Anasayfa arrow YAZARLAR arrow MEHMET ÖZATA arrow III. MEŞRUTİYET!
III. MEŞRUTİYET! Yazdır E-posta
25 09 2007

MEB Bakanı Çelik 22 Eylül tarihli gazete haberine göre anayasa tartışmalarına yeni boyut kazandırdı.

Habere göre Çelik, “Yüz yıl önce II. Meşrutiyeti ilan ettik. Ondan yüz yıl önce de “Senedi İttifak” ın kabulü…”

Senedi İttifak;

Alemdar Mustafa Paşa’nın IV. Mustafa’yı tahttan indirip yerine II. Mahmud’u çıkarmasıyla ilgili pazarlığın sonucudur.

29 Eylül 1808’de “yedi ittifak” arkasından bir senede bağlanan “senedi ittifak”, Padişahın yetkilerini daraltan, yerine ayanlar grubunun geçmesini sağlayan bir anlaşmadır.

1838 Balta limanı anlaşması…

1839 Tanzimat Fermanı…

MEB Bakanının Anayasayla ilgili gönderme yaptığı dönem ibret alınacak dönemdir. Ancak o dönem düşmanlarının yazdığı tarihle değil, tarihi gerçekler öğrenilerek doğru dersler çıkarılabilir.

Nitekim, devlet kütüphanesinde herhangi bir Osmanlı Tarihi kitabının sayfalarını çevirelim dedik, bakın ne bulduk;

“Diğer taraftan Tanzimat’la başlayan (süreç Osmanlının) iç işlerine yabancı devletlerin haysiyet kırıcı müdahalelerine” sebep olmuştur. (Ziya Nur Aksun, Osmanlı Tarihi; 3.C, S;423)

Haysiyet kırıcı bir “Senedi İttifak”dan sonra memleketin iktisadi hayatını alt üst eden bir Balta limanı anlaşması…

Ve Tanzimat…

Peki, Osmanlının tanzim edilmeye ihtiyacı var mıydı?

Yine bu sıralarda, Albert Howe Lynbyr isimli İngiliz Tarihçi, “Osmanlı devlet sisteminin temelini kuranların Eflatunu tanıdıkları bilinen bir şey olmamakla beraber, onun devlet prensiplerine iyice yaklaştıklarını, hatta bazı hususlarda onu bile geçtiklerini” yazmaktadır. (Aynı eser, S;258)

Dönemin aciz yöneticileri sayesinde gelişme çizgisini bozup, değişime kendini kaptırınca Osmanlı, kartopu gibi büyüyen ekonomik, siyasi, askeri sorunlarla baş edemez durumdaydı.

Avrupa devletlerinden boyunduruğuna yavaş yavaş giren…

Kütüphanedeki “Osmanlı Tarihi”ne dönelim;

“Ekonomi bozuldu, nakdi olanlar üç beş günlük ekmek aldı. Mevcut ekmekler bitip sonraya kalanlar bulamaz oldu. Ziyade alanların ellerinden cebren ekmek almaya çalıştılar. Sokaklarda ekmek kapışmak gibi haller meydana geldi. İstanbul’u bir acayip dehşet istila etti. Herkes ne yapacağını şaşırdı… Kağıt Paranın itibarı düştü yüzlük altın karşılığı 300 – 400 kuruşa kadar çıktı. 160 kuruştan ziyade yüzlük altın alıp verenlerin hapsedileceği ilan oldu. Binlerce kişiye altın yetiştirilemez oldu. Dükkanlar kapandı.” (Aynı eser, S;424)

İbnül Emin, “çok zengin olan sadaret kaymakamı Kamil Paşa’nın bizzat kendi hazinesinden köşe başlarında kağıt para mukabili altın dağıttığını, bu suretle halka emniyet verdiğini” kaydetmiştir.

Durum, vaziyet karışıktır. Çare; İngiliz’den sekiz milyon altın borç alınmasıdır.

Çarlık Rusyası’nın kışkırtmaları neticesinde Hersek’te isyan başlamıştır.

Avrupa gazetelerinde “Türk düşmanlığı” Rus parasıyla, bir propaganda unsuru olarak kullanılacak ve arkası gelecektir.

Bu gün dahi Müslümanlığı, Türklüğü aşağılayan yayınlar yapılmıyor mu?

Türklüğe hakareti yasaklayan yasayı kaldırmayı en büyük reformdur diye yutturmaya kalkmıyorlar mı?

Çarlık Rusyasının amacı; Balkanlarda isyanlar çıkartarak devletçikler kurdurmak, devletçikleri yutarken, Osmanlıyı da çökertmekti.

Bunun adı ıslahattı, reformdu…

Eflak, Boğdan, Sırbistan, Karadağ, Yunan, Ermeni meseleleri hep bu maksatla ortaya çıkarılmıştı.

Vezirlerin bir kısmı, Rusçu, bir kısmı İngilizci, bir kısmı da Fransızcıydı. “Hürriyet” en yüce kavramdı.

Romanya’nın meşhur muharrirlerinden Panait Istrati aynı sıralarda “Osmanlı ülkesi dünyanın en hür diyarıdır. İslam ve Padişah’ı tenkit etmemek şartıyla Türkiye’de her şeyi yapmak serbesttir” demektedir. (Aynı eser, S;429)

Engelhart, “İlk ıslahat devresinin, yeniden bir şey vücuda getirmekten ziyade mevcut olanların da tahribi ile neticelendiği”ni yazmaktadır.

Islahata devam…

Engelhard’ın aktardığı ıslahat maddeleri ise şunlardır; “Hıristiyanların muhtelif memuriyetlere kabulü, umumi maarifin ıslahı, yeni vilayet tarzının her tarafa teşmili, mahkemelerde aleniyetin ciddi suretle temini, Hıristiyanların şahadetlerinin kati ve umumi surette kabulü, ticari kanunların tanzimi, ticari mahkemelerin ıslahı, hapishane ile zabıta işlerinin ıslahı, ecnebilerin tasarruf haklarından serbestçe faydalanmaları ve memlekette emlak satın alabilmeleri, vakıf usullerinin ıslahı ve bütün emlak ve arazinin mülke tahvili, gayrimenkul malların rehin ve ferağ usullerinin değiştirilmesi, kredi müesseselerinin tesisi, iltizamların ve dahili gümrük ve resimlerin ilgası, büyük şehirlerde belediye dairelerinin teşekkülü”(Osmanlı Tarihi, C;4, S;33)

Böyle böyle Koskoca Osmanlı Devleti tüketildi…

Ne kadar da benziyor o günün ıslahatıyla bu günün reformları.

MEB Bakanı Çelik haklı! Yeni anayasa çıkartması, iki yüz yıl önce Senedi İttifak, yüz yıl önce II. Meşrutiyet benzetmesi.

Bugün oynanan ise sanki bir tiyatro; birinci perdesi, iki yüz yıllık Osmanlı çöküşünün hikayesi, ikinci perdesi ise III. Meşrutiyet!

.

.

.

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

ELEMAN
İş Verenler (28.08.2008)
RADYO FREKANSI
Satmak Istiyorum (28.08.2008)
BAYAN AŞÇI
İş Verenler (28.08.2008)
SATILIK DAİRE
Satmak Istiyorum (27.08.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 36 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61