Anasayfa arrow YAZARLAR arrow MEHMET ÖZATA arrow LAİKLİK DENİNCE
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
LAİKLİK DENİNCE Yazdır E-posta
28 08 2007

Laiklik denince, çok büyük bir anlam aklınıza geliyor ve gözünüzün önünde canlanıyor. Bunu, çok kısa olarak anlatabilmek için, konuyu çok iyi bilmeniz gerekir. Bunun için, Clinton’un antikomünist olan uzakdoğulu bir hocası –ismi Clinton’un kitabında yazılı- “en büyük bir kitabı bile yarım sayfada özetleyemiyorsanız, kitap hakkında bir bilgiye sahip olmadığınız anlaşılır” demiş.

Clinton’un hocasına hak vermiş olarak, biz “laiklik”i kısaltalım: Diyoruz ki “laiklik, insanları yönetme yetkisinin tanrısallığını kaldırmak ve bunu, bizzat insanların kendilerine ve özgür iradelerine vermektir.”

Bu tarifimiz kısa olduğu kadar doğrudur da. Bunun açıklanması ise, hiç şüphe etmiyoruz ki, kitaplar doldurmuş olmalıdır. Laikliğin bir fikir hüzmesi olduğunu da söyledikten sonra, bu iddiamızda da haklı olduğumuz anlaşılır.

İşte bir yazarımız, rahmetli Attila İlhan, kitabına nakletmiş olduğu bir makalesine, kendisini laik sanan bazı yazarlara taş atarak başlıyor. Taşlaması sırasında, bu söz konusu ettiği bilgisiz yazarların aydınlığından, ilericiliğinden, laikliğinden ve demokratlığından alaylı bir şekilde bahsederek konuyu asıl yatağına çekmeye çalışıyor.

Biz, böyle ileri fikirler yürütecek bilgi sahibi değiliz. İhtisasımız var da, bu sahada değil. Bizim bildiğimiz konu üzerinde zaten kimse fikir beyan ediyor değil. Bilgimiz dinlenmeyince de, bizim o konular üzerinde uğraşı vermemize gerek kalmıyor. Ancak genel konularda, herkesi ilgilendiren konularda düşüncelerimizi başkalarıyla, bilhassa okurlarımızla paylaşmak istiyoruz. Bir iddiamızın olmadığını da, çeşitli fırsatlarda bildirmişizdir.

Kitabına koyduğu makalesinde, rahmetli Attila İlhan’ın, laiklik ve demokratlıktan bahsetmesi bizi ilgilendirdi. İnsanların laiklikleri ve demokratlıkları söz konusu edilmektedir. Söz konusu edilmektedir, demek; bunun böyle olduğu, insanların laik ve demokrat olacakları kabul ediliyor, demektir. Biz de diyoruz ki, insanlar laik te olurlar, demokrat ta olurlar ve hatta dinsiz de olurlar. Bunlar vardırlar ve birbirleriyle de bazan münasebet gösterirler; bazan hiç münasebet arzetmezler.

Bunun üzerinde durmamızın sebebi var. Biz, bazı laik makaleler tercüme ederek, Çorum Haber gazetesiyle okuyanlarımızın bilgilerine sunduk. Bunlar arasında, çok büyük laik yöneticiler, ilim adamları ve eğitim insanları vardı. Bilhassa, Dünya çapında tanınmış büyük eğitimciler, bu söylemlerimiz üzerinde duruyorlar ve insanların, hele hele eğitimcilerin laik olduklarını, olacaklarını söylüyorlardı. Ve biz de bu güzel yazıların varlığından, hiç olmazsa Çorum okurlarımızı haberdar etmiş idik.

Bizim bazı büyük devlet adamlarımız, ilk önce Cumhurbaşkanımız rahmetli Turgut Özal, bundan sonra sayın Süleyman Demirel, insanların laik olmayacaklarını, devletin laik olacağını, kendilerinin laik değil, birer inanmış müslüman olduklarını söylediler. Büyük duyarlılık ta görmediler. Hatta, tasvipkar tavırlar alındığını da gördük. “Cumhurbaşkanlarımızdan daha mı iyi bileceksiniz?” gibi bakışlara bile muhatap olanlarımız olmuştur. Dahası var: laiklik hakkında kitap yazmış insanlarımız bile, insanların laik olmayacaklarını kitaplarına yazarak, yine de, laikim demenin bir mahzurunun olmadığını bildirdiler.

Eğer insanlar laik olmayacaklarsa, laikim sözcüğü iyi karşılanmaz. Bu sözcük, en azından bilgi eksikliğini bildirir. Eğer, insanlar laik oluyorlarsa, ancak o zaman, ben laikim denebilir. İşin idare edilip geçiştirilecek yanı da yoktur.

İşte, rahmetli Attila İlhan, bu anlaşmazlığı da açıklamış oluyor. Bilgisiz laik ve demokrat insanlardan bahsederken, doğru bir bilgiyi de bize bırakmış oluyor. İnsanlar laik te olurlar, insanlar demokrat ta olurlar.

Bir benzetme yapmak istesek, acaba uygun olur mu? Din devleti, laik devletin tam karşılığıdır. Din devletine, ümmet devleti de demek mümkündür. Din devletinde yönetme yetkisi tanrısaldır. Tanrısal bir yönetim zihniyeti içinde insanlar ümmet oluyorlar. Eh, laik devlette yönetim yetkisi insanileşiyor. O zaman, insani yetkiyi benimseyen ve kullanan insanlar da laik olacaklardır.

Avrupa’nın devletlerinin hepsi laiktir. Buralarda laiklik anlayışı, bizim bilenlerimizin anlayışıdır. Her ülkeye göre, bu yönetme yetkisinin mahiyeti değişmez. Laiklik anlayışının ve kavrayışının, bizim insanlarımızca neden bu kadar zor anlaşılmış olduğu cidden düşündürücüdür. Başka türlü izah yolları aramış olsak, o zaman da bizim niyet okuyuculuğumuz söz konusu edilecektir.

...

...

.

.

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

KAYIP KÖPEK ARANIYOR
Satmak Istiyorum (08.01.2009)
SAHİBİNDEN SATILIK
Satmak Istiyorum (08.01.2009)
SATILIK EV VE ARSALAR
Satmak Istiyorum (08.01.2009)
ACİL SATILIK BAĞ (DAİRE İLE TAKAS EDİLEBİLİR)
Satmak Istiyorum (08.01.2009)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

 

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 18 misafir ve 2 üye bağlı
  • sababa
  • zubeyir

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55
www.corumhaber.net www.corumhaber.net - LAİKLİK DENİNCE