Anasayfa arrow YAZARLAR arrow KONUK KALEM arrow ZOR ASLINDA ZOR DEĞİL.. (12)
Advertisement
ZOR ASLINDA ZOR DEĞİL.. (12) Yazdır E-posta
20 09 2007

Doğan SOFRACIOĞLU

Dedik ya; büyük düşüneceksin.. Büyük düşünmek aslında zor değildir. Ama insanlar bazen asıl hedefi kaybedebiliyorlar. Belki de “Temel” hesabı, ağaçlardan ormanı göremiyorlar !..

Muhteşem ÇORUM PLATFORMU’nda; Çorumspor’dan başka konulara da değinildi.. Kendilerine de söyledim; Milletvekilimiz Sayın Agah Kafkas’ın bu kadar iyi hatip olduğunu doğrusu bilmiyordum. Söylediği şeylerin hiç birine itiraz edilemezdi. Ve bir mantık çerçevesinde öylesine güzel anlatıyordu ki; edebiyat sevdalısı birisi olarak gerçekten hayranlıkla izledim. Ama sonra sordum kendi kendime; Agah Bey ne söyledi? Neydi bunca güzel sözden geriye kalan? Gerçekten sadece konuşmanın güzel olduğu kaldı aklımda!..

Sayın Kafkas kadar akıcı konuşmasa da hemşerim Sevgili Bekir Aksoy’un söylediklerinden hem etkilendim, hem de derin derin düşündüm. Bir kere gerçekten Çorum ve Mecitözü’nde unutulmaz hizmetleri vardı. Gurur duydum. Keşke Çorum’un, öyle bir tane daha, beş tane daha Bakanı olabilseydi. Pek çok dert çözülmüş olurdu. Mesela; Türkiye’nin en büyük göleti, müthiş bir şeydi.

Ne var ki; bir konuda Sayın Aksoy’a değil, ama Sayın Kenan Malatyalı’ya katılmak gerekecekti. Tren!... Kara tren!.. Çorum’un elli yıllık rüyası tren. Sayın Aksoy, “Efendim bu hayaldir !” dediğinde adeta yıkıldım. Evet o bir hayaldir. O bir rüyadır. Elli yıllık bir rüyadır.

Ben para hesabını çoklarından daha iyi bilirim. Elli yılda sadece Çorum’un değil, Karadeniz’in ve bu ülkenin kaybettikleri, hiç mübalağasız o demiryolu hattını yirmi defa amorti ederdi.

Şimdi burada beş yıl önceki bir olayı, bir konuşmayı hatırlıyorum. Ak Parti’nin ilk ayları idi İstanbul Belediyesi üst düzey yetkililerinden bazıları ile bir arkadaşımızın evinde sohbette idik. Sayın Mehmet Özbek’in evinde.. O zaman Taksim Levent hattı daha bitmemiş veya çalışılıyordu. Ben ve bir arkadaşım, dünyanın diğer yerlerindeki ^metro” uygulamalarından söz ettik. Nasıl da şehirlerin can damarları olduğunu filan anlattık.

Mesela doğu bloğunda kural şu idi; “Şehir nüfusu iki milyon ise hemen “metro”ya başlanır ve mutlaka bitirilirdi. Paris, Londra vb metrolar olmasa bu şehirlerde yaşam imkansız olacaktı. Ve bizim metromuz bunlardan önce başlamıştı. Başlamış ama tek ünite kalmıştı. Mutlaka çözüm oradan geçerdi. Filan anlatıyorduk ve metro konusunda yapılan çalışmaları takdirle karşıladığımızı söylüyorduk.

Bir Belediye Meclis üyesi; çokbilmiş tavırlarla bize dedi ki; Siz metronun bir kilometresinin kaç paraya mal olduğunu biliyor musunuz? Tam 550 Milyon Dolara mal oluyor.. Ve bu paranın ne kadar zamanda amorti edileceğini hesaplar mısınız? Bu metro dediğiniz şey kesinlikle külfetli ve fizibil olmayan bir yatırımdır. Adamlar işçiliğin ucuz zamanında doğu bokunda filan yapmışlar. Bu gün akıllı bir iş değil…

Eyvah, adam bakkal dükkanı açar gibi metro fizibilitesi hesaplıyor. Ve bunlar mı metro kararı verecekler. Eyvah, eyvah memleketim!.. Neyse ki iş yapıldıkça, daha büyük düşünenler arttı da İstanbul geç de olsa, kör topal da olsa “metro”ya kavuşuyor.

O Meclis üyesine sorduk; Peki sen; Türkiye’nin; bu trafik rezaletinden son yüz yılda neler kaybettiğini hiç hesapladın mı? Bu iş gelecek 3-5 yılın kârlılığı için değil, geçmiş bir asrın diyeti olarak yapılmak durumundadır. Yoksa gelecek bir asırda bu vebali kimse ödeyemez, bu yükü kimse kaldıramaz.

Ve Sevgili Aksoy, biz Devlet Planlama’yı da iyi biliriz. Hangi yatırım kararlarının oradan nasıl geçtiğini ve geçmediğini de iyi biliriz. Onların hesabını da biz çok iyi biliriz. Küçük bir örnek Mecitözü Tekel binası tam (22) yıl Devlet Planlama’ya girmiş ve üzeri çizilmiştir. Ta ki, biz Tekel’de göreve başlayıncaya kadar…. Neden? Zira projenin sahibi yoktur. Projeye sahip çıktık ve o yıl plana girdi ve aynı yıl bina bitirildi. Benzer hikayeleri herkes bilir ve Sayın Aksoy da iyi bilir. O Türkiye’nin en büyük göleti planlamadan hangi serüvenle geçmiştir?

Acaba Karadeniz, doğrudan Ankara ve İstanbul’a demiryolu ile bağlanmadığı için bu ülke hangi bedelleri ödemiştir? Elli yılda neler ödenmiştir?. Hangi canlar yanmıştır? Ve gelecek on yıllarda neler ödenecektir? Daha hangi canlar yanacaktır.

Bu bağlantı, Çorum’un derdi de değildir. Bütün Karadeniz’in derdidir. Ama Karadeniz oralı değildir. Karadeniz’in umuru da değildir. Ayrıca Karadeniz’in; bir “Karadeniz”i vardır. Çorum’un ise Karadeniz’i de yoktur. Bari kara treni çok görmeyin.. (Bu konuda Ticaret Odası Başkanımız Sayın Kenan Malatyalı’ya canı gönülden katılıyorum .)

Kara treni herkesle tartışırım . Gerekliliğini bin defa ispatlarım. Sadece Çorum için düşünmeyiniz, Bir bölgeyi düşününüz. Anlamayabilirsiniz, kavramayabilirsiniz; o zaman gölge etmeyiniz.

Büyük düşünmek “zor” gibi görünür ama aslında o kadar da “zor” değildir. Herkese en iyi dileklerimi, içten selam sevgi ve saygılarımı sunuyorum..

dogan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

.

.

.

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazete Oku

Canlı Kamera Test Yayını

CANLI KAMERA

Sel Sokak

sarac.gif


Başlangıç 01.01.2007
Ip Adresiniz: 38.103.63.18

Free Page Rank Tool   Basın ve Yayın