|
“Yaş 35 dante gibi ortasındayız ömrün” derken Cahit Sıtkı, 84 yaşa ne derdi acaba? Eğer başarılar, istikrar ve güzelliklerle geçmişse bu 84 yıl, yolun başlangıcı bile sayardı herhalde.
Dün takvimler 9. Eylül’ü göstermişti. Bir anlamda CHP’nin kuruluş günüydü. 84 yaşını geride bırakan CHP’de kuruluş yıldönümlerini genelde herkes kendi illerinde ve ilçelerinde kutlar, Ankara’da da Genel Merkez nezrinde Anıtkabir’e gidilirdi.
Bu sene farklı bir etkinlikle kutlama kararı alınmış. Bu defa tüm örgütler Önder Sav imzalı bir yazı ile 9 Eylül’de Ankara’ya çağrılıyor; Atatürk’ün manevi huzuruna çıkılmak üzere hep beraber.
Davet yazısının kısaca örneği şöyle;
“Ülkemizin son genel seçimden sonraki durumu, bu yıldönümümüzün önemini bize daha çok hatırlatıyor. Ülkemizi, demokrasimizi, toplumumuzu bilinçli- bilinçsiz sıkıntıya sokan iç ve dış güçlere karşı Atatürk ilke ve devrimlerini, demokratik laik hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü mücadelesini CHP ailesi olarak daha çok kakarlılık ve daha büyük istikrarla sürdüreceğiz…”
CHP’ye göre doğrudur.
Şimdi son genel seçimlere bir daha bakalım. Son seçimlerde seçmenin neredeyse yarısının oyunu almış ve ikinci adamını Çankaya’ya göndermiş bir parti var.
Ama bir başka doğru da son seçimlerde CHP’nin büyük bir hezimete uğramış olmasıdır.
Ulu Önder Atatürk’ün manevi huzuruna çıkıp neyi şikayet edecekler?
Ancak beş kişiden birinin oyunu alabilmiş ve bu güne kadar girdiği hiçbir seçimi kazanamamış, hep kaybetmiş bir kadronun, hangi yüzle Ata’nın huzuruna çıktığını inanın anlamakta çok zorlanıyorum.
Sürekli kaybediyorsanız, ya sizde hata vardır, ya da size oy vermeyenlerde. Size oy vermeyenleri değiştirme, uzaydan yeni seçmen getirme şansınız olmadığına göre, kabahati kendinizde aramanız gerekmez mi?
Yenilgilerden kendine hiç pay çıkarmamak, hatta böyle bir yenilgiler sonunda zafer ve çıkar sağlamak peşinde koşmanın neresi anlaşılabilir?
“Bizi anlamıyorlar” derken, nasıl anlaşılmaları gerektiğini de biraz anlatsalar…
Böyle devam ederlerse bir daha seçim kazananlardan olabilirler mi?
Özeleştiri gibi bir kavramın varlığından bile bihaber olan CHP yönetimi, 22 Temmuz seçimlerinin sonuçlarını geçmişte olduğu gibi hep kendi dışında arıyor.
CHP örgütleri de, yapmacıksız,samimiyetten uzak gösterileri bir kenara bırakmalıdır.
Demokrasi dünyasında liderine rağmen “Oy istenen” CHP dışında bir parti var mı bilemiyorum.
Siyaseti meslek edinmiş başarısız profesyonellerin değil, partilerine ve ülkelerinin geleceğine sahip çıkanların kazandığını ne zaman o görmeyen gözleri açılacak da görecekler?
Bir parti hem de köklü bir parti, kendi iç dinamikleri içinde sorunlarını çözemiyorsa, o partiye gönül verenler üzüntüden kahrolurken bir kurtarıcı arıyorsa VAH Kİ NE VAH…
84 Yaşın da kendine özgü güzellikleri vardır. Ve bir siyasi parti için 84 yıl uzun bir süreç değildir.
Ama dolu dolu ve başarılarla geçmiş yılların da tadına doyum olmaz tabii…
Ne diyelim ki?
Kızım sana söylüyorum, gelinim sen işit.
CHP’de ise ne kız duyuyor ne gelin işitiyor!
Biz onları kendi hallerine bırakalım da,
Ya davulcuya varsınlar…
Ya zurnacıya…
Her Gününüz Güzel Olsun.
...
..
.
.
.
.
|