?

Her Gününüz Güzel Olsun.

.

.

.

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

ELEMAN
İş Verenler (28.08.2008)
RADYO FREKANSI
Satmak Istiyorum (28.08.2008)
BAYAN AŞÇI
İş Verenler (28.08.2008)
SATILIK DAİRE
Satmak Istiyorum (27.08.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 1 misafir ve 2 üye bağlı
  • asezikli
  • MUSTAFA SAATCİ

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61