|
Hep diyoruz ki, kendi aklını kendisine rehber eden insanlar da, toplumlar da hata yapmayı aza indirirler. Hiç hata yapmazlar denilemez; insan hata yapacaktır. Bu yapılan hatasının da bir derecesi olması gerekir. Bizim tarihimiz içinde, aklını kullandığı halde hata yapmış olan ve bu yaptığı hatayı da, mertçe üstlenen insanlarımızın milletimiz tarafından cezalandırıldığı da görülmemiştir. Milletin bu vasfı, kendisinin büyüklük vasıfları arasında sayılmıştır.
Bir Anayasa taslağı hazırlatılmıştır. Bunun üzerinde siyasi çalışmalar da devam ediyor. Bu işin doğruluğu veya yanlışlığı üzerinde tartışacak değiliz. Bu, tamamen ayrı konu. Bu taslak çalışmalarında aklın gerektirdiği tedbirler üzerinde durmuş olmak için bu yazıyı yazmak ihtiyacını duyduk.
Tasarıyı bir ilim heyeti hazırlamıştır. Başkanının televizyon ekranlarındaki konuşmalarını dinledim. Tasarıyı kendilerinin hazırladığı üzerinde duruyor. AKP iktidarının bir isteği olmamış. İnanmak para ile değil ki, inanıver, bu iş bitsin. Biz de, inanmış göründük ve bunun tartışmalarını da bir kenara bıraktık.
İlim heyetinin başkanı olan zatın bildirdiklerine göre, Anayasamızın değiştirilmesi teklif edilemez ilk 4 maddesinde, değişiklikler teklif edilmektedir. Bu dört madde içinde, Cumhuriyetin esasını teşkil eden anlamlar var. Değiştirildiği takdirde, bunun bir karşılığının olması gerekir. Bunun ne olduğunu bir hekime sorarsanız, sizler için de ayıplar ortaya çıkar. Demek ki, bu dört maddeye dokunmak suçtur. Suç ise, cezasız olmaz. Bu ceza yazılı yoksa, zımnen kanunlarımızda olması gerekir.
Sapanca’da, bu ilim heyetinin taslağına siyasi bir yön vermek için toplanan AKP grubu, gerekli tartışmalardan sonra, bu ilk dört maddenin dokunulmazlığını, değiştirilmesi teklif edilemezliğini idrak etmiş bulunuyor. Ajans haberlerinden bunları hepiniz gibi ben de öğrenmiş bulunuyorum. Rahatlamadım dersem, doğruyu söylemiş sayılmam. İçinizde rahatlamamış varsa, dört maddenin değiştirilmesinde ısrarlı olanlar varsa, AKP’nin kararı onlar için de çok hayırlı olmuştur. Onlar da, ilerde olayları takip ederlerse, bu değişiklik aleyhinde alınan kararın kıymetini de yanlış yoldan çevirmiş olduğunu da görmüş olacaklardır.
Cumhuriyet kurulalı 84 sene geçmiştir. Bir milletin hayatında çok uzun zaman sayılmasa da, pek kısa olarak ta kabul edilemez. Türkiye, Kurtuluş Savaşı’nı yaptıktan sonra, savaş ve toprak kazanma fiillerini bırakmıştır. Kudretli ordusunun tek anlamı barıştır. Kendisine yapılan taarruzları karşılamaktan başka bir gayesi yoktur.
Türkiye, sıfırdan başlayarak, bu gün hatırı sayılır bir devlet durumuna gelmiştir. Kuruluşundan beri tek insanı savaşta ölmemiştir. Terörde olanları da, şehit olanları da, bir gün mutlaka bitecektir.
Bu gelişmeleri, çoğalmaları, modern devlet yolunda ilerlemeleri, bizim millet Cumhuriyete borçludur. Din yobazları hariç, bu söylediklerimin yanlışlığını iddia eden bulunamaz. O da, ikna edilemez.
Siz, Cumhuriyetin imkanlarıyla yetişip, aklınıza gelebilecek her şeyi seçimlerde kullanarak, milletin yetişmemiş beyinlerinin yıkanmışlığından da istifade ederek yönetimi ele geçirince, Cumhuriyetin ana prensiplerini değiştirmeye kalkarsanız, milletin direnci ile karşılaşırsınız. Bu direnç arasında, milletin direnme hakkının da bulunduğunu hatırda tutmak gerekecektir.
Hiç bir iktidar, kendisini iktidara getiren sistemi değiştirme hakkını kendisinde bulamaz, bulamamalıdır. Hitler, Musolini ve Rus ihtilalini yapanlar, bilhassa Lenin, sosyal demokrat parti ile iktidara gelmişler ve onu kullanarak rejimlerini değiştirmişlerdir. Hatalarını ne ile ödediklerini içinizde bilmeyen de yoktur. O zaman, AKP’yi de iktidara taşıyan sistemin korunmasında dikkatli olunması gerekir. Türkiye, Anayasasında yazılı devlet şeklini korumalıdır. Türkiye, dinle idare edilir bir aşiret zihniyetli devlet haline getirilmek istenmemelidir.
Cumhuriyetin, her zorluğu hallettiği iddiasını yapan yoktur. Biz biliyoruz ki, Anayasayı nasıl yaparsanız yapın, bütün sorunları Anayasa ile halletmiş olmayacaksınız. Geri kalmış, eğitimden kısmetini alamamış, kamu varlıklarına sahip çıkmasını öğrenmemiş bir millet, sihirli değnekle devir atlayacak değildir. Daha ehil insanlar seçerek, dine saygılı kalarak, hırsızlığı önleyerek, kadrolaşmayı yapmayarak bir millet ilerleme yolunda olabilir. Dört maddeye saygılı kalınmış olmasını saygı ile anıyoruz!..
.
.
.
|