Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow HELE SİZ, HİÇ YAKIŞMIYORSUNUZ
 
HELE SİZ, HİÇ YAKIŞMIYORSUNUZ Yazdır E-posta
26 09 2007

BU COĞRAFYAYA...

Dünkü yazımda, bir okurumun, zaman zaman köşe yazılarımda kullandığım, “...Bazen, bu coğrafyaya yakışmadığımızı düşünüyorum” söylemimden duyduğu rahatsızlığı içeren iletisine yer vermiş; bu söylemi, neden ve hangi ruh haliyle kullandığımdan söz etmiştim.

Bu yazımla ilgili olarak, düzeysiz içerikli, tehdit kokan bir ileti aldım.

Aslında bu tür iletilere yanıt vermiyorum.

Ama bu düzeysiz iletinin sahibi okur(!), öyle sazanca bir tepki vermiş ki; tam da bana,

“...Bazen bu coğrafyaya yakışmadığımızı düşünüyorum” dedirten söyleme cuk diye oturmuş. Sanki, “Evet... bu coğrafyaya yakışmayan o zibidilerden biri de benim!” demiş.

Adını buraya taşımaya bile tenezzül etmediğim (ki büyük bir olasılıkla adı bile sahtedir) bu okur(!), özel ıyışkı bulunağıma gönderdiği (yazım hatalarına dokunmadan özetleyerek aktardığım) iletisinde şöyle diyor.

“Biz bu coğrafyaya yakışmıyoruzda yunanlılar, rumlar, hıristiyan cavırlarımı yakışıyor? (...) Bu coğrafyada bizim, bu topraklarda bizim. Nasıl istersek öyle kullanırız. İster tepe tepe, ister........ (...) Bu topraklarda yaşayanlar bizim kurallarımıza göre, islamın koyduğu kurallara göre yaşamak zorunda. (...)”

* * *

Ben ne anlatıyorum, bu Zibidi Molla ne anlıyor?

Ne durumlara, ne konumlara getirildik görüyor musunuz?

Türkiye hiçbir dönemde, birbirini bu denli anlayamaz (anlamak istemez) hale getirilmedi. Hiçbir dönemde, bu denli keskin kutuplara ayrılmadı. Hiçbir dönemde, bu denli gerilmedi.

Ben, Dünyanın en güzel coğrafyalarından biri olan ülkemiz coğrafyasına, ne onulmaz hasarlar verdiğimizi, nasıl çevre kıyımları yaptığımızı örnekleriyle anlatıyorum; bu Molla, söylemlerimi çarpıtıp, konuyu nerelere çekmeye çalışıyor.

İşte ben, bu tür insanlar, bu tür zihniyetler için, bu tür söylemlerde bulunuyorum.

* * *

Molla Efendinin pervasızlığına bakar mısınız; “... Bu coğrafya da bizim, bu topraklar da. Nasıl istersek öyle kullanırız. İster tepe tepe, ister......” diyor.

İşte ben de bu coğrafyaya, aynen böyle yaptığımızı söylüyorum Molla Efendi.

Bu coğrafyayı, bu ülkeyi, bu denizleri, bu gölleri, bu nehirleri, bu ormanları, bu dağları, bu tepeleri, bu yerleşim merkezlerini... aynen senin dediğin gibi “tepe tepe kullandığımız için” bu hale getirdik.

Yaktık, yıktık, kirlettik, kuruttuk, yok ettik...

Kıyılarımızı yağmaladık. Ormanlarımızı talan ettik.

Denizlerimizi, göllerimizi, nehirlerimizi fosseptik olarak kullandık.

Yediğimiz tuzu sağladığımız Tuz Gölü’ne bile, dışkımızı, sidiğimizi, lağım sularımızı boca ettik.

Konya Ovasını kuruttuk. Şimdi Konyalı, kanalizasyonlardan su çekip, tarlaları, bahçeleri sulamaya çalışıyor. Lağım suyuna bile muhtaç hale geldik yani.

Gelecekteki nüfusu ve araç trafiğini düşünmeden, altyapısız alanlarda (hem de tarım alanlarının üzerinde) çarpık çurpuk yapılaştık. Kentlerimizi beton mezarlara çevirdik. Şimdi arabalarımızı sürecek yol, park edecek otopark, yürüyecek kaldırım bulamıyoruz.

Ne elektrik yetiyor, ne su, ne yol, ne kaldırım.

“Biz bu coğrafya da yaşamayı hak etmiyoruz” derken, işte bunları kast ediyordum Molla Efendi.

İstedim ki, sen ve senin gibiler bu söylemin üzerine biraz kafa yorsun, biraz düşünsün. Silkinsin, kendine gelsin.

Doğru söylemişsin Molla Efendi, bu topraklar bizim, bizim olmasına da; yalnız tepe tepe ya da “.........” olarak belirttiğin şey her ne ise, işte o şekilde kullanamazsın bu coğrafyayı.

Bu coğrafyada tüyü bitmedik yetimlerin de hakkı var. Biz bu coğrafyayı atalarımızdan ödünç aldık. Günü gelince de bu coğrafyayı, çocuklarımıza, torunlarımıza devredeceğiz. Onlar da kendi çocuklarına, kendi torunlarına devredecekler.

Biz emanetçiyiz kısacası.

Emaneti aldığımız gibi, hatta mümkünse daha da iyileştirerek, yetkinleştirerek, güzelleştirerek yeni nesillere devretmekle yükümlüyüz.

Şimdi bu yazdıklarım ışığında, zırva iletini tekrar değerlendir Molla efendi.

Haaa son bir şey daha... Bu ülke, geçirdiğimiz son evreye karşın hâlâ bilimgüder (laik) bir ülke, bilimgüder bir devlet. Bu ülkede şeriat kuralları değil, hukuk kuralları geçerlidir.

Bu topraklarda yaşayan herkes, dini inancı ve kökeni ne olursa olsun, sizin kurallarınıza göre değil; Türkiye Cumhuriyetinin yasalarına göre yaşamlarını sürdürürler Molla Efendi.

Bir özel not daha, bundan böyle göndereceğin tehdit içeren, hakareti haiz tüm iletilerini, güvenlik görevlilerine ileteceğimi de bilmeni isterim.

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

..

..

..

.

.

.

.

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

 






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazete Oku


Başlangıç 01.01.2007
Ip Adresiniz: 38.103.63.16

Free Page Rank Tool   Basın ve Yayın