Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow ESKİDEN TÜRKDÜK, ŞİMDİ KÜRDÜK...
 
ESKİDEN TÜRKDÜK, ŞİMDİ KÜRDÜK... Yazdır E-posta
17 09 2007

Nuh Nebi’den kalma bilgisayarım pes edince; bilgisayar ortamından da, yazmaktan da kurtulmuştum. Ne güzel sinir sistemim düzelmiş, gözlerim dinlenmişti.

Ne var ki, sevincim kursağımda kaldı; onarılıp geldi, onarılamayasıca...

*  *  *

Bilgisayarımı açınca gördüm ki; son yazım “Geç kalmış yazılar”, hem çok tıklanmış, hem çok yorum almış.

O yorumların birinde de okurum Nurullah T. şöyle demiş.

“... Ben  yazınızda sözünü ettiğiniz, Avşar Türklerindenim. Bir başka söylemle, Kürtleştirilmiş Türklerdenim.  Yakın zamana kadar kendimizi hep ‘Kürt’ bildik. Büyüklerimiz öyle söyledi. (Hoş büyük çoğunluğumuz hâlâ da  kendilerini ‘Kürt’ sanır. Çünkü kendi  aramızda Kürtçe konuşuyoruz.)

Birileri bu coğrafyada, ısrarla, ‘yapay bir ırk’ yaratmak  istiyor. Bunun için senaryo üzerine senaryolar yazılıyor. Yazdıkları asılsız ve dayanaksız senaryoyu, bu coğrafyanın masum insanlarına da roller vererek, sahneye koymak istiyorlar. Olan, bölgenin masum insanlarına ve ülkeye oluyor.

Geçmişi olmayan, ataları belli olmayan bir ırk olur mu?

Tarihte atasız, devşirme halklar vardır. Örneğin,  Cücenler, Tacikler, İliryalılar, Ulahlar ve Kürtler böyledir. Bu durum, kendisini aksine inandırmış Kürtler için (elbette) kabul edilebilir bir durum değildir. Ama maalesef gerçek de budur.

Siyasi Kürtçüler, Kürt aşiretlerinin geçmişini kurcalamak ve kurcalatmak istemezler. Çünkü bilirler ki; geçmişleri kurcalandığı zaman altından çapanoğlu çıkar.

Kürt kanaat önderleri(!), örneğin Öğretim Görevlisi Kürtçü İsmail Beşikçi Hoca, bu tür çalışmalardan son derece  rahatsız olur ve anında tepki gösterir.

Niye?

Çünkü dayanaksız tezlerinin ve savlarının çürümesinden,  çürütülmesinden korkarlar.

Ne Sümerler, ne Medler, ne Karduklar, ne Urartulular, ne de  Mukriler, Kürtlerin atası olamaz. Çünkü bu halkların bu coğrafyaya nereden geldikleri ve aşağı yukarı nasıl yok oldukları  bellidir.

Zorlamayla ulus yaratmanın, gereği de yok, mantığı da yok.

Bu zorlamalar, insanlara acı veriyor. Bu zorlamalar anaları, babaları, kardeşleri, sevenleri ağlatıyor.

Yoktan bir ulus yaratamazsınız. Tarih boyunca bir ‘Kürt  devleti’ hiç olmamıştır, çünkü ‘Kürt’ diye bir halk, bir ırk yoktur.

Birileri bunları korkmadan, yılmadan, bıkmadan, usanmadan anlatmalı ve yazmalı.

Onlardan biri de siz olun lütfen. (...)”

*  *  *

Ah be gülüm, ah be canım okurum. Size katılmamak mümkün mü?

Öncelikle, hakkımdaki güzel sözleriniz ve savunduğunuz temel doğrularınız için, esas ben size teşekkür ederim. Yazdığınız her bir satırın altına tek tek imzamı atarım.  Ama başvurduğun adres yanlış be gülüm.

“Geç kalmış yazılar” adlı  yazımda da yazdım, şimdi de yazıyorum. Ben,  yerel gazetelerde amatörce yazılar yazan, bir garip yazarım. Beni  kim ipler ya da kim ipliyor ki  be gülüm...

Türk Tarih Kurumu Başkanı, bir çalıştayda, “Avşarlar Kürt değil, Türk’tür” dedi diye; Kürt’ü, Türk’ü el ele verip, koskoca bir tarihçiye, koskoca bir bilim insanına söylemediklerini bırakmadılar. O da sustu, bir kenara çekildi.

Geç kalındı... maalesef çok geç kalındı.

Bunlar çok daha önceki yıllarda anlatılmalı, söylenmeliydi. İnsanlarımız, “inançları kemikleşmeden” aydınlatılmalıydı.

Ok yaydan öyle bir çıktı ki; koskoca Cumhurbaşkanı, koskoca Başbakan bile  “Ben Türk’üm” demeye çekinir, korkar  oldu.

Evet, çok acı ama ne yazık ki içinde bulunduğumuz durum da bu....

*  *  *

Sorun değil yazarız... Nitekim elimizin el verdiğince, aklımızın yettiğince de zaman zaman yazıyoruz...

Siz de doğru yazmış, doğru söylemişsiniz; birilerinin bu ülkeyi parçalamak için sahneye koyduğu bu senaryolarda, bilerek ya da bilmeyerek hepimiz rol alıyoruz.

Doğru yazmış, doğru söylemişsiniz; (çok geç kaldık ama yine de) bunları konuşmalı, anlatmalıyız.

Doğru yazmış, doğru söylemişsiniz; “Siyasi Kürtçülerin yaptıkları, hayali bir tarih, hayali bir coğrafya ve hayali atalar yaratma gayretinden başka bir şey değildir.”

Doğru dillendirmişsiniz; bu bölücü amaçlı girişimleri, halkımızı bilinçlendirerek, aydınlatarak durdurmalıyız.

Siyasi Kürtçüler, kendilerine her gün yeni bir ata, yeni bir tarih buluyor.  Ancak bunları yaparken de; elle tutulur bir belge bulamadıkları için,  “aksi kanıtlanmadıkça, ben tarihteki filan halkı kendime ata  seçtim” mantığıyla hareket ediyorlar.

Bir gün azılı bir Kürtçü çıkıyor, “Atalarımız Sümerlerdir” diyor.  Sümerlerin Türk olduğuna ilişkin belgeler önüne sürülünce; bu kez “Pardon yanılmışız. Atalarımız Karduklarmış” diyorlar. Kardukların Türk olduğunu kanıtlayınca  bu kez, “Pardon yine yanılmışız, atalarımız Mukriler (miş)” diyorlar.

Böyle bir şey olabilir mi?

*  *  *

Macit Gürbüz’ün, Selenge Yayınevince yayımlanmış, Kürtleşen Türkler adlı bir kitabı var. Tüm okurlarıma bu kitabı mutlaka ama mutlaka okumalarını salık veririm. Bu kitapta, konumuza ilişkin aradığınız çok şeyi bulacaksınız.

Macit Gürbüz bu kitabında, “...Dil, etnik bir işaret değildir” diyor.

Çok da doğru söylüyor.

Konuştukları dile bakarak, insanların ırklarını, milliyetlerini saptayamazsınız. Hele hele okuması yazması olmayan, üç dört kuşak öncesi atalara sahip insanların konuştukları dile bakarak, ırklarını saptamak son derece yanlıştır.

Türk kimliğini hep ikinci, hatta üçüncü plana atan Osmanlı, Türklük kavramını yok etme adına ne gerekiyorsa yapmış bir devlettir.

Bugün Kürtler, Rumlar ve diğer azınlıklar arasında; korkudan, kahırdan, öfkeden, incinmekten dolayı, kimlik değiştirerek asimile olmuş o kadar çok Türk vardır ki...

Merhum Prof. Mehmet Eröz,  Adana’nın Pozantı İlçesi yakınında “Kürt köyü” diye gösterilen üç köye vardığında, halkın tamamen Türkçe konuştuğunu, ama belli ki Osmanlı’dan beri hırpalanmışlığın verdiği buruklukla, köylülerin, “Eskiden Türkdük, şimdi Kürdük” dediklerini anlatır, bağrı yanarak.

Doğu ve Güneydoğumuzda kendisini “Kürt sanan” o kadar çok Türk ulusdaşımız  vardır ki...

O insanlarımız arasında tarih bilincini hâlâ yitirmemiş olanlar, bu acı gerçeği maalesef  böyle ifade ederler.

Eskiden Türkdük, şimdi Kürdük.

 

Yeni Alanya Gazetesi    17 Eylül 2007  Pazartesi

Çorum Haber Gazetesi  17 Eylül 2007   Pazartesi

 

İSMAİL HABOĞLU

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

 






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazete Oku


Başlangıç 01.01.2007
Ip Adresiniz: 38.103.63.16

Free Page Rank Tool   Basın ve Yayın