|
Bir şeyi yaparken, bu dediğiniz şeyin niçin yapılacağını bilmeniz gerekir. Kapının girişindeki duvarın üzerine bir çiçeklik yaptırıyorsanız, bunu yapacak işçi, yaptığının içine çiçek dikileceğini bilecektir. Bu çiçekliğin içinde kaç santim toprak olacak ki, dikilen çiçek fideleri gıdalarını alsınlar ve büyüyebilsinler. En azından 10 santim çukur gerekmez mi? İşçi bunu 4-5 santim yapmışsa, görünüş ne kadar güzel de olsa, yapılan iş, istenen iş sayılır mı? Bunları bilmeyen işçiye para da ödeyeceksiniz. İşçinin, size karşı hiçbir sorumluluğu yok. İleri giderseniz, taarruza bile uğrayabilirsiniz. Başka ülkelerde, çağırdığınız veya işçi kurumundan telefonla çağırdınız gönderilen işçi, bu söylediklerimi biliyor. Bu kafa ile AB içine girip te ne yapacaksınız?
Biz geçmiş zamanlarda bir yazı yazmıştık. Bu yazıda, okul önlerine konan setlerin yakışık almadığını ve hatta yasak olduğunu da bildirmiştik. Başka ülkelerde renkli çivilerle bu işin yapıldığını da gördüğümüzü bildirmiştik. Çorum’da da, rahmetli Dr. Kılıçcıoğlu böyle göstermişti. Dinleyen olmadı ki, şehir setlerle doldu. Okulun önüne set konuyor. Eğer cadde çift yolsa, karşı tarafa da bir set konuyor. Okul bu tarafta olduğuna göre, karşı taraftaki bu set bir iş görür mü; kafanız bunu alır mı?
Albayrak okulunun önüne konmuş, kapısının önüne konmuş bariyeri de örnek göstermiştik. Dikkat ettim, Albayrak okulunun kapısının önündeki demir parmaklık kaldırılmış ve çok tehlikeli bir durum yaratılmış. Buradan koşarak çıkan çocuklar, Allah saklasın, otomobiller altında kalabilirler. Bizim anlayışımız, Allah verdiği akılla insanları saklar ve sakınır. Yaratanı kendinize bekçi yapamazsınız!
Eğer, öğretmen otomobilleri için bu demir parmaklık kaldırılmışsa, bu da büyük bir yanlışlıktır. İlk öğretim okulu kapısından, küçük öğrencilerle büyük otomobiller bir kapıdan işleyemezler.
Şimdi, başka bir moda gözüme ilişti. Şehrin muhtelif yerlerinde, özel evlerin kapıları önüne, tretuarın dış kısmına, yani yol kısmına demir parmaklık yapılıyor. Bu demir parmaklıklar, Dünyada ilk yapılanlar olacaktır. Dünyada böyle bir şey yok. Bu parmaklık insanları ve evden çıkacak çocukları korumak için yapılıyor, demektir. Buna ev sahiplerinin hakları olamaz. Herkesin yaptığını düşünürseniz, şehir çok çirkin bir görünüme bürünür. Türkleri yabancılar, az akıllı olarak tavsif ederler. Koca bir milleti kötü tanıtmış olursunuz.
Belediye niçin bunları görmüyor? Kanun ve nizamlarda böyle bir konum söz konusu değil. Ben yalnız yiyecek ve gazete almak için evden çıkmayı adet etmiş bir insanım. Benim dikkatimi çeken böyle çirkin bir olay, belediyenin bu kadar kalabalık teşkilatından kimsenin dikkatini çekmez mi? İlla Belediye Başkanı mı bunları görmesi gerekir. Diyelim ki İmar dairesi meşgul, kendi işi başından aşmış, bu maksatla dışarı çıkanı yok; çöpçülerin de gözlerine çarpmaz mı bu çirkin olay? Bakınız, çirkin diyorum. Bu görünüm cidden çirkin ve bir örneği hiç bir şehirde ve memlekette olamaz.
Bu çirkin işi, kimseye haber vermeden ev kapılarının önüne yaptıran insanlarımız, yarın bunları kaldırmak isteyenlere de düşman gözüyle bakacaklardır. Kimse, kafasıyla düşünüp te, benim buna hakkım yok, demiyecektir.
Bizim bildiğimiz, bir şehrin sorumlusu yalnız belediyedir. Temsilen belediye başkanı gösterilir. Türkiye’de şehrin sahibini bilmek imkanı yoktur. Eski sorumsuzlara, şimdi bir de doğalgaz eklenmiştir. Herkes, gerek duyduğu yeri kazıp kendi işini yapabiliyor. Başka ülkelerde, yer altındaki bütün yerleşimlerin yapımı ve bakımı belediyeye aittir. Telefon için asfalt kaldırılmaz. Her halûkârda kazılmış, kaldırılmış ise, iş bitince asfalt tamamlanmadan oradan ayrılınmaz. Belediyelerin bu imkanları olduğu için, şehrin sorumluluğu yalnız belediyelere verilmiştir.
Çorum için yeni kuruluyor tabiri kullanılabilir. Çorum için yeni kurulan şehir tabiri kullanılabilir mi? Bir mahalle kurmuşsunuz, bunun yarısının binalarını iki misli yüksekliğe çıkarmanıza hakkınız olur mu? Bizim belediyelerimiz, işler yapılın kotarıldıktan sonra, yapanların suçlarını ortadan kaldırmak için, belediye meclisinden kararlar çıkarıyorlar. Mahkemeye her şey için gidilmez ki. Bu kanun tanımayan zihniyetin adamları, hakim önüne çıkaracak avukatlar bile bulabiliyorlar.
|