Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow AMASRA'DAN ÇIKIYORUZ -1-
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
AMASRA'DAN ÇIKIYORUZ -1- Yazdır E-posta
15 08 2007

Amasra’dan çıkmak için virajlı ve dik yokuşu tırmanırken de, bir düzlük bulup arabamızı bırakıp ta, Amasra’nın gazete ve filmlerde gördüğümüz güzel koy görüntüsünü seyretmek imkanını bulamadım. Giderken, Amasra’ya inerken, bu mevcut küçük düzlükler nasıl arabalarla tıka basa dolu iseler, Amasra’dan ayrılıp yokuşu tırmanırken de aynı şekilde tıka basa dolu idiler. Demek oluyor ki, Amasra’nın yukardan görünümü cidden güzel ve insanlar da bu görüntü güzelliğinde birleşiyorlar. Bu görüntü için bile, Çorumlu hemşehrilerimizin Amasra’yı görmelerini isterim. Tabiatın güzel olan her şeyi güzel. Size daha önceleri, Norveç’de, güzel görüntüler yazılı levhalardan bahsetmiştim. Oralarda ağaç falan da yoktu. Tepelerin sıralanış ve konuş güzelliklerini seyretmeye insanlar doymuyordu. Bu seyri yapmak için, 300-500 araba alacak alanlarda düzenlenmişti. Bizim Amasra’yı seyredeceğimiz düzlükler insan gayretiyle yapılmış değiller, bu düzlükler tabiatın kendi düzlükleri.

Amasra ve Bartın’ı geçtikten sonra, bir müddet sahilden uzaklaşıyorsunuz. Haritada yol işaretleri konmamış. Demektir ki, ülkemizin bu bölgesi iskanlı değil ve sahilden yol yapılması imkanları da mevcut değil. İlerde de olmayacağı anlamına söylüyor değilim. Şuna işaret etmek istiyorum ki, Batı Karadeniz sahillerimizin hiç bir yeri çift yol yapımı için elverişlilik göstermiyor. Bunu söylerken, para bulununca da bu imkanın olmayacağı anlamı çıkarılmamalıdır. Fakat, çift yol bir ihtiyaç için yapılır. Batı Karadeniz bölgelerimizde, çift yol gerektirecek sebepler yok. Buralarda kalınıp tatil geçirilemez. Buralar yalnız görmek için geçilir. Bunun için imkanlar hazırlanmalıdır. Oteller çok pahalı. Bir ailenin, her gece için birkaç oda kiralayarak bu sahilimizden geçmesi, biz Türkler için hayal edilecek şeyler değil. Bir haftayı bile doldurmadan bir emekli maaşı bitirilirse, tek kişi için bu olursa, Türk insanına Batı Karadeniz’i gezmesi tavsiye edilemez. Batı Karadeniz’de görme turizmi için imkanlar yaratılmalıdır. Bu hazırlıklar yapılırken, sadece oradaki insanların para kazanmaları düşünülmemeli, gezeceklerin imkanları da göz önünde bulundurulmalıdır. Siyasi adamlarımızın milli gelirimizi 8 bin dolar gösterip, zenginleştiğimizi ifade etmeleri doğru değildir. İnsanlarımızın buna inanmaları da az düşüncelikten meydana gelmektedir. Türkiye fakir olmakta devam ediyor. Kurumların kârları dışarı aktarılan bir ülkede büyümenin, zenginleşmenin vasıtaları olamaz.

Zonguldak’tan önce Çaycuma’ya varıyorsunuz. Yine küçük bir koy ve yine çok şirin bir ilçemiz. Bu yerleşim yerini de, en fazla bir saat içinde gezip bitirebiliyorsunuz. Gezeceğiniz yerler, sahilde güzel bir yol, kumu pek de iyi olmayan bir plaj ve arkada sıralanmış evlerden ibaret. Küçük bir çarşıyı da hep bulacaksınız. İç şehirlerimizde olduğu gibi, buralarda da otomobil saltanatı eksik değil. Çarşıda, otomobilinizi park edip de, ihtiyaçlarınızı kolay kolay alma imkanını bulamıyorsunuz. Hele tuvalet ihtiyacınızı giderecek yerleri bilmiyorsanız, işiniz pek de iç açıcı olmuyor. Ancak, buranın insanlarından her şeyi sorabiliyorsunuz. Göstermekten canı sıkılana da rastlamıyorsunuz. Allah, şu cami icat edene rahmetler eylesin. Camide her şey düşünüldüğü doğru olduğundan, tuvalet sorma ihtiyacınız da kalmıyor.

Zonguldak’a giderken, yollar oldukça düzeliyor. Yer yer çift yol da mevcut. Tek yol oldukça iyi yapılmış. Tek yol üstünde dahi, çift yolda yaptığınız süratı yapabiliyorsunuz. Geçtiğiniz vadiler hep eşit. Benzin istasyonları bile Anadolu’da olanlardan iyi tanzim edilmiş. İstasyonlarda, oturup dinlenecek, kendi azığınızı yiyebileceğiniz yerler, köşeler yapılmış. Su alabileceğiniz çeşmeler de unutulmamış.

Zonguldak, derin bir vadinin içinde bulunuyor. Çift yolla giriliyor. Bu yolda, göklere yükselmiş çınar ağaçlarından dolayı güneş görmüyorsunuz. Yol kenarları büyük binalarla süslenmiş. Temiz bir şehir olarak vasıflandırılabilir. Vadinin sonunu büyük bir bina dolduruyor. Bu bina Zonguldak vilayet konağıdır.

Zonguldak vadisinin iki yanını teşkil eden ağların yamaçları ve üstleri evlerle doldurulmuş. Buralara insanların nasıl yetiştikler düşünülmelidir. Bu insanlardan yaşlananlar olursa, her halde yaşlılık ömürlerini evlerinde geçirmek zorunda olacaklardır. Zonguldak’ta doğmadığıma pişmanlık duymadım. Buraları da, diğer Batı Karadeniz sahillerimiz ve şehirlerimiz gibi, yalnız geçmek ve görmek için seçilebilir. Ekmeğini burada kazanmak zorunda olanlar için söyleyecek bir şeyim bulunmuyor.   (SÜRECEK)       

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

KAPICI
İş Arayanlar (20.11.2008)
MAKİNACILAR ALINACAKTIR
İş Verenler (19.11.2008)
EVDE ÇOCUK BAKILIR
İş Arayanlar (18.11.2008)
BAY-BAYAN ELEMANLAR
İş Verenler (17.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 50 misafir ve 7 üye bağlı
  • canerman81
  • huseyinors1
  • deLioqLan
  • polatgs81
  • ahmetbilgin
  • chacky
  • circas

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.55