Anasayfa arrow YAZARLAR arrow MEHMET ÖZATA arrow SADECE BÖN BÖN BAKTIK
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
SADECE BÖN BÖN BAKTIK Yazdır E-posta
09 08 2007
Evet. Evet. Doğruyu söylüyorum. TEMA vakfının çalışmalarına hepimiz sadece bön bön baktık.
Sadece ağaç dikme kampanyalarında “Türkiye çöl olmasın” sloganları eşliğinde benim de birkaç ağaç dikilmesine katkım olmuştur o kadar.
Hepimiz yeri gelince kendimizi dünyanın en tutumlu, lüzumsuz israfı sevmeyen, kıymet bilen, doğaya oldukça saygılı bireyi olarak görmüşüzdür.
Meğerse gerçek hiç de böyle değilmiş.
Savurgan, duyarsız, vurdumduymazmışız.
Bunu ne zaman mı anladık?
Uzun süredir yağmayan yağmurlardan sonra…
Çeşmelerden akmayan sulardan sonra…
Değişen mevsim koşullarından ve artan sıcaklardan sonra…
Suçu birbirimizin üstüne atıp, hiç birimiz suçu üstlenmedikten sonra…
Meğerse Ankara’daki, İstanbul’daki, Çorum’daki su sorununun, yağmayan yağmurların tek suçlusu bizlermişiz.
Zamanında tedbir almayan, baraj yapmak gibi bir ihtiyacı hissetmeyen! yerel yönetimler değil- miş! De bizlermişiz.
Suçlu yeni ortaya çıktı.
Su sorununun sadece herkesin oturduğu bölgede değil tüm Türkiye’de olduğu ortaya çıkınca.
Hani çevreciler ikide bir eylem yapıyorlardı da bizlerde BÖN BÖN bakıyorduk ya…
Hatta zaman zaman onlar kirli atık yüklü gemilerin önünü kesip maraza çıkardıkça, kendilerini zincirlerle sağa sola bağlayıp yerlere yattıkça, “burjuva çocukları ne olacak yapacak işleri güçleri yok. Baba parası ile ahkam kesip duruyorlar” diyorduk. Ve kızıyorduk.
Doğa alarm vermeye başlayınca hepimiz telaşa kapıldık.
TEMA vakfı “her yıl Kıbrıs adası kadar toprak denize karışıyor” dedikçe “aman onlarda abartıyorlar, reklamlarını yapıyorlar” diye düşünen yetkililer, yine TEMA vakfının “denizlerimizde balık kalmadı, bir çok balık türü tamamen yok oldu” sözlerini de abartılı buluyorlardı.
“Ozon tabakası delindi, yaşam kaynağımız havamızı, oksijenimizi barındıran hava tehlikede” dendikçe, “boş ver ya! Şunun şurasında daha kaç yıl daha yaşayacağız. Kalan hava da bize yeter. Gerisisi tufan bana ne” deyip hep kulağımızın arkasına yatıyorduk.
Birkaç şiş kebap yemenin zevki için sigarayı zıkkımlandıktan sonra söndürmeden yere atanlar doğanın katili değiller mi?
Mevsimler sıralarını şaşırdılar.
Şimdi ne oldu?
Bütün bunların sorumsuzca yapılmasında yetkililer kadar bizim de suçumuz var.
Evinizde şöyle küçük bir inceleme yapın.
Çeşmelerin eskiyen lastikleri yüzünden damlattıkları suları gözlemleyin.
Tuvaletin sifonu kaçırır. El yüz yıkamak için musluklar sonuna kadar açılır. ..
Avizelere 100 mumluktan beşer tane ampuller takılır…
Hem kendi paramı, hem de elektriği, suyu ne kadar keyfi ve hoyratça harcadığımı gördüm.
Oda spreyleri, vücut spreyleri, köpükler, arabamın egzozu …
Artık bellikli biraz geç kalındı.
Biz bile bu konuda kendimizi suçlu bulurken, suçun asıl sahipleri akıl hocalığı yapmaya devam ediyorlar.
Doğaya verilen bunca zararlar ve zamanında alınmayan tedbirler için gelecek nesillerden nasıl özür dileyecekler bakalım.
Her Gününüz Güzel Olsun
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

KAPICI
İş Arayanlar (20.11.2008)
MAKİNACILAR ALINACAKTIR
İş Verenler (19.11.2008)
EVDE ÇOCUK BAKILIR
İş Arayanlar (18.11.2008)
BAY-BAYAN ELEMANLAR
İş Verenler (17.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 84 misafir ve 4 üye bağlı
  • 19beyza
  • hacıbayramlı
  • bitti
  • borucu

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.55