Anasayfa arrow YAZARLAR arrow ALİ EMİROĞLU arrow ZİHNİYET OLUŞUMU
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
ZİHNİYET OLUŞUMU Yazdır E-posta
28 09 2007

Burada bir ilim yolundan bahsedecek değilim. Görülmüş yaşanmış bir zihniyetin teşekkül şeklini izah etmeye çalışacağım. Başarabilirsem, belki de faydalı olacaktır.

Ortaokula başladığım zaman, Çorum’da, Alaybeyi Sokağında bir pansiyon binası vardı. Katipler Konağı’na doğru giderken sağda bulunuyordu. Şimdi harap durumda bulunuyor. Bina ve yer Özel İdare’nin mülkiyetinde olacaktır. Devlete ait dememiz bile mümkündür. Devlete ait bu arsanın hala nasıl satılmamış olduğuna ben doğrusu hayret ediyorum.

Beni de buraya aldılar. Muhtemelen Özel İdare Müdürü seçimi yapıp valiye bildiriyordu. Burada 15 kişi idik. Her ilçeden fakir ve çalışkan olan çocuklardan seçim yapılıyordu. Şu anlaşılıyor ki, yurda alınacak kadar hem fakir ve hem çalışkan bir çocuk imişim.

Liseye başladığım sene Devlet yatılı okul imtihanlarına girdim. İmtihan Yozgat Lisesi’nde olmuştu. 371 kişi arasından, yalnız ben imtihanı kazanmıştım. Buradan da anlaşılıyor ki, ben, tahsil hayatımda çalışkan imişim.

Muğla Lisesi’nden de Ali Terzibaşoğlu, tıpkı benim gibi devlet imtihanı kazanmış. Isparta’dan da, sayın Demirel aynı imtihanı kazanmış ve Muğla Lisesi4nde tahsiline devam etmiş.

Sonraları da, üniversite fakültelerine imtihanla girilmiş ve meslekler edinilmiştir. Bunların yapıldığı seneler, iktidarda olan parti CHP’dir. CHP’nin ülkedeki eğitim politikası budur. Memleketin zeki ve çalışkan çocuklarını imtihanlarla seçilerek tahsil hayatına kazandırmaktır. Bu imtihanlarda torpil yapılması düşünülemez. İmtihan şekilleri iltimas yapılamayacak şekilde tanzim edilmişlerdir. Devletin politikası da, fakir insanların çocuklarının bulunup eğitilmesi düşüncesi istikametindedir. Türkiye’de daha partiler yoktur ve partilerin kendilerinin çocuklarını kayırma gayreti de henüz oluşmamıştır. Çocuklar ülkenin çocuklarıdırlar.

İşi genişleterek, yine anlaşılması zor bir durum ortaya getirmeyelim. Aynı yolu takip ederek ve devlet yardımı ile yetişmiş olmamıza rağmen,niçin sayın Demirel sağcı bir politikanın adamı olarak temayüz etmiştir? Keza, Demirel’in takip ettiği yetişme yolu takip edildiği halde, niçin Muğlalı Ali Terzibaşoğlu, daha sol temayülü benimsemiş insanlar olarak temayüz etmiştir. Beni de bu sonuncu örnek içinde veya yanında saymanız mümkündür. Maksadımız da, sadece bir beyin jimnastiği yapmak ve “beyin jimnastiği” sözünü bize hatıra olarak bırakmış olan rahmetli Hıfzı veldet Velidedeoğlu’na içimizden Türkçe dua etmektir. Duaye Türkçe yapmamızın sebebi ise, Türkçe duaların daha güzel ve daha anlamlı olmasındandır. Kendisine bir hizmette bulunan kimseye, bilhassa kadına benim güzel anam “elin dert görmesin” derdi. Şimdi, artık ben de öyle diyorum. Duaların ayetlerimizle biri ilgisi de yoktur.

Bu zihniyet ayrılığının sebebi nedir? Şayet Demirel daha solcu bir şahsiyet olsa idi, ben veya Ali Terzibaşoğlu daha sağda bir zihniyetin adamları mı olacaktık? Buna, Allah göstermesin, derim ama, bir zihniyet teşekkülünün oluşumunu anlamak için, geçici de olsa rıza göstermek isterim.

Bu zihniyet teşekkülü aileden başlar. Henüz beyni yüklenmemiş çocuğa, ne telkin edilirse, çocuk bu telkinleri aynen tutar. Bundan dolayı, diyoruz ki, ana ve babalar, masum çocuklarına, bilhassa din bakımından, pek basit telkinlerde bulunmalıdırlar. Onların taze ve masum beyinlerini zedeleyecek veya beyinlerini yıkayacak telkinlerden çekinmelidirler. Daha mühim telkinler için, çocuğun kendisinin seçme yaşının gelmiş olması beklenilmelidir. Çocukta zaten, o yaş gelince, kendisi de bir şeyler sorma durumuna gelmiş olacaktır. Böylece, beyni yıkanmadan erginlik yaşına erişen çocuklar, daha eleştirel bir aklın insanları olacaklardır.

Burada, sayın Demirel’i örnek alışımızın sebebi, sayın Demirel’i asla eleştirmek değildir. Şu da açıktır ki, sayın Demirel, biz iki Ali’lerin aileleri gibi daha telkinsiz yetişen bir aileden geliyordu da denemez. Sayın Demirel, daha çok telkin altında kalmış olduğu için, akli melekelerinde sağ zihniyete uygun esaslar gelişmiştir. Bunun başka ilim izahını yapmamız mümkün görünmüyor. Böylece, Ali Terzibaşoğlu’nun tereddütlerini de izaha yardım etmiş gibi bir tavır sergilemiş oluyoruz.

Zihniyetlerimizin toplum için fayda ve zararlarına gelince, eğer bunu da bir sorun olarak ortaya getirirseniz, bunu zaman daha iyi gösterecektir. Hatta zamanın göstereceği şeylerin bir kısmını, sayın Demirel daha şimdiden görmüştür.

.

.

.

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

DEVREN SATILIK CD MARKET
Satmak Istiyorum (01.12.2008)
MATEMATİK ÖĞRETMENİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
ELEKTRİK TEKNİSYENİ VEYA TEKNİKERİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
2005 BORA
Satmak Istiyorum (30.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 75 misafir ve 5 üye bağlı
  • gökgöz
  • fatos
  • serkanates
  • cyanardag
  • aktaş

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55