Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow DÜNYAYA AĞLAYARAK GELMİYOR MUYUZ?
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
DÜNYAYA AĞLAYARAK GELMİYOR MUYUZ? Yazdır E-posta
15 09 2007

İnsanların dünyaya ağlayarak geldiğini hepimiz biliyoruz. Daha sonra gözlerimizi açar, etrafımızı tanımaya başlarız. Ve dünyanın içindeki yarışmaya emekleyerek katılırız. Tıpkı atletizm yarışmalarına katılan ve en iyi skoru yakalamak isteyen atletler gibi…Anneler çocuklarını beslemeye çalışırken babalar da kaynayacak olan tencerenin rızkı için koşturur dururlar. Doğanın kanunu böyledir çünkü. Her insanın bir çocukluk süreci vardır. Her çocuk ağlayarak dünyaya gelir ama kimisi sonra hep güler… kimisi de ağlamaya devam eder…Kimi çocuk gözlerini varlıklı bir ailenin çocuğu olarak açar…Kimi çocuk ise fakirliğin, yoksulluğun içinde…Hem okulunu okuyup, simit satan, ayakkabı boyayan, pazarlarda taşımacılık yapan bir sürü çocuk büyümeye çalışır. Eskiden sokaklarda çalışan çocuklarla pek ilgilenen olmazdı. Çünkü onlar gerçekten ihtiyacı olduğu için çalışan çocuklardı. Ve onların başları okşanırken, çocuklarda yaptıkları işten dolayı gururla çalışmaya devam ederlerdi. Ama son yıllarda bu konuda büyük değişimler olmaya başladı. Günümüzde sokaklarda binlerce çocuk çalıştırılıyor. Hatta kötü alışkanlıklara itiliyor. Geçim sıkıntısı çeken birçok aile çocuklarını sokaklarda çalışmaya itiyor. Bu sayı günden güne gözle görülecek biçimde de artıyor.

Peki neden?

Hiç kimse bana “Çaresizlik işte” demesin.

KÜÇÜK BİR BEDENİN GETİRECEĞİ PARADAN NE BEKLENİR Kİ?

Sokaklarda çalıştırılmaya, kötü alışkanlıklara itilmeye maruz bırakılan çocuklara hepimiz sahip çıkmalıyız. Çünkü onlar bizim çocuklarımız. Hepsi ağlayarak dünyaya gelse de, gülmek onların da hakkı. Sokakta çalıştırılan çocuklara para vermemekle işe başlayabiliriz. Çünkü onları bir anlamda teşvik etmiş oluyoruz. Onları kolaycılığa ve dilenmeye alıştırmamak için bunu yapmamız şart. Onların yerinin sokaklar değil okul olduğunu anlatmaya çalışarak ilin yetkili kurumları ile de işbirliği yaparak çok ciddi adımlar atılabilir. Bütün bunları yapmadığımız ve önlemler almadığımız için de sokaklarda el açan ufacık ellerin sayıları çığ gibi büyümekte.Duygusal sömürü ticareti başarıyla yaptırılırken bu çocuklarımıza, Ramazan ayının gelmesi ile de din ve duygusallığı birleştirerek kolay kazancın da önünü açmaktalar bence. Çocuklarını her bir köşeye yerleştirip para toplatan aileler, akşamüstü hepsini bir araya getirip kısa günün kârını ceplerine atarken ne kadar sağlam gözüküyorlar. Demiri sıksa suyunu çıkaracak yapısı olanların arkasından zaten benim diyen zabıta memuru bile yetişemiyor. Devletin konuyla ilgili kurumları daha çok ciddi kararlar almalı artık. Küçük bedenlerin sırtından kazanılan paralar, onların bedenlerinde, beyinlerinde, yüreklerinde ne tahribatlar yapıyor kim bilir? Etrafımızda çoğalıyorlar. Yarın çok geç olmasın hem onlar hem bizler için…

Her Gününüz Güzel Olsun.

.

..

.

.

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

KAPICI
İş Arayanlar (20.11.2008)
MAKİNACILAR ALINACAKTIR
İş Verenler (19.11.2008)
EVDE ÇOCUK BAKILIR
İş Arayanlar (18.11.2008)
BAY-BAYAN ELEMANLAR
İş Verenler (17.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 65 misafir ve 1 üye bağlı
  • hollandali

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.55